***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

***

...

9 Ocak 2011 Pazar

50 ünlü kadın ‘Sheddeath’e hayır dedi!

Röportajın sırasını değiştirip, önce kareleri ve neler anlattığını yazdım size...
Muhteşem bir kare demek istedim aslında resimlere ama durup düşününce aslında çok acı verici olmasından kaynaklı çok kötü demek istedim. Evet kötü demek istedim, çünkü bu nasıl bir şiddettir diye geçirdim içimden çok yüksek bir ses tonuyla hem de. Ümit Karalar’la çekim anını, süreci ve ünlülerin yaklaşımlarını konuştuğumda, bana mailine gelen şu yorumu söylemesiyle bir kez daha düşünmemiz gerektiğinin farkına varıyorsunuz. Mailde; Bir kadın şiddete maruz kaldığını anlatmış -ki bu kişi üniversite mezunu, ekonomik özgürlüğü olan biri.- "Eşimden şiddet görüyorum. Gazetede fotoğrafları gördüğümde tüylerim diken diken oldu, bu duyguyu yaşatmışsınız, çok teşekkür ederim." Sonunda da şunu yazmış; "ben de uygulanan şiddet sonucu çok büyük hazarlar ve değişiklikler var. Bunu da şöyle açıklayayım; araba kullanırken her saniye acaba ölecek miyim tedirginliğiyle araba kullanıyorum." Bu çok korkunç bir şey. Bundan çıkan sonuç ise şiddetin hiçbir sosyal sınıfa hitap etmediği, her kesimde maalesefki bu tür olayların yaşadığı…
Deniz Çakır’ın karesi
Çok profesyonel biri işinde. Fotoğraflarını çektikten sonra hangi kare olacağına çok zor karar verdik. Benim bir şey söylememe gerek kalmadan yerlere yattı. O acıyı, duyguyu çok iyi yansıttı. Bu karede kadının kendine verdiği zararı anlatmak istedik.

Gökçe Bahadır’ın karesi
Kadının gördüğü şiddet sonucu kendini intihara sürüklemesini anlatıyor bu kare.

Münire Apaydın’ın karesi
Fotoğraftaki gözyaşları kendi gözyaşları. Burada şiddetli bir duygu var. Ağlamaktan helak olmuş bir kadın görüyoruz.

Şiddet sergisine gelin, çünkü hiçbir zaman kadınları böyle görmediniz. Bu kadar derin duyguları yansıtan fotoğraflara bakıp, özellikle erkekler düşünmeliler.

Gözde Kansu’nun karesi
Kadın şiddete maruz kalıyor ve psikolojisi bozuluyor. Bazen kendini sigaraya, yemeğe, alkole verebiliyor. Şiddet uygulandıktan sonra kadının kendini yemeğe vermiş hali bu da.
Füsun Erbulak’ın karesi
Yaşlılara şiddet uygulanması ayrı bir olay. Çok acınası bir durum var burada.

Sevinç Erbulak’ın karesi
Uygulanan şiddet sonucu, “artık rahat bırak beni, gelme” diyen bir kare.

Marmara Üniversitesi Fotoğrafçılık Bölümü öğrencisi Ümit Karalar’ın bitirme tezi olarak hazırladığı bu projenin öncesine giderek sizi tanıyalım. Fotoğrafa olan ilginiz nasıl başladı?
Lise yıllarında başladı fotoğrafa olan ilgim. Daha sonra bir hazırlık sürecine başladım. Sonrasında da Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ni kazandım. Başından beri fotoğrafçılık okumayı istiyordum ki öyle de oldu zaten. Geçen sene mezun oldum ve bitirme tezimi de sosyal sorumluluk projesi haline getirmek istedim. Bir yıllık süreç sonunda da gördüğünüz bu sergi ortaya çıktı. Merakım; ağabeyim’in fotoğrafa olan ilgisiyle başladı.

Dijital makineler eski filmli makineleri rafa kaldırdı. Bununla birlikte de daha doğru ve istenilen kareler çekilir oldu diyebiliriz.
Evet aslında filmli makinelerin içinden çıkan sürpriz rafa kalktı ve dediğiniz gibi dijitallerle daha garanti iş yapar olduk. İkisinin de ayrı ayrı yeri var. Üniversiteye başladığım ilk yıllarda filmli makinelerle çekimler yapmıştım. Şimdi dönem dönem çekiyorum filmli makineyle. Teknoloji o kadar gelişti ki dijitalin yeri ayrı benim için. Filmli makine hobinin hobisi olarak kaldı, dijital ise meslek olarak hayatıma girdi.

“Kadına yönelik şiddete hayır!” konusuna sizi iten, bu çekimleri yapmanıza sebep olan olay neydi?
Beni buna yönelten gazetede okuduğum “Türkiye’de her 3 kadın şiddete maruz kalarak hayatını kaybediyor.”yazısı oldu. Bu, çok büyük bir cümle ve ben de bunun doğrultusunda başladım çalışmaya. Duyarlı olmak adına da bu işi yaptım.

Bu projeyi kimden destek alarak hazırladınız?
Projemi ilk olarak Doğtaş’a sundum. Onlarda çok duyarlı olduklarından hemen kabul ettiler. Sonrasında da çalışmalara başladım zaten.

Neden bu 50 isim?
Öncelikle internet aracılığıyla nerdeyse 200’e yakın kişiye mail attım. Birçok kişi katılmak istedi ama yoğun programlarından dolayı katılmayı çok istedikleri halde katılamadılar. Bizde toplamda bu tarz projelere duyarlı olan 50 ünlü isim ile çalışmamızı yaptık.

Çekimler sırasında çok değişik atmosferler oldu. Süreç uzundu. Bir yılda hazırladım.

Aşamalar nasıl gerçekleşti?
Öncelikle fotoğrafların nasıl olacağına karar verdik. Bütün fotoğrafları beyaz fonda ve beyaz t-shirtle çektim. Çünkü sadece yüzdeki duyguyu yansıtmak istedim. Ellerindeki yüzlerindeki duyguyu yansıtmak istedim sadece. Sonrasında plastik makyaj aşaması vardı. Meryem Yılmaz’la birlikte çalıştık.

Veee çekim anı…
Model geldikten sonra, makyaj aşaması yaklaşık bir saat sürdü. Bir buçuk saat kadar da çekimlerimiz sürdü. Çekimler sırasında, dramatik müzikler kullandık. Işıkları daralttık, kasvetli bir hava yarattık. Zaten çoğu kişi oyuncu olduğundan çok fazla zorlanmadık.
Zeynep Mansur
Bu projeyi duyduğunuzda aklınızdan ilk geçen ne oldu?Kadına şiddet benim en duyarlı olduğum konulardan biri konu çok hassa bir konu destek vermek,elimden geleni yapabilmek beni mutlu etti ama öncelik ümit arkadaşımızın okul bitirme tezine destek olabilmekti zaman zaman bir çok öğrenci arkadaşıma bu anlamda destek verdim yinede elimden geleni yapmaya çalışacağım. Makyaj yapıldığında ve kendinizi gördüğünüzde ne hissettiniz? Kendimi o suratla görünce ister istemez o psikolojiyi hissettim bu da korkunç bir duygu idi,düşüncesi bile korkunç... Mükemmel bir makyaj yapılmış olabilir ama bu duyguyu vermekte ayrı bir şey, pozu verirken aklınızdan geçenler neler oldu? Benim bu tarz durumlarda genelde hayatımda beni en üzen şeyi düşünmek olur o da dedemi kaybetmemdi onu düşündüğüm an gözlerim dolar, ayrıca ortamda müzik karanlık gibi bu ruh haline bürünmek için son derece uygundu.

Genel sonuç ne oldu?
Genel olarak çektiğim insanların çoğu; Biz sözlü tacize uğradık, şiddet gördük. Çoğu bunu benimle paylaştı. Hepsi çok duygulandı, ağladı. Bazıları makyajlarını silemden evlerine gittiler, ailelerine göstermek için.

Makyaj yapıldıktan sonra aynada kendilerini gördüklerinde neler hissettiler?
Hemen gözleri doldu hepsinin. Ben fotoğraf çekerken bir garip oldum, onlar aynaya baktıklarında… Tarifsiz bir şey bu… Fotoğrafın iyi olduğuna mı sevinesin yoksa böyle bir şiddetin olduğuna mı üzülesin arada kalıyorsun. Bir yıldır farklı duygular yansıttı bana.


Ümit Karalar
Bu kareleri almak isteyenler kimlere destek sağlamış olacak?
Kadın Dernekleri ve kuruluşları yararına satışta tüm fotoğraflar. Tüm gelir kadın derneklerine gidecek.

Son olarak şiddete maruz kalan kadınlara neler söylemek istersiniz?
Duyarsız kalınmamasını istiyorum. Şiddete uğrayan kadınların birçok derneğe başvurmalarını istiyorum. Birazcıkta erkekler dikkatli olsun, şiddet uygulamasınlar.

                               Sergi 23 Ocak’a kadar Nişantaşı Citys/Toprak Sanat’ta.

5 yorum:

  1. Bende aynen muhteşem diyecekken birden bire içim acıdı içimden de olsa diyemedim gerçekten çok kötü.Şiddetin hertürlüsü öyle aslında sözlüsüde böyle darbelisi de kadınlar için ikisi de büyük travma ülkemizde kadın olmak ne kadar da zor...

    YanıtlaSil
  2. Kesinlikle büyük bir travma... Sanırım ve üzülerek sana katılıyorum zor olma konusunda.

    YanıtlaSil
  3. Acıya güzel,beğendim yazmak,ne kadar zor.Amacına ulaşmış bir fotoğraf sergisi olmuş,demek daha doğru geldi.
    Bu yazınız için teşekkürler,sevgiyle kalın...

    YanıtlaSil
  4. Rica ederim, çok çok sevgiler...

    YanıtlaSil
  5. ben bu acıklı ama bi o kadar güzel yazına yorum yapamamıştım bir türlü.. her konuya değinerek gerçekten güzel bir iş yapıyorsun...seni tebrik ediyor ve hanımlarada şiidete hayır ve olaylara sessiz kalma diyorumm....

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...