Dar pantolonlar feminenliği ön plana çıkarırken, saklamak istediğiniz fazlalıklarınız içinde alacağınız farklı modellerdeki tunikler sizi hem şık hem de spor bir görünüme kavuşturabilir. Bunun içinde dolabınıza iyice bakmalı, eskileri atmalı ve yeniler için alışverişe çıkmalısınız. İşte size birkaç örnek.
Sayfalar
***
Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.
...
1 Şubat 2011 Salı
28 Ocak 2011 Cuma
Yine bir yarışmadayı(m)(z). Desteklemeye ne dersin?
Only ve All Dergisi işbirliği Aslıhan ve Nimo işbirliğine dönüşürse...
^^ Daha sonra -ki kazanırsak- 16 Şubat'ta All Dergisi ile çekimler gerçekleştireceğiz.
Heyecanımıza ortak olmak için takibe devam. Bol desteğe ihtiyacımız olacak :)
Evet, ben yine bir yarışmaya katıldım ve yine ilk 10'a girdim. Bu sefer eğlence amaçlı katıldım yani katıl(dık)! Katıldık diyorum çünkü bu yarışmaya yani Only ve All Dergisi'nin işbirliği ile yaptığı, bloggerları takipçileriyle birlikte davet ettiği bu eğlenceli yarışmaya Sevgili Nimo ile -ki buraya tıklayarak Blog'una ulaşabilirsiniz.- başvurduk... Önümüzde hızlı ve de eğlenceli he bir de sizlerin oylarına ihtiyacımızın olacağı bir süreç var.
^^ İlk önce ayın birine kadar her şeyimizi ayarlayıp resim çekilmemiz gerekiyor.
^^ Sonra bunları sizlerin beğeninize sunacağız ve 1-14 Şubat tarihleri arasında oy vermenizi rica edeceğiz.^^ İlk önce ayın birine kadar her şeyimizi ayarlayıp resim çekilmemiz gerekiyor.
^^ Daha sonra -ki kazanırsak- 16 Şubat'ta All Dergisi ile çekimler gerçekleştireceğiz.
Heyecanımıza ortak olmak için takibe devam. Bol desteğe ihtiyacımız olacak :)
20 Ocak 2011 Perşembe
Espresso ve Konyaklı Kuru Üzümlü Truffle yaptım
Tüm işlerin yoğunluğunu bırakıp 18 Ocak Salı günü Ford’un C-Max ve Grand C-Max araçlarının tanıtıldığı toplantıya gittim. Daha doğrusu Ford araçları her birimizi işyerlerimizden alıp Kanlıca Aji Otel’e götürüp Ford ailesinin iki yeni ürününü anlattılar. Okumaya devam çikolata deneyimim yazının sonunda :)
Burada benim en çok dikkatimi çeken ki park etme konusunda beceriksiz olmamdan kaynaklı sanırım bu. Aracın kendi kendine park ediyor olması oldu. Bayanlar, park edemediğiniz için sürekli birileri tarafından söylenilen kişiler bu araç tam bizlik diyorum şiddetle. Araç özelliklerinden anlamam o kısımla ilgili size ben bir şey diyemeyeceğim ama http://www.ford.com.tr/yenicmax/ Sitesine girip her türlü bilgiye ulaşabilirsiniz. Ben her iki arabanında şeklini, konforunu çok beğendim Mesela kalabalık aileler için yapılan Grand C-Max 7 kişilik bir araçken birden iki kişilik ve arkasına yük koyabileceğiniz bir hal alıyor. Tüketicinin isteklerine göre her şeyi düşünen Ford’un yeni iki arabasını da ben sevdim. Ama yine belirteceğim ve yaşasın diyeceğim bu kendi kendine park etme olayına.Neyse toplantı ve kahvaltımızın ardından Riva’daki (Aşk-ı Memnu dizisinde Bihter ve Behlül’ün aşkını yaşadığı) Taş Ev’e geçtik. Yer hakkında küçük küçük bilgiler vereyim hemen size. Ekrandaki gibi kocaman bir yer değil ama çok çok güzel. Manzarası da harika… Görülmeye değer yani.
Ford ailesi araçlarının tanıtımı için düzenlediği bu toplantıda ayrıca bizleri mutfağa sokarak kendi çikolatalarımızı yapma şansı da verdi. Resimlerden de göreceğiniz gibi son derece keyifli geçti zamanımız. Her şey hazır bir şekilde önünde olunca ve yaptıktan sonra da toplaması olmayınca çok çok daha güzel oluyor her şey. Mutfağa girip bir şeyler yapma konusunda biraz beceriksiz olsam da şefimizle birlikte gayet lezzetli çikolatalar yaptık ve de afiyetle yedik…
Etkinliği düzenleyen Ford’a ve Mese İletişim’e teşekkürler ;)
12 Ocak 2011 Çarşamba
Her yere yürüyerek giden Bade İşçil, Becel’in kampanya yüzü oldu!
Bu sabah Becel’in yeni çıkardığı ürün serisi olan “Formum” için
Esma Sultan Yalısı’ndaydım. Türkiye’nin kalp sağlığına yönelik ilk kalp markası, kampanya yüzü için “her yere yürüyerek gidiyorum” diyen Bade İşçil’i tercih etmiş. Bir hayli keyifli geçen reklam çekimlerinin kamera arkasını izledikten sonra, bu akşamda sizlerin beğenisine sunulacak olan reklam filmini izledik. Ben beğendim, bakalım sizler neler diyeceksiniz…Sizce, Becel neden sizi kampanyanın yüzü yaptı?
Sağlıklı beslenmem konusundaki farkındalığım, sağlıklı yaşamayı ve formunu korumayı bir hedef değil yaşam biçimi haline getirmiş olmam bizleri bir araya getiren en önemli unsur diye düşünüyorum.
Becel’le çekimler nasıl geçti?
Becel’le çalışmak benim için çok keyifli ve öğreticiydi. Gerek marka ekibiyle gerekse uzmanlarla yaptığımız görüşmelerde kalp sağlığına ilişkin sahip olduğum bilgilerin ötesine geçen yeni şeyler öğrenme fırsatım oldu.
Formunuzu nasıl koruyorsunuz?
Çok sık aldığım bir soru bu. Ben formumu korumak için değil, sağlıklı ve kaliteli bir hayat sürmek için dikkat eden biriyim kendime ve aslında herkesin rahatlıkla yapabileceği şeyleri yapıyorum. Yürümeyi çok seviyorum ve mümkün olan her yere yürüyerek gidip geliyorum. Beslenme düzenine ilişkin en önemli alışkanlığım güne kahvaltı ile başlamak. On dakika kavlatı saltanatım vardır benim. Kahvaltımı mutlaka yaparım. Ayrıca, sık ve sağlıklı öğünlerle besleniyorum. Günde 2 litreye yakın su içiyorum, uyku düzenime dikkat ediyorum ve kalp sağlığım için stresle mücadele etmeye çalışıyorum elimden geldiğince.
9 Ocak 2011 Pazar
50 ünlü kadın ‘Sheddeath’e hayır dedi!
Röportajın sırasını değiştirip, önce kareleri ve neler anlattığını yazdım size...
Muhteşem bir kare demek istedim aslında resimlere ama durup düşününce aslında çok acı verici olmasından kaynaklı çok kötü demek istedim. Evet kötü demek istedim, çünkü bu nasıl bir şiddettir diye geçirdim içimden çok yüksek bir ses tonuyla hem de. Ümit Karalar’la çekim anını, süreci ve ünlülerin yaklaşımlarını konuştuğumda, bana mailine gelen şu yorumu söylemesiyle bir kez daha düşünmemiz gerektiğinin farkına varıyorsunuz. Mailde; Bir kadın şiddete maruz kaldığını anlatmış -ki bu kişi üniversite mezunu, ekonomik özgürlüğü olan biri.- "Eşimden şiddet görüyorum. Gazetede fotoğrafları gördüğümde tüylerim diken diken oldu, bu duyguyu yaşatmışsınız, çok teşekkür ederim." Sonunda da şunu yazmış; "ben de uygulanan şiddet sonucu çok büyük hazarlar ve değişiklikler var. Bunu da şöyle açıklayayım; araba kullanırken her saniye acaba ölecek miyim tedirginliğiyle araba kullanıyorum." Bu çok korkunç bir şey. Bundan çıkan sonuç ise şiddetin hiçbir sosyal sınıfa hitap etmediği, her kesimde maalesefki bu tür olayların yaşadığı…
Çok profesyonel biri işinde. Fotoğraflarını çektikten sonra hangi kare olacağına çok zor karar verdik. Benim bir şey söylememe gerek kalmadan yerlere yattı. O acıyı, duyguyu çok iyi yansıttı. Bu karede kadının kendine verdiği zararı anlatmak istedik.
Gökçe Bahadır’ın karesi
Kadının gördüğü şiddet sonucu kendini intihara sürüklemesini anlatıyor bu kare.
Münire Apaydın’ın karesi
Fotoğraftaki gözyaşları kendi gözyaşları. Burada şiddetli bir duygu var. Ağlamaktan helak olmuş bir kadın görüyoruz.
Şiddet sergisine gelin, çünkü hiçbir zaman kadınları böyle görmediniz. Bu kadar derin duyguları yansıtan fotoğraflara bakıp, özellikle erkekler düşünmeliler.
8 Ocak 2011 Cumartesi
The New Italian Design 2.0 sergisi
Hafta sonu için değişik bir şeyler yapmayı planladığım bir günde mailime düşen sergi haberi ilgimi çekince "Hemen gitmeliyim." dedim kendi kendime ama uzun süre erteledim malesefki. Bugün ise artık gitmeliyim diyerek Santralistanbul’un yolunu tuttum The New Italian Design 2.0 sergisi için.
Sergi, yüzyılın ekonomik, politik, teknolojik değişimleri ile arasındaki bağı ve dönüşümleri belgeleyen çağdaş İtalyan tasarımının tanıtımı üzerine temellendirilerek hazırlanmış. Mobilya tasarımı bölümünden yeni iletişim şekillerini kucaklamaya, gıdadan web tasarımına, modadan tekstil tasarımına, takı tasarımından grafik ve multimediaya, mobilya ve dekoratif aksesuarlara kadar çeşitli ve zengin bir manzara ortaya çıkıyor. Sergide; ürün tasarımı üzerine 165, grafik üzerine 30, takı, ganta ve aksesuarlar gibi kişisel objeler üzerine 54, araştırma üzerine 14, food design üzerine 14, mekan tasarımı üzerine 5 olmak üzere toplamda 282 proje sunuluyor.
Sergi, yüzyılın ekonomik, politik, teknolojik değişimleri ile arasındaki bağı ve dönüşümleri belgeleyen çağdaş İtalyan tasarımının tanıtımı üzerine temellendirilerek hazırlanmış. Mobilya tasarımı bölümünden yeni iletişim şekillerini kucaklamaya, gıdadan web tasarımına, modadan tekstil tasarımına, takı tasarımından grafik ve multimediaya, mobilya ve dekoratif aksesuarlara kadar çeşitli ve zengin bir manzara ortaya çıkıyor. Sergide; ürün tasarımı üzerine 165, grafik üzerine 30, takı, ganta ve aksesuarlar gibi kişisel objeler üzerine 54, araştırma üzerine 14, food design üzerine 14, mekan tasarımı üzerine 5 olmak üzere toplamda 282 proje sunuluyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




