***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

...

10 Mart 2013 Pazar

Zıtların muhteşem uyumu!

Siyah ve beyaz birbirinin aksi anlamlar çağrıştırsa da biz bu iki rengin uyumsuz gibi görünen ama aslında birbirini tamamlayan, uyumlu halini severiz her zaman. Siyah beyaz çubuklu duvar kağıtları, beyaz komidinin üzerine konulmuş siyah abajurlar ve daha birçok obje ikilisi, ister yatak odanızda isterse salonunuzda olsun en şık olandır her daim. Çünkü siyahın bir asilliği, beyazın bir zerafeti vardır her zaman.



9 Mart 2013 Cumartesi

Cafe Marmara'dan Kadınlar Günü kutlaması

"Kadın olmanın farklılığını, mutluluğunu doyasıya kutladığımız 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde, 7 Mart Perşembe akşamı The Marmara Pera’nın renove edilen mekanı Cafe Marmara’da buluşarak hep beraber eğleneceğiz. Siz de gelir misiniz?" dediler, bizde bu nazik davete "elbette" diyerek katıldık...

Ortamı sevmezsek kaçarız...
Aslında hiç parti havasında da değildik. Haftanın son gününden önce yeteri kadar çalışmış ve yorulmuş biri olarak bir adım ileri iki adım geri şeklinde gittik davete. Sonra solda görmüş olduğunuz bu masaya oturduk, başladık sohbete ve fark ettikki uzunca bir zamandır böyle sohbet etmemişiz. Zorla gelen ayaklarımızın aksine iyiki de gelmişiz diye devam eden cümlelerimiz yerini aldı. Mezelerimiz ve ona eşlik eden şaraplarımızla 70'ler, 80'ler ve 90'lar gecesine start vermiş olduk. sohbetimizi harika bir Michael Jackson dansı ve ardından bizim vazgeçilmez Türk filmlerimizin içerisinde de çok çalan "Ah Kalbim" melodisi duyulduğu an herkese dağıtılan kocaman gözlükler, renkli peruklar ortamı birden şenlik havasına çevirdi. Gerçekten de çok eğlenceliydi. Bir de sahneye çıkan çakma Zerrin Özer ortalığı yıktı geçti...

Yemekler...
Masanızdaki mezelerin görüntüsü sizi doyurmaya yetiyor, bayıldım tüm lezzetlere. Özetle; seçilen menü tamda ağzıma layıktı. Yemeklerin usta bir şefin elinden çıktığını ilk lokmayı ağzınıza attığınızda hemen anlıyorsunuz. Serviste aksayan hiçbir şey olmadı. İş çıkışı cuma akşamları gidilebilinecek bir yer Taksim The Marmara Pera Oteli'nin içindeki Cafe Marmara!

Akşamdan kalanlar...
* Ev sahibi bizi iyi ağırladı.
*
Güzel bir akşam yemeği yedik.
* Eğlenceli 70'ler, 80'ler ve 90'lar müzikleri dinledik.
* Uzun uzun sohbet ettik.
* Bu akşamın anısına çekilen bu fotoğrafın çıktısını da aldık.
* Eğlendik, güldük, içtik. Daha ne olsun.

Organizasyon işi gerçekten zor bir iş. Bu gece için The Marmara Otelleri adına bizi davet eden Ogilvy PR'a teşekkür ederiz...

8 Mart 2013 Cuma

Kadınlar Günü'müz kutlu olsun!


Kadının narin olduğunu, hassas olduğunu, her işin üstesinden geldiğini, ürettiğini, anladığını, akıllı olduğundan sustuğunu, çekip çeviren olduğunu, törelerin kadınların canını almaması gerektiğini, bırakın dayak yemeği kötü bir kelimeyi bile hak etmediğini anlayabilen erkeklerin, zamanla arttığı günleri görmeyi dileyerek hepimizin bu özel gününü kutlarım... 




Nazım Hikmet Ran ne kadar da güzel yazmış:
Kimi der ki kadın
Uzun kış gecelerinde yatmak içindir.
Kimi der ki kadın
Yeşil bir harman yerinde
Dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki ayalimdir,
Boynumda taşıdığım vebalimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran.
Kimi der ki çocuk doğuran.
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal.
O benim kollarım, bacaklarım, başımdır.
Yavrum, annem, karım, kız kardeşim,
Hayat arkadaşımdır.

Bir not; kadınların hayallerine dokunun!
Son bir cümle daha: Samimi, huzurlu ve güven veren bir yerdeyseniz, oraya mutlaka bir kadın eli değdiğini bilirsiniz, çünkü kadın doğanın en büyük sihridir.

6 Mart 2013 Çarşamba

Tiyatro önerisi: "Kuçu Kuçu"

Özgü Namal ve Selen Uçer'in oyununu izlemek için geçen akşam Trump Towers'daydım....

Eski bir arkadaşınızla karşılaştığınızda en kaçınılmaz durumdur geçmişteki iyi veya kötü anıların ortaya dökülmesi. İşte oyun tam da bu konu üzerinden işleniyor.

Siz hiç, daha güzel, daha akıllı, daha dikkat çekici, bir arkadaşınızın çocukluk döneminizde gölgesinde kalıp, ondan intikam almayı düşündünüz mü?

Selen Uçer yani Meliha; aslında zengin bir adamla evlendikten sonra adıyla birlikte kendini, dış görünüşünü değiştiren Melda, ortak arkadaşları sayesinde Özgü Namal'ın yani Melis'in bütün özel hayatını öğrenir, zengin olan arkadaş, işsiz olan  arkadaşın eşine iş bulur, iyi niyetinden değil tamamen içinde kalan duyguları kusmak için bunu yapar.

Melda ve eşi, Melis ve eşini yemeğe davet eder, o sırada iş için bir yerde olan eşler gelene kadar geçmiş çoktan ortaya dökülür ve anlaşılırki öğretmen Melis için tüm yaşanılan her şey geride kalırken Meliha yani Melda için hiç de öyle olmamış. İki kadın arasında geçen bu iç çekişmeleri izlemek için gidilmesi gereken bir oyun kesinlikle.

4 Mart 2013 Pazartesi

Anne Bebek Dergisi 147. Şubat Sayısı

Volkan-Lale Solmaz çiftinin bonus kafa, şirin mi şirin oğulları Efe ile stüdyoya girdik bu ay. Efe ilk on dakika içinde kapak pozunu vererek, beni daha fazla yormayın lütfen dercesine bir daha bize poz vermek istemedi. Bizde henüz konuşamayan fakat mimikleri ile derdini anlatan Efe’yi dinleyerek, ilk verdiği pozlardan birini seçerek bu ayki kapağımızı hazırladık. Henüz ayakta uzun süre duramayan Efe bavulun üstünde sizce de güzel durmamış mı? Solmaz ailesine teşekkür eder, güzel günler dileriz.

1 Mart 2013 Cuma

Ayşe Kulin: "Edebiyat; işim, aşım, arkadaşım"

Bir çırpıda okuduğum kitapların başında gelir Ayşe Kulin'in yazdığı romanlar. İyi bir ailede ve her türlü kötülükten korunmuş olmasına karşın, erken gelen evlilikle ailesinden, yurdundan uzakta, sevgisiz bir ortamda hayat mücadelesi içinde kendini bulmuş biri aynı zamanda. Kadın, yazar, anne ve de babaanne olarak sahip olduğu birçok kimliğin hakkını vererek yaşayan Ayşe Kulin yazdığı romanlarla bizleri farklı dünyalara taşımayı başarabilmiş sayılı kadın yazarlarımızdan... 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...