***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

***

...

Yükleniyor...

3 Ocak 2017 Salı

Burcu Gönder Parlak röportaj notlarım

Anne Bebek Dergisi’nin ocak sayısı kapağı için sabah erken diyebileceğimiz bir saatte çaldık Bülent Parlak’ın eşi, Lisa’nın annesi Burcu Gönder Parlak’ın kapısını. Bizi uykusundan yeni uyanmış hali, dumanı tüten sıcacık çayı ve hazırladığı kahvaltı sofrası ile karşıladı kendisi. “Tamam” dedim, bu samimiyetle her şey harika olacak, içeri güzel bir merhaba ile girebilirim derken, -tanıyanlarınız bilir korkulu rüyam olan- bir köpek karşıladı beni. “Eyvahlar olsun!” dememe kalmadan Burcu çoktan köpeği kucağına almış, beni içeri buyur etmişti bile… Derin bir oh çektikten sonra gün benim için ikinci kez başlamış oldu. “Valla ben hiçbir şey yemedim, kahvaltıya sizi bekledim, önce bir şeyler yiyelim, sonra başlarız…” diyen Burcu’ya hayır diyemeyecek kadar erkendi misafirliğimiz. Ardından saç ve makyaj yapıldı, elbiseler giyildi, kamera karşısına geçilip pozlar verildi.

Çekimlerimiz sırasında ekranlardan özellikle de BKM Mutfak’tan tanıdığımız Gülhan Tekin Elmas, Parlak ailesinin evinin kapısını çalan isim oldu. Hızlı bir tanışıklığın ardından Lisa’yı güldürme konusunda hemen bize yardımcı olarak çekime dahil oldu. Lisa pozlarını verdikten sonra bir uyku molası verdik. Burcu, fotoğrafçımız ile sohbet ederken e malum iki anne yanyana gelir de çocuklarının deneyimlerini konuşmaz mı hiç- biz de sevgili Gülhan ile başladık sohbete. Durumu fark edince başladık gülmeye… Çiftin arkadaş grupları içerisinde bi kısmı Lisa’nın teyzesi olmayı bir kısmı da halası olmayı tercih etmiş. Gülhan’da hala olarak o gün yanımızdaydı. İyi ki de yanımızdaydı bu hoş sohbetli kadın diyorum, çünkü tanıştığıma çok memnun olduğum bir isim oldu kendisi. O da yeni evlendi sayılır. Elbette ki bir röportaj sözü de aldım kendisinden, müjdeli bir haber aldığında o bizimle, biz de sizlerle paylaşıyor olacağız. 

Uzun zamandır gerçekleştirdiğim en keyifli çekimlerimden biri olduğunu tereddütsüz söyleyebilirim. Dolu dolu geçen bir günün ardından “Teşekkürler” diyerek ayrıldığımızda içeri girdiğimizde merakla tebessüm eden yüzlerimizin yerini “E hadi yakın zamanda yine görüşelim.” samimiyeti almıştı.

Tüm gününü bize ayıran sevgili Burcu’ya çok teşekkür ediyoruz bu keyifli röportaj ve çekim için.

Bülent-Burcu Parlak çiftinin papucunu dama atan prensesimize de teşekkür ederiz elbette.

Sevgili halamız Gülhan Tekin Elmas seni de unutur muyum hiç, iyi ki tanıştık.


21 Aralık 2016 Çarşamba

Ford Fiesta Deneyimim *Anne Bebek Dergisi 192/Aralık Sayısı

Bazı otomobil modelleri markalarının önüne geçer. Fiesta’da benim için öyle olanlardan. Hiçbir zaman Ford Fiesta dediğimi hatırlamıyorum çünkü. Bir de Fiesta’lara her zaman Elektirik Kırmızı rengini çok yakıştırmışımdır. Hani beyaz rengine binince sıradan ama bu vişne çürüğüne çalan ve elektirik kırmızı diye geçen rengine binince sıradanlıktan çıkan bir araca binmiş gibi hissettiriyor insana kendini. 



29 Kasım 2016 Salı

Tiyatro önerisi: Hisse-i Şayia



























Nasıl güzel bir oyun izledim geçen hafta anlatamam size. Uzun zamandır seyrettiğim en başarılı oyunlardan biriydi Hisse-i Şayia. Neden mi? Konusundan önce oyuncularını söyleyeyim de size neden böyle dediğimi anlayacaksınız. Zihni Göktay, Hikmet Körmükçü, Selma Kutluğ, Sezai Aydın ve bu ustalara eşlik eden Zeynep Göktay Dilbaz, Uğur Dilbaz, Aybar Taştkin, Yağmur Damcıoğlu Namak… Yani buram buram gerçek oyunculuk…

Hisse-i Şayia bir evlilik komedisi. Bilmeyenleriniz için de hemen söyleyeyim; hisse-i şayia paylaşılamayan mal anlamına geliyor.

Yıllar önce ayrılmış bir çiftin arasında kalan bir kızın hikayesini anlatıyor oyun. 100 yıllık bir oyun olur kendileri ama gelin görün ki bazı durumlar hiç değişmez ya hani, işte bu oyun da 200 yıllık olsa bile yine taze olacak, yine gidip izlenilecek, gülünecek, dersler alınacak türden.

Herkes oyunu izlemeli ama özellikle de ayrı yaşayan çocuklu anne ve babalar bence mutlaka bu oyunu görmeli. Çünkü bazen anne baba arasında geçen, boşanmış olma durumundan kaynaklanan eski eş hikayesi çocukları her dönemde etkileyebiliyor evlilik çağına gelmiş olsa bile. Hatta o dönemde çok daha fazla arada kalmalarına sebep olabiliyor. Bir evlilik komedisi dedik oyun için evet ama içinden çıkarılacak, pay alınacak birden çok şey var hikayede. Mesela:

* Çocuklarınız arada kalınca mutsuz oluyor, bunu da size fark ettirmiyor. Bu hoşunuza mı gidiyor?
* Neden annen şöyle bir kadın ya da baban şöyle bir adam cümleleri kurmaktan vazgeçmiyorsunuz?
* Siz eşinizden ayrıldınız diye, sevmiyorsunuz diye o da mı ters davranmalı?
* Peki ya siz? Yıllar önce verdiğiniz ayrılma kararınızı sorguladınız mı hiç?
* Bu ayrılma her ikiniz içinde gerçekten en doğrusu muydu?
* Ya ikinizde inat etmişseniz?
* Ya ikinizde inadınızdan ötürü çocuğunuzu hep tercihlerinde arada bırakmışsanız?

Çok daha fazla sorularla karşılaşacağınız oyundan çıkınca kendinize vereceğiniz cevaplarla belki de hayatınızda yeni bir döneme bile başlıyor olacaksınız.

Aralık ayı içerisinde oyunu Şehir Tiyatroları Sahneleri’nde izleyebilirsiniz.

İyi seyirler.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...