***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

***

...

22 Mart 2013 Cuma

Bihter Özdemir Dinçel röportajımdan aklımda kalanlar...

Sosyal Medya ünlü isimlere ulaşabilmem açısından zaman zaman kurtarıcım olmuştur. Bihter Hanım'la da kısacık geçen yazışmalarımızın sonunda The Sofa Hotel'de buluşup gerçekleştireceğimiz söyleşinin zamanını ayarladık kolayca.

Bu zamana kadar oğlu Yağmur Ali ile basına fotoğraf vermediğinden dolayı "Benim için ne gıcık, demediniz değil mi?" diye sorduğunda başlıyoruz derin bir muhabbete. Nişantaşı trafiğinden tam saatinde gelemese de yanıma uzun uzun ve samimi sohbetiyle bak işte bunu telafi ediyorum dedi. (Röportajımızın sonunda kayıt cihazımın gösterdiği süreden dolayı ben öyle yorumluyorum elbette. Kurulmuş bir cümle yok tabii ki de:=) )

Düşük çeneli olduğumu söylediğimde benim de "Anlatacak çok şeyim var." diye cevap verince Bihter Hanım'la her şeyi konuşuverdik.

Kendisi tam da ekranlarda gördüğünüz gibi bıcır bıcır, açık sözlü, hoş sohbetli biri.

Bu aralar "Gebelere Balon" kitabının heyecanında olan Bihter Hanım bana da imzalı bir kitabını hediye ediyor,  güzel bir notla beraber. Bu benim hayatımda aldığım ilk imzalı kitabım olduğundan değeri de bir başka oluyor elbette. Kütüphanemdeki yeri de ayrı oluyor haliyle. Hamile değilim evet ama ben de okudum bu kitabı, çerez gibi, bir solukta hoop diye okunur türden. Neler mi anlatmış? Hamileliği boyunca yaşadıklarını, gözlemlerini, hayatından kesitleri okuyorsunuz. Yalnız bu kitabı yakın arkadaşı Elif Ezgi Uzmansel ile yazmış. Bu iki yakın arkadaşın sırayla birbirlerine yazdıkları mektupları okumak, gülmek, eğlenmek isterseniz alın okuyun, rahat rahat geçirin hamilelik sürecinizi.

Neyse dönelim röportajımız sırasındaki Bihter Hanım'a aramızda yaş aralığı fazla olmayınca "sanki daha bir rahat geçiyor söyleşi" diye geçirdim içimden röportajın sonunda. Sonra bunu kendisine söylediğimde iltifat ettiğimi söylese de gerçekten yaşını göstermeyen duru güzellikte olan bu kişi sizce de hala yirmilerinde bir genç kız edasında değil mi?

Bu arada yapımcılara da sesleniyoruz: "Komediyi güzel yapıyorum kabul ama ben dramda oynamak istiyorum!" :=)

Daha çok şey var yazılmayan buraya ama siz Anne Bebek Dergisi'nin 148. Nisan sayısında röportajımı okuyabilirsiniz. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...