
Mevlana şöyle der:
- "Kendine gel, yepyeni bir söz söyle de dünya yenilensin. Sözün öyle bir söz olmalı ki dünyanın sınırını aşmalı. "
- "İnsan pek büyük bir şeydir. Onda her şey yazılmıştır. Fakat perdeler, karanlıklar, kendisindeki o bilgiyi okumasına meydan vermez. "
Uzunca düşündüm cümleleri, yordum, yorumladım kendimce. Yepyeni bir söz söyleme vaktimiz her gün gelip geçiyorken, aynı yerde sayıklayıp durmamızdandırki takıldım bu cümleye. Düşünüyorum da şimdi öyle bir söz söylemeliyim ki kendime, tüm cümlelerimi silip süpürsün, dünyayı aşmasa da olur, beni aşsın önce, bana bile "Vay be!" dedirtsin istiyorum. Dedimya düşünüyorum şimdi… Bulacağıma da inanarak ve de değişecek her şey diyerek…
“İnsan pek büyük bir şeydir.” … Beynimiz aslında o kadar çok şeyle dolu ki zamana göre, işimize geldiğine göre, istediklerimizi alıp kullanıyoruz. Bazen içimizde bastırdığımız duygularımız, düşüncelerimiz, kimine göre yanlış olan ama bize göre sonuna kadar doğru olan inançlarımız, içimizdeki bize ulaşırken engeller oluşturabiliyor. Mevlana ne kadar da doğru demiş: “Fakat perdeler, karanlıklar, kendisindeki o bilgiyi okumasına meydan vermez.” Her şeyin anahtarı bizde varken neden takılıp kalırız anlamam…
Şimdi yeni bir yol haritası çizmek için liste yapacağım kendime, içimdeki yazılanları daha iyi görebilmek için. Sanırım vakti çoktan geldi…
vayy bu yazın da iyiymiş ben nasıl kaçırıdım hemde söz konusu mevlanadan sözler olunca :)
YanıtlaSilBen kilitten seslenen bir kapı anahtarı gibiyim sanki. Sanır mısın ki benim sözüm sadece bir sözdür. "mevlana"
Demekki ne yapıyormuşuz, takibi elden bırakmıyormuşuz...
YanıtlaSilBu sözde harikaymış.