***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

***

...

16 Şubat 2014 Pazar

Film önerisi: "bi küçük Eylül meselesi"

Uzun zamandır izlediğim filmler arasında enerjisi tavan yapmış muhteşem bir sinema filmi izledim dün. 14 şubatta vizyona giren “bi küçük Eylül meselesi” filminden bahsediyorum. Bayıldım, bayıldım ve bayıldım…

İçinde kaybolduğum, içine girdiğim, içinde kendime rol bulduğum, içinden cümlelerimin çıktığı, “Ay evet ben de böyleyim, hayır ya bunu yapmazdım ama şu cümleyi de kurardım.” dediğim Eylül karakterini Farah Zeynep Abdullah mükemmel canlandırmış. Karaktere hakimiyeti, güzelliği ile birleşince seyri keyifli bir kişi izlediğimi söyleyebilirim. 

Eylül, “Bugün yeni hayatımın ilk günü…” diye kurulan cümleyle başlayan filmde, bir trafik kazası sonucu hafızasını yitirir. Birçok şeyi yavaş yavaş hatırlarken, beyni son bir ayı hatırlamaması için ona oyunlar oynar ama en sonunda Bozcaada’ya gittiğinde düğümler yavaş yavaş çözülür… İşte orda yeni bir hikaye başlar… "Eylül, beni hatırlamıyor musun? Sen burada, bu adada bana aşık oldun." 

Engin Akyürek yani Tek, adada annesi ile yaşayan, az konuşan, asosyal, insanlarla iletişim kurmaktan korkan ve ben diğerleri gibi değilim diyerek kendini her gün biraz daha silik bir karaktere dönüştüren ama kendini gazetede çizdiği karikatürlerle ifade eden biri. 

Eylül gazeteyi açar, her zamanki gibi Tek’in çizdiği karikatürleri okur, beğenir ve "Ben bu adamla evleneceğim." der yüzünü bile hiç görmediği adam için. O sırada Tek, Eylül’ün arka masasındadır. Elbetteki gidip yanına benim onları çizen adam demez. Hikaye de tam da bu noktada başlar Tek için. Eylül daha sonra onları çizenin Tek olduğunu öğrendiğinde bir şeyi daha öğrenir: Aşkı…

Daha başka anlatmayacağım filmi gidin izleyin, çünkü Farah Zeynep Abdullah, Engin Akyürek, Ceren Moray, Onur Tuna, Ege Aydan ve Ebru Aykaç güzel bir iş çıkarmışlar ortaya.

Engin Akyürek'i beğenirdim ama şimdi çok çok ama çok daha takdir ettim, harika ötesi canlandırmış o da Tek'i. Mahçup hali, utangaç ruhu, sıkılgan kişiliği, kabuğunu kırma isteği ama ben böyleyim işte değişi... Ah Tek ah, işledin içime... Sahi Aşk mı bu?


Ceren Moray’ın kesin, net olan duruşunu yansıttığı karakterlerin de başarısının altını çizmek istedim. Hakkını vermesem olmazdı. Sonuç olarak bu aralar bir aşk filmi izlemek isterseniz, şiddetle tavsiye ederim. 

Kerem Deren’in yönetmenliğini yaptığı Ay Yapım’ın imzasını taşıyan karmaşık bir aşk hikayesinin çizimlerini Erdil Yaşaroğlu yapmış.

Nil Karaibrahimgil’in filmde seslendirdiği şarkıyı dünden beri kaç kere dinlediğimi bilemiyorum. Eserekli ruhuma, filmdeee, şarkıdaaa süper iyi geldi, teşekkürler…

Nil’in şarkısı için tık tık… / Filmin fragmanı için tık tık... / Filmin kamera arkası için tık tık... 

Bi küçük Eylül meselesi var halledip geleceğim ya da...

1 yorum:

  1. Filmin basın gösterimine davetliydik. Sabah erken vakitlerde olduğu için yetişememiştim. Öğleden sonra Robocop un gösterimine gittiğimde eleştirmenlere sabahki filmi sordum. Yani Eylül Meselesi'ni. İnan hiç bişi kaybetmedin, iyi ki de gelmedin dediler. Geçen gün arkadaşla filme gidecektim. Eleştirmenlerden öyle tepkiler duyunca Eylül meselesinden arkama bakmadan uzaklaşıp lego ya girdim. Lego nun ikinci yarısında çıkmak zorunda kaldım. Bunu da neden anlattım bilmiyorum :))

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...