Bu yıl 3. kez düzenlenecek olan İBS Anne Bebek Çocuk Fuarı’na çok az kaldı. 12-14 Aralık’ta Harbiye İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenecek fuar, çocuklara ve ailelerine 3 gün boyunca sınırsız eğlence, muhteşem gösteriler ve sürpriz hediyeler vaad ediyor. Çocuğunuzla keyifli bir gün geçirmek için bu fuarı kaçırmayın…
Biz de Anne Bebek Dergisi olarak fuarda olacağız elbette. Üstelik bu yıl da fuarda dergimize abone olmak isteyen siz sevgili okurlarımıza hediye sepetleri hazırladık. Bir annenin ihtiyacı olan ürünlerin yer aldığı hediye paketlerimiz ve biz sizlerle buluşmak için gün sayıyoruz.
Ailelere ve çocuklara unutulmaz üç gün yaşatmayı hedefleyen İBS, üç gün boyunca iki farklı konseptte hazırlanan 15 partiye de ev sahipliği yapacak. Noel Babalı Yeni Yıl Partisi'nde çocuklar müzik eşliğinde doyasıya eğlenecek, birbirinden ilginç aktivitelere katılacak, Noel Baba ile fotoğraf çektirecek.
Ben, derginin editörü olarak 3 gün boyunca standımızda olacağım. Hepinizi bu keyifli fuara ve standımıza beklerim...
=> 12-14 Aralık Harbiye İstanbul Kongre Merkezi
=> Anne Bebek Dergisi M21 Standında
=> 10:00 - 19:00
=> Detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz...
Sayfalar
***
Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.
...
9 Aralık 2014 Salı
4 Aralık 2014 Perşembe
Hayallerle Dolu Küçük Evler Sergisi
Kız çocuklarının vazgeçilmez oyuncaklarının en başında gelir
bebeklerinin evleri. O muhteşem minyatür evler ve evin içindeki eşyalarla
kendine bir dünya kuran kız çocukları saatlerce sıkılmadan bu oyuncaklarla
oynayabilirler… Sizi bilemem ama ben de hep bu kocaman oyuncak evleri seven kız
çocuklarından oldum. İşte bu yüzden de Rahmi M. Koç Müzesi’nde yer alan
“Hayallerle Dolu Küçük Evler Sergisi”nin daveti geldiğinde hemen “Evet.” dedim
ve kendimi gerçekten de hayallerle dolu minyatür evlerin içinde buldum. Her
baktığım ev için “Ooo bu da çok güzelmiş…” diye cümleler kurarak bitirdiğim
sergiye mutlaka gitmenizi tavsiye ederim… Minyatür evlerden oluşan ve müzenin 20.
yılı için hazırlanan bu özel sergi 16 Haziran’a kadar ziyarete açık.
Müze detaylarından önce öğrendiğim birkaç bilgiyi paylaşmak istiyorum sizlerle...
Müze detaylarından önce öğrendiğim birkaç bilgiyi paylaşmak istiyorum sizlerle...
Bunu biliyor muydunuz?
* 18. yy'da bebek evleri hanımların çay partilerindeki en büyük eğlencesiydi.Salonun bir köşesine yerleştirilen bu evlerin içindeki her bir detaya konuklarla birlikte katkıda bulunmak bir gelenek haline gelmiştir.
* Bebek evleri 17. yy'da oyuncak olarak değil, daha çok küçük hanımlara ev yönetimini öğretmek için birer araç olarak görülmekteydi.
* 19. yy'da Almanya, minyatür objelerin, oyuncakların ve bebek evlerinin seri üretimine geçmiş ve bunları tüm dünyaya ihraç etmeye başlamıştır.
* Bebek evleri sadece kız çocukları ve hanımlar için yapılmamıştır. 1874 tarihli, Dingley Hall isimli bebek evi iki erkek çocuk için üretilmiş ve kendileri için övünç kaynağı olmuştur.
Yirminci yıl için özel olarak oluşturulan koleksiyonda,
19’uncu yüzyıldan itibaren üretilmiş İngiliz, Alman, Fransız ve Amerikan yapımı bebek evleri yer alıyor.
1 Aralık 2014 Pazartesi
Anne Bebek Dergisi 168/Aralık Sayısı Bayilerde
Bu ay
kostümümüzün hakkını veren Hilal-Naren çiftinin oğlu Bulut bebek ile
çekimlerimizi gerçekleştirdik. Dergimizi okuyanlar çiftimizin, ünlü
röportajlarımızın fotoğraflarını çektiklerini bilirler. Hamileliği sırasında
son gününe kadar çekim yapan bir annenin karnında olmuş olmasından olacak ki
Bulut hazır poz modundaydı o gün. Çekim anında karşımızda durarak bizi hiç
zorlamadı. Yanaklarını ısırmamak için zor tuttuğum bu şirin bebeğimize
ailesiyle sağlıklı, nice güzel yıllar diliyoruz.
Kapak fotoğrafı: www.eventshill.com - Kapak kıyafeti: Debenhams
Kapak fotoğrafı: www.eventshill.com - Kapak kıyafeti: Debenhams
19 Kasım 2014 Çarşamba
Füsun Demirel röportajımdan notlar
Füsun Demirel’in özellikle en son izlediğim dizisi “Yalan
Dünya”daki karakterinin de etkisiyle, çok hareketli bir yapıya sahip bir kişi
olduğunu düşünürdüm. Bu yanlış düşünce ben de çok sık olur, oda ayrı bir konu
ya neyse... Anne Bebek Dergimizin röportaj fotoğraflarını çekmek için
çocuklarının okulunun bahçesinde buluştuğumuz Füsun Hanım meğer ne kadar
durağan bir yapıya sahipmiş. Sessiz, sakin diye tanımlayabileceğimiz bir
karakterdeymiş kendisi. Bu düşüncemi dile getirdiğimde ise evet, öyle diyenler oluyor
diye cevap verdi. Bir de ekledi; içimdeki bu sakinliği oyunculuğumla atıyorum.
Bir dışa açılma durumum oluyor…
Füsun Hanım, geç yaş hamile kalarak bu süreçte anne olmayı
düşünen birçok kadına haydi inat etme, yaşın geç değil, yapabilirsin mesajını
vererek, erken bir doğumla ama sağlıklı bir şekilde ikizlerini kucağına alan
annelerimizden…
Son güne kadar daha doğrusu hareket edebileceği vakte kadar
çalışan ve bunu da tavsiye eden Füsun Hanım’la hem anneliği hem de işleri
konuştuk… Aralık sayımızda okuyabilirsiniz. Tanıştığıma çok memnun olduğum, mutlu olduğum, keyif aldığım
bir kişi oldu kendisi. Bir kez daha bir araya gelip uzun uzun sohbet etme sözü
aldım kendisinden. En kısa zamanda yanına yine uğrayacağım ve notlarımı sizlerle paylaşacağım.
Füsun Demirel, aralık ayında Engin Günaydın’ın yazdığı bir
komedi filmi ile karşımızda olacak. Son dizisi “Yalan Dünya”nın bittiğine
üzülen, bu filmi anlatırken ilk iş heyecanıyla paylaşan biri olarak bizi
izlemeye gelin diyor.
“İçimdeki Ses” filminin konusu ise şu şekilde:Kendi dünyasında yaşayan ve özgüveni yetersiz bir yazar olan Selim (Engin Günaydın); yalnızlıktan
Yapımcılığını, “Vay Arkadaş”, “Galip Derviş”, “İçimdeki Ses”
gibi projelere imza atan Barakuda Film’in üstlendiği “İçimdeki Ses”; 30 Ocak,
Cuma günü vizyona girecek.
İyi seyirler,
İyi seyirler,
Fotoğraf: Event’s Hill Photography
16 Kasım 2014 Pazar
Büyükada her mevsim güzel
Kışın Ada’ya gidilir mi sorusuna “Evet” diyorum elbette. Ada
her mevsim ayrı yaşanabilecek bir güzelliğe sahip benim gözümde. Hava güzel
olduğunda sakin sakin yürüyüşler yapabilir ve bisiklete ya da faytona
binebilirsiniz evet ama kışında aşk tazelemek için, dinlenmek için, şehrin
patırtısından kaçmak için de gidebilirsiniz. Ada’nın keyfine bir de kışın varın
ve kendinize özel bir gün hediye edin diyerek geçen hafta gittiğim ada
notlarımı sizlerle paylaşıyorum. 1,5 saat süren yolculuk sonrası kendinizi
dinlenmeye bırakmak içi hafta sonu planınızı şimdiden yapın.Nerede konakladım?
Yazın Evrim Solmaz ile röportajımızı Büyükada’da gerçekleştireceğimiz zaman internetten bakıp, fotoğraflarının güzelliğine kanıp röportajımız ve çekimlerimiz için uygundur diye gittiğim, giderken de umarım fotoğraflarındaki gibidir diye düşündüğüm otel olan ADA PALAS BUTİK OTEL’de konakladım, çünkü fotoğraflarından çok çok daha güzel, konforlu ve tarihi dokusu beni kendine hayran bırakmıştı yazın ve bu sefer keşif yapmak için geldiğim Ada’da hiç düşünmeden burada konaklamayı tercih ettim. Şiddetle size de önerebilirim. (Bir sonraki postumda otelin sahibi Zeynep Sarıkaya ile yaptığım röportajımı da paylaşacağım)
Neden tavsiye ederim?
Ben ıssızlıktan korkan bir yapıya sahibim, bu yüzden her zaman merkezi noktaları tercih ederim. Benim gibi düşünenler buraya gelebilirler. Otel hem merkezde hem de içeri adımınızı attığınızda küçük bir bahçesi var. Bahçenin yanında kapalı ama bahçeye dahil bir restoranı var. Akşamları romantik bir atmosferi sabahları da doyurucu bir serpme kahvaltısı var. Üstelik reçeller ev yapımı, yazın giderseniz de domates ve salatalılar da bahçeden.
merkezin dışında bir noktada. Çok güzel
Neler yaptım?
Ada dediğinizde akla gelen ilk üç aktivite; bisiklete binmek, fayton turu yapmak ve Aya Yorgi Kilisesi’ne çıkmaktır. Ben de bunları yaptım elbette. Bisiklete bindim… Bisikletimi konakladığım otelin arka tarafında kalan Fehmi Bisiklet’ten kiraladım. Kesinlikle buradan kiralayın derim, çünkü sahibi size sadece bisikletini kiralamıyor, aynı zamanda Ada hakkında bilgiler vererek, nerede ne yiyeceğiniz konusunda fikir sahibi olmanızı sağlıyor. Aya Yorgi Kilisesi’ne çıktım… Büyükada’nın Yücetepe’de bulunan Aya Yorgi Kilisesi’ne dik bir yokuşu ardınızda bırakarak ulaşıyorsunuz. Adanın merkezinden itibaren buraya yürüyerek gitmeniz imkansız değil elbette ama biraz zor. Bu yüzden ya faytonlarla ya da bisikletinizle belli bir noktaya kadar gitmenizi öneririm. Ben bisikleti tercih ettim, biraz yoruldum ama yaklaşık 1,5 saatin sonunda tepeye çıkıp, muhteşem ada manzarasını izledim. (Kilisenin son yokuşunun başında bisikletinizi park edip, yukarıya yürüyerek çıkıyorsunuz. Fayton ve bisiklet burada yasak). Kilise’nin kapanış saatine (16:00) denk geldiğimizden içine giremedim ama Kilise’nin yanında yemeğinizi yiyebileceğiniz, dinlenebileceğiniz restoranın da oturdum. O kadar yolu ardınızda bıraktıktan sonra burada dinlenmek size kesinlikle iyi gelecek. Çantanıza ufak tefek yiyecekler de atarsanız eğer yine tepede yiyebilirsiniz. Fayton turu yapmadım ama… Ben faytonun gezdiği yerleri bisikletimle dolaştığımdan ve sonrasında da keyifli bir yürüyüş yaptığımdan dolayı faytona binmedim ama adada bisikletle başa baş tercih edilen bir ulaşım aracıdır kendisi. Kahve molası verdim… Kahve Dünyası adanın çok güzel bir köşesinde, buraya kadar gelmişken keyifli bir kahve içmeden dönmeyin derim. Bu keyfin adresi de Kahve Dünyası olmalı. Yaz için daha uygun aktiviteler olsa da yağmursuz bir hava bisiklete binmeniz için yeterli olur, efor sarf edeceğinizden üşümezsinizde.
Yemek için nereye gittim?
Otelinizde yemek yemek istemezseniz Altın Fıçı Birahane’sine gidin derim. Salaş bir yer ve garsonları çok ilgili. Lezzetleri de çok güzel. Pişman olmazsınız. Birahane kelimesi sizi ürpertmesin salaş bir balıkçı aslında burası. Deniz ürünleri de gayet yenilir.
Ada dediğinizde akla gelen ilk üç aktivite; bisiklete binmek, fayton turu yapmak ve Aya Yorgi Kilisesi’ne çıkmaktır. Ben de bunları yaptım elbette. Bisiklete bindim… Bisikletimi konakladığım otelin arka tarafında kalan Fehmi Bisiklet’ten kiraladım. Kesinlikle buradan kiralayın derim, çünkü sahibi size sadece bisikletini kiralamıyor, aynı zamanda Ada hakkında bilgiler vererek, nerede ne yiyeceğiniz konusunda fikir sahibi olmanızı sağlıyor. Aya Yorgi Kilisesi’ne çıktım… Büyükada’nın Yücetepe’de bulunan Aya Yorgi Kilisesi’ne dik bir yokuşu ardınızda bırakarak ulaşıyorsunuz. Adanın merkezinden itibaren buraya yürüyerek gitmeniz imkansız değil elbette ama biraz zor. Bu yüzden ya faytonlarla ya da bisikletinizle belli bir noktaya kadar gitmenizi öneririm. Ben bisikleti tercih ettim, biraz yoruldum ama yaklaşık 1,5 saatin sonunda tepeye çıkıp, muhteşem ada manzarasını izledim. (Kilisenin son yokuşunun başında bisikletinizi park edip, yukarıya yürüyerek çıkıyorsunuz. Fayton ve bisiklet burada yasak). Kilise’nin kapanış saatine (16:00) denk geldiğimizden içine giremedim ama Kilise’nin yanında yemeğinizi yiyebileceğiniz, dinlenebileceğiniz restoranın da oturdum. O kadar yolu ardınızda bıraktıktan sonra burada dinlenmek size kesinlikle iyi gelecek. Çantanıza ufak tefek yiyecekler de atarsanız eğer yine tepede yiyebilirsiniz. Fayton turu yapmadım ama… Ben faytonun gezdiği yerleri bisikletimle dolaştığımdan ve sonrasında da keyifli bir yürüyüş yaptığımdan dolayı faytona binmedim ama adada bisikletle başa baş tercih edilen bir ulaşım aracıdır kendisi. Kahve molası verdim… Kahve Dünyası adanın çok güzel bir köşesinde, buraya kadar gelmişken keyifli bir kahve içmeden dönmeyin derim. Bu keyfin adresi de Kahve Dünyası olmalı. Yaz için daha uygun aktiviteler olsa da yağmursuz bir hava bisiklete binmeniz için yeterli olur, efor sarf edeceğinizden üşümezsinizde.
Yemek için nereye gittim?
Otelinizde yemek yemek istemezseniz Altın Fıçı Birahane’sine gidin derim. Salaş bir yer ve garsonları çok ilgili. Lezzetleri de çok güzel. Pişman olmazsınız. Birahane kelimesi sizi ürpertmesin salaş bir balıkçı aslında burası. Deniz ürünleri de gayet yenilir.
5 Kasım 2014 Çarşamba
Anavarza Bal ile hem bilgilendim hem de yemek yaptım

Geçen
hafta Anavarza Bal etkinliği ile Doors Akademi Arçelik Mutfağı’ndaydım. Bal ve
arılar ile bilmediğim çok güzel dipnotlar öğrendiğim toplantının sonunda bir de
mutfağa girip ballı iki lezzet yaptım.
Anavarza Bal etkinliğinde bir de Debra Roberts ile tanıştım. Kendisi dünyada Kraliçe Arı olarak bilinen Doğal Arıcılık Uzmanı. Hayatını arılara ve bala adamış biri.
Doğal Arıcılık Uzmanı Debra Roberts neler dedi?
Arıları, balı ve arıcıları Türkiye’nin ‘ulusal zenginliğinin’ bir parçası olarak adlandırabilirim. Amerika’da yaklaşık 2,5 milyon kovanımız bulunurken, Türkiye’de bu rakam, Teksas ve Güney Karolina’nın toplam büyüklüğü kadar ve 6,5 milyon kovandır. Türkiye’deki floral kaynaklar neredeyse Avrupa’nın tümünde bulunan floral kaynaklara eşit. Türkiye, her ikisi de kayda değer sayılan ve tedavi edici özellikleri olan tüm dünyada bulunan çam balının çoğunluğunu ve aynı zamanda kestane balının önemli bir miktarını üretmektedir. Türkiye’nin muhteşem arıcılar ve arı yaşamlarıyla birlikte dünyaya, aynı zamanda Amerika ve diğer ülkelerdeki birçok arıcı arkadaşıma, ‘aynı cinsten çiçekleri çiftleştirme’ fırsatı verecek olan Uluslararası Arıcılık Derneği-Apimondia konferansına ev sahipliği yapacak olmasından iftihar ediyorum.
Neler öğrendim?
Anavarza Bal etkinliğinde bir de Debra Roberts ile tanıştım. Kendisi dünyada Kraliçe Arı olarak bilinen Doğal Arıcılık Uzmanı. Hayatını arılara ve bala adamış biri.
Doğal Arıcılık Uzmanı Debra Roberts neler dedi?
Arıları, balı ve arıcıları Türkiye’nin ‘ulusal zenginliğinin’ bir parçası olarak adlandırabilirim. Amerika’da yaklaşık 2,5 milyon kovanımız bulunurken, Türkiye’de bu rakam, Teksas ve Güney Karolina’nın toplam büyüklüğü kadar ve 6,5 milyon kovandır. Türkiye’deki floral kaynaklar neredeyse Avrupa’nın tümünde bulunan floral kaynaklara eşit. Türkiye, her ikisi de kayda değer sayılan ve tedavi edici özellikleri olan tüm dünyada bulunan çam balının çoğunluğunu ve aynı zamanda kestane balının önemli bir miktarını üretmektedir. Türkiye’nin muhteşem arıcılar ve arı yaşamlarıyla birlikte dünyaya, aynı zamanda Amerika ve diğer ülkelerdeki birçok arıcı arkadaşıma, ‘aynı cinsten çiçekleri çiftleştirme’ fırsatı verecek olan Uluslararası Arıcılık Derneği-Apimondia konferansına ev sahipliği yapacak olmasından iftihar ediyorum.
Neler öğrendim?
- Her kovanda sadece bir kraliçe arı olurmuş.
- İşçi arılar, yumurtlayamayan dişi arılardan oluşuyormuş.
- Arı ailesi milyonlarca arıdan da oluşsa da her arı kendi kovanını kokusundan tanırmış.
- Aileye yeni katılan arılar için, eski arılar kovanın girişinde kovandaki kokuyu dışarı atarak yeni arıların yollarını bulmalarını kolaylaştırırlarmış.
- Kraliçe arıların tek görevi çoğalmakmış.
- Bir arı ömrü boyunca en fazla bir çay kaşığı kadar bal toplayabilirmiş.
- Petek oluşturmak için tüm arılar bir araya gelip antenlerinden tutunarak petek görüntüsünü oluşturuyorlarmış.
- Ölen arıları kovanın dışına taşırlar ve asla kovan da bırakmazlarmış.
Anavarza Bal ismi nereden geliyor?
1979 yılında Süleyman Sezen'in kurduğu Sezen Gıda Ltd. Şti., 1995 yılında Anavarza Bal markasıyla bal sektörüne giriş yaptı. Adana'nın Kozan ilçesinde kurulan şirket, marka ismini bölgenin sembolü Anavarza Antik Kenti'nden alıyor.
Neler yaptım?Ballı Tavuk Kanatları
Tavuk kanat (350 gr, çizik atılmış), zeytinyağı (1/2 yemek kaşığı), soya sos (1/4 su bardağı), Ketçap (1/2 yemek kaşığı), Anavarza Çam Balı (1/2 su bardağı), sarımsak, (1 diş, püre), tuz, karabiber.
Tavuk kanatlarını diğer tüm malzeme ile birlikte karıştırın. 190 derecede ısıtılmış fırında tavuklar karamelize olana kadar yaklaşık 20 dakika pişirin.
Helva-yı Hakanı / Ballı Helva (Melcüt Tabbahin)
65 gr un, 65 gr pirinç unu, 65 gr nişasta, 65 gr tereyağı, 275 gr Anavarza Gurme Keven-Kekik Balı, süt.
Tereyağını
tencerede eritin, yağ ısınınca pirinç unu ve nişastayı ekleyin ve kavurmaya
başlayın. Unu ekleyin ve hafif ateşte kavurmaya devam edin. Diğer tarafta kekik
balı ile sütü hafif ateşte bal eriyinceye kadar karıştırarak ısıtın. Kavrulmuş
un karışımının üzerine şerbeti dökün ve birkez karıştırdıktan sonra tencerenin
kapağını kapatarak 10 dakika pişirin.
* Mehmet Fehmi Saman ve asistan şef Eren Sağlık’a lezzetli tarifleri için teşekkür ederim.
#anavarzabal #doorsakademi #arçelikmutfağı
* Mehmet Fehmi Saman ve asistan şef Eren Sağlık’a lezzetli tarifleri için teşekkür ederim.
#anavarzabal #doorsakademi #arçelikmutfağı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




