***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

***

...

21 Kasım 2017 Salı

Nagehan Şaşmaz röportajım bayilerdeki sayımızda

Sizleri masalsı bir kafe ile tanıştırmak istiyorum. Yazdan kalma bir İstanbul gününde Çengelköy’ün saklı bahçesi olan, sahilin biraz üstünde yeşilliklerin içerisinde kalan “Bir Varmış Bir Yokmuş Cafe” çocuklu ailelerin tereddütsüz tercih edeceği bir yer. Necati Şaşmaz’ın eşi, iki çocuk annesi Nagehan Şaşmaz ile önceliğin anneler olduğu bu masalsı diyarda neler yaptıklarını konuştuk. Anne adaylarının içebileceği özel çaylar, mevsime göre hazırlanan püreler, özel doğum günleri, çocukların kaliteli zaman geçirmesine olanak sağlayan oyun ablaları, doğum günlerine masalsı bir gizem katan kutlamaları ve çok daha fazlası röportajımızda. 


19 Kasım 2017 Pazar

Mesut Akusta röportajım bayilerdeki sayımızda

Hepimizin yakından tanıdığı bir ismin evine misafir olduk bu ay. Karşınızda; Şafak Özbir’in eşi ve Berfin Cano’nun babası Mesut Akusta var. Şu sıralarda da ekranların sevilen dizisinde rol alan Mesut Bey, baba olmasıyla birlikte daha da güzelleşen hayatını anlattı bizlere. Evliliklerinin dördüncü ayında Berfin Cano’nun haberini alan ailemiz ile üç kişilik mutluluklarını konuştuk.


23 Ekim 2017 Pazartesi

Emzirme Günlüğü *Anne Bebek Dergisi 202/Ekim Sayısı

Her yıl olduğu gibi bu yılda sizler için 1-7 Ekim Emzirme Haftası sebebiyle bir ek hazırladık. @bebeimgeliyor Hamile Eğitmeni ve Emzirme Danışmanı Esra Ertuğrul’a doğru emzirme tekniğini, sık yapılan hataları ve daha da önemlisi emzirmeye nasıl başlanması gerektiğini sorduk. @babiesandshop Bebek Alışveriş Koçu Gizem Kösoğlu Yılmaz’a ise hamilelik döneminde ve sonrasında hangi emzirme ürünlerini tercih etmemiz konusunda önerilerinin neler olduğunu sorduk. Emzirme tekniğini öğrendik, alışverişimizi yaptık da peki ama emzirme döneminde beslenmemizde nelere dikkat etmeliyiz? Sütünüz azsa bunu arttırmanın yolları var mı? Dergimizin de yazarı olan @gunesaksus Diyetisten Güneş Aksüs, iki çocuk annesi olarak deneyimi uzmanlığıyla birleştirerek yazdı. İşin bir de psikolojik tarafı var elbette. Pozitif olmak hayatın her alanında önemli. Peki ya emzirme döneminde? Emzirme döneminde annenin psikolojisi süt yapımını nasıl etkiliyor? Cevabını @emzirmepsikologu Psikolog ve Emzirme Uzmanı Pınar Güler’den aldık. Hepimiz biliyoruz: İlk altı ay anne sütü hatta bir sene anne sütü, gelin bir de bunun nedenini uzmanından dinleyelim. @guncelanne Çocuk Doktoru Elif Çakır süt oluşumunu ve evrelerini yazarken, @gebbepinar Ebe, Hynpo Birthing ve ActiveBirth Eğitimcisi Pınar Mallı emzirme döneminde nelere dikkat etmemiz gerektiğini bizlerle paylaştı.


Uzmanlar bilgiler verdi de anneler de durum ne derseniz? Hem ünlü annelerimize hem de blogger annelerimize sorduk: Emzirme döneminiz nasıl geçti? Sorumuzun cevabını; @kirazınannesi Gülden Avşaroğlu, @ebruakel Ebru Akel, @burcuukara Burcu Kara, @buseterim Buse Terim, @akasyasilturkmen Akasya Asıltürkmen, @burcugonder Burcu Gönder Parlak, @aslitandoga Aslı Tandoğan‘dan ve blogger annelerimizden aldık. Katkılarında dolayı; @nimostyloblog Ceren Demir, @esraeba Esra Eba, @melekicmeli Melek İçmeli Öğüt, @serapoguztan Serap Oğuz Tan, @serenozguntunc Seren Özgün Tunç, @eniselives Enise Gülşah Yılmaz ve @haleyondem Hale Yöndem’e teşekkür ediyoruz. 

Unutmayın anne sütü en mucizevi besindir.

Diyetisyen Seda Bulduk @diyetisyensedabulduk ve oğlu Aslan Bulduk Anne Sütü Eki’mizin kapak konuğu oldular. Bu güzel fotoğrafı da sevgili @cagdanmontas Çağdan Montaş çekti, teşekkür ediyoruz. 

Hazırlayan: @aslihangunduz

5 Ağustos 2017 Cumartesi

Özgün röportaj notlarım *Anne Bebek Dergisi 200/Ağustos Sayısı

Özgün hayatınıza kaç yaşınızda dahil oldu bilemeyiz ama o sekiz yaşında Eskişehir Anadolu Üniversitesi Çocuk Korosu ile müzikle dolu yaşamının hamurunu karmaya başlamış bir isim. On bir yaşında Ankara Devlet Konservatuarı’nda okumaya başlayan başarılı isim bir de yurt dışında müzik eğitimi almış. 2015’de dilimizden düşürmediğimiz ve hala mırıldanmaktan keyif aldığımız “Elveda” şarkısı ile tanıştık onunla. Yumuşak ezgilerini tanıyıp sevdiğimiz Özgün ile güneşli bir İstanbul gününde sohbet ettik. Baba olması ile birlikte hayatında nelerin değiştiğini, oğlunun Down Sendromu olduğunu öğrendiğinde süreci nasıl hızlı atlattıklarını, Down Türkiye Derneği ile birlikte neler yaptıklarını ve yeni projelerini konuştuk… Unutmadan, çekimlerimiz sırasında papyonu ile Bambam kıyafetinin hakkını veren Ediz’e gülücükleri için teşekkür ediyoruz.

1 Ağustos 2017 Salı

Anne Bebek Dergisi 200/Ağustos Sayısı Bayilerde

Dile kolay 200. sayı! Bu 200 sayının 100'ünde imzam var. Hep daha iyiyi, daha güzeli, daha özeli sizlerle paylaşmaya çalıştık ekip olarak. Birlikte büyütmeye devam etme dileğiyle nice 200'lere diyelim mi?

13 Temmuz 2017 Perşembe

Gökhan Türkmen röportaj notlarım *Anne Bebek Dergisi 199/Temmuz Sayısı

Gökhan Türkmen dediğimde aklınıza ilk hangi şarkısı geliyor? Benim “Çatı katı…” Nasıl güzel bir şarkıdır o öyle değil mi? Bu şarkılardan ötürü de romantik ve sakin yapıda bir kişiyle karşılaşacağımı biliyordum ama olgunluk konusunda “Tamam ya adam her şeyi halletmiş!” diyeceğimi düşünmemiştim hiç. Altını çizmek isterim anlatılanların, söylenilenlerin, önemsediklerinin kendisini olgunlaştırdığını söylerken bir ukalalık çerçevesinde değil de aksine yanlış anlaşılmasın tavrının verdiği mahçuplukla dillendiriyor. Sosyal sorumluluk projelerini önemsiyor, insan olmanın önemini ve sorumluluğunu biliyor, kızları Nil Rona ve Leyla Ada’yla hayatının keyfini sürüyor, arada eşiyle kaçamaklar yapıyor, çocuklar arasındaki dengeyi sarsmamak için özenli davranıyor… Temmuz sıcağına yakışan bu sohbet için Gökhan Türkmen’e teşekkür ediyoruz.


3 Haziran 2017 Cumartesi

Zuhal Topal röportaj notlarım *Anne Bebek Dergisi 198/Haziran Sayısı



Kanlıca’nın en keyifli otellerinden biri olan Ajia Hotel’in boğaz manzaralı odasında özel olarak dikim yaptırdığımız kıyafetlere bakarak, “Çok şirinler, her şey çok güzel geçer umarım.” düşüncesi içerisinde olduğum bir anda ve tam da saatinde merhabalaştığım isim Zuhal Topal oluyor. Havanın bir açıp bir kapattığı İstanbul sabahında çekimlerimizi gerçekleştirirken çok keyif aldık, çünkü bol bol güldük. Aslında itiraf edeyim kaprisli biriyle karşılaşacağımı aklımdan geçirmiştim. Hislerinde çoğu zaman yanılan ben bunda da yanıldım ve aksine yüzünde gülümseme eksik olmayan “Kahveniz soğudu yenisini isteyelim.” dediğimde olsun sorun değil, içerim diyerek çekime devam eden, kızıyla ilgili bir anne ile karşılaştım ve bakın bu anne ile neler konuştum.

2 Haziran 2017 Cuma

Gazeteye yansıyanlar, Haziran 2017

Haziran Anne Bebek Dergisi için Zuhal Topal ile yaptığım röportajımın satırbaşları bugünkü Hürriyet Gazetesi Kelebek Eki'nde yer aldı. Fotoğraf: Şahver Koçulu, Elbise: Ella Tasarım By Seda Çıtak, Ayakkabı: Bebbini, Mekan: Ajia Hotel



22 Mayıs 2017 Pazartesi

İşinizi sevin, iş kolik olmayın!

Nasıl bir cümle ile yazıma başlayayım diye epey bir düşündüm. “İşimi çok seviyorum” desem basit ve bi o kadar da net olur mu ki acaba dedim. Sonra peşi sıra bir sürü cümle geldi; yazdım sildim, yazdım sildim ve şu an okuduğunuz bir giriş ile başlamaya karar verdim. Hayır ya ben karar vermedim, kelimeler bu şekilde birleşip cümle oldular aslında. :=) Aklımda başında merak etmeyin, bu da benim yazı tarzım, eğer sevdiyseniz aşağıda aynı dilde yazılmış güzel cümlelerim var, okur musunuz?
Yazımı okumak için tıklayın...


18 Mayıs 2017 Perşembe

Editör olmayı düşünenler bu video sizin için

İşini seven insanları bir araya getiren sitede ben de mesleğimle ilgili düşüncelerimi anlattım. 
Videomu izlemek için tıklayın...


14 Mayıs 2017 Pazar

İşini Sev'deki videomu hala izlemediniz mi?

İşini seven insanları bir araya getiren sitede ben de mesleğimle ilgili düşüncelerimi anlattım.
Videomu izlemek için tıklayın...

11 Mayıs 2017 Perşembe

Gazeteye yansıyanlar, Mayıs 2017

Nefise Karatay röportajım aynı zamanda çeşitli internet siteleri ve Vatan Gazetesi'nin hafta sonu ekinde yer aldı.

8 Mayıs 2017 Pazartesi

Nefise Karatay röportaj notları *Anne Bebek Dergisi 197/Mayıs Sayısı

Dergiyi toparladığımız son iki günün öncesi için sözleşiyoruz Nefise ile. Haftanın başından yağan yağmurlar bize eyvah dedirtse de çekim yapacağımız gün, beş günlük hava tahmin raporunda güneşin gözüktüğü tek gün oluyor. Sabah hem fotoğrafçımız Şahver’le hem elbiselerimizi diken Seda’yla hem de Nefise ile mesajlaşıyoruz, ortak cümlemiz: “Yaşasın yağmur yok.” oluyor. Elbette ki bir b planımız vardı ama dış mekanda, güneşli bir günde Anneler Günü’ne yakışır bir çekim çok daha içimize sinecekti ki öyle de oldu… Planlı, programlı, özenli, samimi ve bir şey yemeden sizi evden uğurlamayacak biri olan Nefise ile arkadaşlığımız evliliğinden de öncesine dayanıyor. O zamanlarda “İlk röportajın bende sözümü aldım.” cümlemi hatırlarken bugün Maya bir yaşını geçmiş hatta ağustosta ikinci yaşına giriyor olacak. Vakit dediğin kum saati gibi akıyor. Hızlı geçen zamanda hayatında Maya ile birlikte nelerin, nasıl yol aldığını bahçesinde çayımızı yudumlarken, o çilekli pastayı yerken konuştuk. Bu vesileyle de bir kez daha tüm annelerimizin bu özel gününü kutluyor, bu hoş sohbet için kendisine, keyifli pozları için de Maya’ya teşekkür ediyoruz. 

1 Mayıs 2017 Pazartesi

Zeynep Beşerler röportajım *Anne Bebek Dergisi 196/Nisan Sayısı

Hani derler ya mart ayının yarısı bahar yarısı kış diye. İşte biz de bir bahar sıcağında Zeynep Hanım’la buluştuk çekimimiz için. Bizi oğlu Kerem ile birlikte çok şık bir şekilde içeriye davet ettiler. Kerem’in papyonlu tulumuna bayıldık. Tombiş haline pek bir yakışmıştı. Yarım saat içerisinde annemize üç kıyafet giydirip, bebeğin objektife bakıyor olmasını sağlamak ve bir de onu gülerken yakalamak çok zordur. Ama cümleme maşallah diyerek başlamak istiyorum, çünkü Kerem o kadar hızlı poz veren bir bebek çıktı ki her üç karede tamam oldu değip yeni poza geçtik. Annemizin güzelliğinden, ekrana yansıyan ışıltısından bahsetmeme gerek yok diye düşünüyorum. Anlayacağınız anne-oğul objektiflerde harika bir ikililer. Hızlıca biten kapak çekimimizin sonrasında da Zeynep Hanım’la çayımızı yudumlayıp başladık hamilelik sürecini, sonrasını ve Mayıs'ın 19’unda ikincisini gerçekleştirecekleri “Organ bağışı için hayata yelken aç” projesini konuşmaya… 



 ı

24 Nisan 2017 Pazartesi

Hadiye önerileri *Anne Bebek Dergisi 196/Nisan Sayısı

Anne adaylarına alacağınız hediyelerin sınırlı olduğunu ya da bebeğe üst baş almakla tıkanıp kaldığını düşünenler için önerilerimiz var. Bir hastane odası için neler alabilir ya da neler yapabilirsiniz? En özel, en güzel, en renkli, en keyifli diyebileceğimiz öneriler hazırladık sizlere. 




20 Nisan 2017 Perşembe

Şehir önerisi: Gaziantep *Anne Bebek Dergisi 196/Nisan Sayısı

Acaba bu hafta sonu nereye gitsek?” sorunuzun cevabını vermede size yardımcı olmak isterim. Bence “Gaziantep”e gidin. Şehrin içinde bir yerden bir yere gitmek de bir saat İstanbul’dan Gaziantep’e uçmak da bir saat. İşte bu düşünce ile mart ayı içerisinde mini bir kültür turu yaptım. Bey Mahallesi ile başlayıp, Zeugma Müzesi ile bitirdiğim gezimin sonunda şehrime; Doğu’nun Paris’i olarak adlandırılan Gaziantep’in lezzetli kebaplarını, o meşhur Beryan Çorbası’nı -ki yakın bir zamanda coğrafi işaretini de almış-, tadı damağımda kalan Fıstıklı Katmer’inin lezzeti ile döndüm. Şimdi Gaziantep zamanı diyoruz, çünkü ülkemin her köşesi keşfe değer. Oralara kadar gitmişken Merzimen Çayı ile Fırat Nehri’nin birleştiği, dik kayalarla örtülü bir tepe üzerinde olan Rumkale’de tekne turu yapmadan sakın ha dönmeyin. Sular altında kalan bu şehir sizi acayip etkileyecek. Bir de tamam baklavasını alıp geleceksiniz ama salçasını, kırmızı biberini ve fıstığını da alın.



7 Nisan 2017 Cuma

Zeynep Beşerler röportaj notları *Anne Bebek Dergisi 196/Nisan Sayısı


Nisan Anne Bebek Dergisi’nin kapağı için evine misafir olduğumuz isim sevgili Zeynep Beşerler oldu. Yalnızca on beş dakikada kapak çekimini tamamlamak sizce mümkün mü? Değil mi? “Ah canım ya söz konusu Kerem bebekse at çöpe bu düşünceyi.” diyorum. Kerem kim mi? Kapak konuğumuz Zeynep Beşerler’in prensi. Çekimimiz için anlaştığımız gün ve saatte çalıyoruz Zeynep Hanım’ın kapısını. Güzel gülüşü ile karşılıyor bizi. Arkasında da Kerem bize tebessüm ediyor. Tabi o sırada Kerem’in bize bu kadar hızlı poz vereceğini düşünemediğimizden en sevdiğimiz Trendyol elbisesi ile başlayalım diyoruz çekime. Olur da mızıklanırsa, uykusu gelirse, poz vermek istemezse -ki bilirsiniz bebeklerin inatları çok fenadır- diye denklanşöre bastı sevgili Şahver Koçulu. İlk kare kapak pozu okeydir dedik. Durum böyle olunca Trendyol’dan aldığımız üç elbiseyi de Zeynep Hanım’a giydirdik. Anne oğul keyifli pozlar verdikten sonra da başladık röportaja. Neler mi konuştuk? O kendinden emin biri, o rahat bir anne, o iyi bir misafirperver, o karşısınndaki kişiye özel olduğunu hissettiren biri ve o iyi ki tanışmışız, iyi ki de kapağımızda taşımışız dediğimiz Zeynep Beşerler. Röportaj bayilerdeki sayımızda… Okuyunuz, okutunuz. Selam olsun tüm okurlarımıza….

31 Mart 2017 Cuma

Aslı Tandoğan Röportajım *Anne Bebek Dergisi 194/Mart Sayısı

Dergimiz baskıya gitmeden bir gün önce buluşuyoruz Aslı Tandoğan ile. Anlaştığımız saatte geliyor çekimi yapacağımız The Grand Tarabya Oteli’ne. Oğlu Atlas ile birlikte o kadar güzel bir enerji ile içeri giriyor ki kapağın kötü olmasının en ufacık bir ihtimali bile kalmıyor. Çekimlerimiz sırasında işimize yarar diye Atlas’ın günde üç dört saat başında olduğu baterisini ve bir de ukulelesini yanına almayı da ihmal etmemiş üstelik. Yani prodüksiyon kısmında bizden daha hazırlıklıydı desek abartmış olmayız. Üstelik bi o kadarda özenliydi. Dört saate yakın birlikte vakit geçirdik, bir şey yer misiniz diye sormasak hiç söyleyeceği yok. Kıyaslama pek doğru olmayacak belki ama “Sebastiyan getir” modunda dolaşan isimlerimizden değil. O; güzel kareler çıksın diye oğlu ile birlikte gülümsemekten hiç sıkılmayan, duyarlı, anlayışlı, orta yolu bulan, sevecen, naif duruşlu ve bizden biri. Röportajımızı okuduğunuzda siz de bunlardan fazlasını söyleyeceksiniz eminim. Tüm çekim boyunca bize harika pozlar veren Atlas’a ve güzel annemiz Aslı Tandoğan’a teşekkür ediyoruz. 


16 Mart 2017 Perşembe

Aslı Tandoğan röportaj notları *Anne Bebek Dergisi 195/Mart Sayısı

Dergimiz baskıya gitmeden bir gün önce buluşuyoruz Aslı Tandoğan ile. Anlaştığımız saatte geliyor çekimi yapacağımız The Grand Tarabya Oteli’ne. Oğlu Atlas ile birlikte o kadar güzel bir enerji ile içeri giriyor ki kapağın kötü olmasının en ufacık bir ihtimali bile kalmıyor. Çekimlerimiz sırasında işimize yarar diye Atlas’ın günde üç dört saat başında olduğu baterisini ve bir de ukulelesini yanına almayı da ihmal etmiyor üstelik. Yani prodüksiyon kısmında bizden daha hazırlıklıydı desek abartmış olmayız. Dört saate yakın birlikte vakit geçirdik, bir şey yer misiniz diye sormasak hiç söyleyeceği yok. Kıyaslama pek doğru olmayacak belki ama “Sebastiyan getir” modunda dolaşan isimlerimizden değil. O; güzel kareler çıksın diye oğlu ile birlikte gülümsemekten hiç sıkılmayan, duyarlı, anlayışlı, orta yolu bulan, sevecen, naif duruşlu ve bizden biri. Röportajımızı okuduğunuzda siz de bunlardan fazlasını söyleyeceksiniz eminim. Tüm çekim boyunca bize harika pozlar veren Atlas’a ve güzel annemiz Aslı Tandoğan’a teşekkür ediyoruz.

3 Mart 2017 Cuma

Müze önerisi: Madame Tussauds İstanbul

Madame Tussauds İstanbul nedir?

Dünyanın en büyük balmumu heykel müzesi.

Buraya İstiklal Caddesi’nin vazgeçilmez simgesi olan kırmızı tramvay ile giriş yapıyorsunuz. Hatta müzede fotoğrafınızı çektirip çıkışta da alabiliyorsunuz. Sonra sizi Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Yaşar Kemal, Steven Paul Jobs, Michael Jackson, Muhammed Ali, Barış Manço, Mazhar Fuat Özkan, Zeki Müren, Adile Naşit, Mozart, Messi, Hidayet Türkoğlu, Rihanna, Albert Einstein, Audrey Hepburn, Demet Akbağ gibi 60’a yakın isim karşılıyor.

Sanat, spor, bilim, siyaset, kültür ve tarih alanlarında dünyadan ve ülkemizden isimlerin olduğu müze gerçekten çok başarılı. Balmumu heykellerinin gerçeğe uygunluğu; kıyafetinden saç tellerine kadar size “waow” dedirtiyor.

Müzede dolaşırken bazı isimlerin neden burada yer aldığını anlamlandıramadım. Yani Türkan Şoray gibi önemli bir isim varken Beren Saati biraz manasız buldum. Zira Kerem Bursin ve Kıvanç Tatlıtuğ’da yine bence olması gereken isimler arasında değildi. Tamam şu an başarılı popüler isimler arasındalar ama müzeye girecek kadar mı? Tartışmaya açık bence.

Türk sinemasının yıldızlarından, dünya liderlerine, sporun en iyilerinden, Hollywood Yıldızları’na kadar birçok isimle fotoğraf çekileceğiniz müze için yaklaşık bir buçuk iki saatinizi ayırmanız yeterli.

Ben bir Pazar günü gittim müzeye. Yani çok kalabalık olacağını, rahat bir şekilde fotoğraf çekilemeyeceğimi düşündüğüm bir gündü ama hiç de öyle olmadı. Rahat rahat her heykelle fotoğraf çekimimi yaptım.

Mazhar Fuat Özkan’la fotoğraf çekildikten sonra da tüm gün “Ele güne karşı böyle de olmaz ki” şarkısıyla dolaştım…

Taksim İstiklal Caddesi üzerindeki Grand Pera AVM içerisinde konumlanan müzeyi 10:00-20:00 saatleri arasında her gün ziyaret edebilirsiniz ancak içeriye bir saat kala almıyorlar. Giriş ücretleri: Tam: 48 TL, internetten alırsanız 38 TL – Öğrenci: 37 TL, internetten alırsanız 30 TL.

İyi gezmeler.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...