***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

***

...

9 Ağustos 2012 Perşembe

Uraz Kaygılaroğlu: “İş şansla bitmiyor!”


Çok ciddi programlar her zaman kasmıştır beni, bir kere neler olup bittiğine bakarım ama ikinci kez kimse bana o programı zorla izletemez. Light olmalı biraz hele ki yaz akşamları mevsime uygun olmalı programlar. İşte böyle bir yarışma programının sunucusu Uraz Kaygılaroğlu ile çekimlerden önce buluştuk Fox TV’de. Bir sunucu çekimden önce nasıl hazırlanır diye merak edenlerdenseniz ki eğer bu soru Uraz içinse, gayet rahat bir şekilde etrafta dolanır, arkadaşları ile şakalaşır ve artık çekim başlıyor denildiğinde de aynı kişi ekranda, aynı ifade ile çıkar karşımıza ve ekrana düşen karışık harflerden verdiği ipucu ile doğru kelimeyi bulmamızı ister… Şanslı olduğuna inanan ve bunu da iyi değerlendirdiğini düşünen, Pis Yedili dizisinden sonra Kamuflaj ile karşımızda olan Uraz’la keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Ekranda çok rahatsın, şu an karşımda da rahat bir ifaden var. Hayatta hep rahatsın sanırım…
Saygısızlık yapmadığım sürece rahat olmayı tercih ediyorum hayatta. Krırıcı olmadan rahat olmak güzel değil mi sizce de?

Ekranda programını izlerken bunun ilk deneyimin olduğunu hiç düşünmedim…
Ekip işi bu sonuçta. Çok iyi bir ekip var arkamda. Yıllardır televizyonculuğun içinde olan insanlarla çalışıyorum. Bir editörüm var Yasemin, çok acayip biri. Beni çok iyi eğitiyorlar anlayacağınız.

Okul gibi mi görüyorsun yani şu an sahip olduğun bu şansı?
Okul gibi diyebiliriz evet. Sunuculuk benim yaptığım bir şey değildi, oyunculuk yapıyorum. Ama çok istediğim bir işti bu, çünkü çok daha sensin, ne yapıyorsan osun ekranda. Oyunculukta da oynadığın bir karakterin içindesin ama
burada öyle bir şey yok, Uraz’ım. Şu an yaptığım işten çok mutluyum. 26 yaşındayım ve bana hafta içi beş gün böyle bir programö sunmakdan çok mutluyum. Bana verilen bu şansı iyi değrlendirmek ve güvenen insanlarında yüzünü kara çıkarmamak istiyorum.

Peki, Kamuflaj işi nasıl oldu?
Benim bir arkadaşım program yapacaktı, onunla beraber gelmiştim stüdyoya. Oyunculuk yapacaktım ben de. Ama o gün skeçleri çekemeyince yarışmacılardan biri ben olayım dedim. Benim gibi bir oyuncu arakadaşım daha vardı o da karşı ekipten olacaktı. Böylelikle sunucu arkadaşımda daha rahat eder diye düşünmüştük. Denemeyi çekerken ben
o gün günümdeydim sanırım ki aradan uzun bir zaman geçtikten sonra bu yarışma programı için aradılar ve başladık çekimlere.

Şans önemli diyebiliriz o zaman…
Kesinlike önemli ama şu da varki; size verilen şansı nasıl değerlendirdiğinizde çok önemli. İş şansla bitmiyor. Ben daha bu şansı kullanabilmiş değilim, yolun çok başındayım. Bunu nasıl değerlendirebileceğim zamanla belli olacak. Daha göstermem gereken elimde, 
cebimde numaralarım var.

Eğitimin…
Reklamcılık okudum, metin yazarlığı ağırlıkta bir bölüm. Aslında ben konservatuar okumak istedim, ama
annem bir mesleğim olması gerektiğine inananlardandır bu yüzden reklamcılık okudum.

Aileler hep öyledir ama…
Aslında çok da mantıksız düşünmüyorlar.
Bu işler sabun köpüğü gibi ve acımasız. Bi anda varsın iki sene sonra yoksun ne kadar sağlam adım atıyorsun, ne kadar düzgün ilerliyorsun çok önemli.

Ama ne istediğimizde önemli değil mi?
Önemlielbetteki. Çok zengin olayım, magazin programlarında ben de olayım diye bir düşünce ile adım atmadım ben. Annemin stratejisi aslında doğru, cepte kalsın istiyor, bir mesleğim daha olsun istiyor...

Son olarak yarışma ile başladık sohbete yarışmaile bitirelim. İnsanlar yarışmaya neden gelsinler?
Yarışamaya, eğlenmeye birazda para kazanmaya gelsinler. Ağır bilgi yarışması değil sonuçta. Dikkatlilerse,
birazda şaka kaldırabiliyorlarsa gelsinler evimize, fena bir misafirperver değilimdir.

Teşekkürler,

1 yorum:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...