***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

***

...

11 Kasım 2010 Perşembe

"Motivasyonunuz sağlıklıysa, yaptığınız işlerde her zaman sağlıklı olur."

"Baylar bayanlar  bakar mısınız bana? / Canınız mı sıkkın acaba?"

Bu sözler Model grubunun Efes Pilsen için yazdığı ve birinci olduğu yaratıcı dijital pazarlama fikirlerini ödüllendirmek üzere düzenlenen"Dijital Age Awards" töreninde, "En yaratıcı Müzik/Ses Tasarımı Birincisi" ödülünü Model Grubu'na kazandıran cümleler....Röportajımı okumadan önce şarkıyı dinlemenizi tavsiye ediyorum...

Şarkıyı dinlemek için tıklayın!
 Efes Pilsen için düzenlediğiniz “sokakta hayat var” şarkınızla “En Yaratıcı Müzik/Ses Tasarımı” ödülünü kazandınız! Peki nasıl bir zamanda oluştu bu sözler ve çalışma?
Jingle macerası 2009 Aralık ayında Marka Konferansı’yla başladı. Marka Konferansı’nın 10.yıl dönümüydü ve “Marka” o sene gerçekten ezber bozmak ve insanları şaşırtmak istiyordu. Bunun için de bir çok güzel sürpriz hazırlamışlardı konferans boyunca. Ama kuşkusuz en büyük sürpriz bizdik. Zira böylesi önemli ve prestijli bir konferansta, sahnede genç bir rock grubu performans sergiliyordu. Hem de konuşmacıların konuşmaları esnasında bile :) İşte bu gerçekten ezber bozmaktı. Marka Konferansı’nın müzikal koordinatörlüğünü üstlenmemiz, geleneksel Marka Konferansı jingleını coverlamamız, ve diğer bir çok ezber bozan hareketimizin yanında yaptığımız bir diğer yenilik Marka Konferansı için iki adet jingle bestelemek ve bunları sahnede canlı olarak performe etmekti.

Model grubu ilk albümünü 2009 yılında çıkardı.

İşte bu jingle anlayışı açısından da ezber bozan bir hareketti. Çünkü yaptığımız jinglelar, bir ruhu, bir duruşu ve bir duygusu olan işlerdi. İşte “basit olsun, ağıza takılsın, markanın ismi geçsin” gibi düsturlarla hazırlanmış basit bir iş değildi ki bu sayede zaten sahnede performe edilebilecek niteliği kazanıyordu.

Marka-müzik-sahne üçlüsünün ne kadar güçlü bir enerji yayabileceğini gördü insanlar orada. Efes Pilsen de bunu hissetmiş olacak aynı enerjiyi “Sokakta Hayat Var” projesine taşımak istediğini belirtti. Biz de bu malum ödüllü parçamızı besteledik. Pek ayrıntılı bir brief de yoktu elimizde açıkçası. Projenin adını, konseptini ve amacını biliyorduk. Bu enerjiyi yansıtabilecek bir şarkı besteledik, hepsi bu. Daha sonra bir çok Sokakta Hayat Var organizasyonu gerçekleştirdik. Efes Pilsen’le beraber ve her etkinlikte de parçayı canlı olarak çaldık. Daha sonra da http://www.sokaktahayatvar.com/ kuruldu. Eğlenceli bir oyuna sahip hoş bir siteydi. E, doğal olarak sitede de, projenin resmi jingle’ı olarak bizim parçamız kullanıldı.
296 proje arasından ön elemeyi geçmenizin sebebini neye bağlıyor sunuz?
Öncelikle 296, bütün kategorilerde yarışmaya katılan işlerin toplam sayısı. Bizim ödül aldığımız kategorideki katılım sayısı kaçtı bilemiyoruz. Ama iki adet finalist vardı. Biri de bizdik haliyle :) Ancak şöyle de bir durum var, dijital reklamcılık zaten Türkiye’de çok yeni bir anlayış. Hal böyleyken, dijital reklam-jingle bağı da yeni yeni kuruluyor. Biz de bu işin öncüleri olduk.

Model grubunun eşsiz bir tarzı var. Model grubu en çok inandığı iş neyse onu yapar.
 
Daha önceki yıllarda da yine ödüller almışsınız… Ödül almak insanı mutlu eder tabiî ki ama sonrası içinde hep daha iyi yapma konusunda hatırlatıcı bir etken olur diye düşünüyorum. Sizce ödüller nasıl motive eder?
Eğer bir işi ödül almak için yapmıyorsanız, zaten ortada hiçbir sorun yok demektir. Biz şarkı yaparken “bu ödül alır” demedik hiçbir zaman. İçimizden gelen müziği, elimizden gelen en iyi şekilde ortaya çıkardık.
Jingle konusunda da aynı durum söz konusu.

Reklamcılıkta da bu çok tartışılan bir konudur mesela. Ortada bir problem vardır ve reklamın amacı problemi çözmektir. E, jingle da bu problem çözücünün en önemli iş ortaklarından biri. O zaman motivasyonu aynı olmalı: problemi çözmek. Ödül almak değil. Gerçi ödül deyince işin içine bir sürü başka etken de girer ama ben bize işi yaptıran temel motivasyondan bahsediyorum. Bu insanlar bize güvendiler ve problemlerini bize emanet ettiler. O zaman elimizden gelen en nitelikli şekilde problem çözülmeli.

Ödülü aldıktan sonrası bambaşka bir konu. O zaman artık resmen “işin içinde” olduğunuzu bir takım insanların gözlerinin önüne sermiş oluyorsunuz. İşaret ediliyorsunuz. Elbette ki sorumluluk büyüyor. Ama dediğim gibi, motivasyonunuz sağlıklıysa, yaptığınız işlerde her zaman sağlıklı olur.

Model grubu en çok kendi parçalarını dinler. (sanırım :))
 
“Sokakta Hayat Var” adlı bestenizle, “jingle” alanında ilk ödülünüzü kazandınız ama öncesinde de aldığınız ödüller var, söyleyelim mi neler?
12. Tuborg Roxy Müzik Günleri’nde “Billboard Özel Ödülü”nü ve Nokia Supersound 07’de de “Arkadaşınla En İyi Giden Şarkı” ödülünü almıştık.


Model grubu şimdilerde neler yapıyor?
Son süratle ikinci albümünü hazırlıyor. Çalışmalarına ağustos ayında başladık. Aslında şarkıların yapım sürecine girdiğinizde ise takvim iki seneye dek uzanıyor.

Ama şu an artık kayıt aşamasına geçebilmiş durumdayız. Prodüktörlüğünü Demir Demirkan üstlendi albümün. Beraber çok keyifli zaman geçiriyoruz ve tabii ki bunun sonucunda da çok güzel işler çıkıyor meydana. Sertab Erener albümlerinden sonra ilk defa prodüktörlük yaptığından o da oldukça heyecanlı projeyle ilgili. Çok da iyi anlaştık ve çok sağlıklı bir iletişim kurabildik. Bu yüzden her şey sorunsuz ilerliyor.

Model grubunu dinlemeye devam edin çünkü bir sonraki adımını asla tahmin edemezsiniz.

Son olarak hepinizden teker teker dinleyenlerinize bir mesaj vermenizi istesem?

Toplu bir mesaj verelim :)
Model enerjisi her daim çok yüksek bir grup. Hem yaşarken, hem çalışırken, hem sahnedeyken...
Bu sebeple de sahip olduğu büyük bir değiştirme potansiyeli var. Eğer ilerleyen günlerde sahne performansı anlayışınızı, jingle anlayışınızı, popüler müzik anlayışınızı değişirken görürseniz, gülümseyerek dönüp bu röportaja tekrar bakın  :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...