Sayfalar
***
Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.
...
24 Kasım 2016 Perşembe
Özgün Röportajım *Anne Bebek Dergisi 191/Kasım Sayısı
İnsan bilmediği bir şeyden
korkar diyor Özgün, biz de ilk duyduğumuzda tabi ki çok şaşırmıştık ama bu
süreç öyle uzun sürmedi. “Doğumdan sonraki ilk hafta küçük bir endişeye
kapılsak da hemen oğlumuzu sevgiyle büyütmeye odaklandık.” diye de ekliyor… Bu
aralar mikrofonu sadece şarkı söylemek için değil, Down Sendromu aileleri ile
bir araya gelmek ve hatta onların harika çocukları ile şarkı söylemek için
elinde tutuyor Ediz’in babası, Nida’nın eşi Özgün. Biz de kendisine ebebek’in
düzenlediği Bebekoloji Konferans’ında birebir temas ettiği ailelerdeki
gözlemlerini ve baba oğul neler yaptıklarını konuştuk.
21 Kasım 2016 Pazartesi
Özgür Bolat Röportajım *Anne Bebek Dergisi 191/Kasım Sayısı
Eğitim Bilimci, Akademisyen ve Yazar Dr. Özgür Bolat; annelerin kafasını karıştıran, çocuk eğitiminde doğru bildiğimiz yanlışları ele alan bir kitap çıkardı ve “Beni Ödülle Cezalandırma”yı mutlu ve başarılı çocuk yetiştirmek isteyenler için bir rehber niteliğinde hazırladı. Hayatımızın her alanında karşılaştığımız ödül ve ceza kelimelerinin altında yatan anlamları ve neden böyle bir kitap yazma gereği duyduğunu, gözlemlerini kendisi ile konuştuk.

17 Kasım 2016 Perşembe
Tiyatro önerisi: Fosforlu
Uzun zamandır ara verdiğim tiyatro sezonunu geçen hafta Mall
of İstanbul’un Moi Sahnesi’nde Tiyatro Kare’nin oyunu Fosforlu ile açtım. Oyun, adından anlaşıldığı gibi şu meşhur Cevriye’nin yani Fosforlu
Cevriye’nin hikayesini anlatıyor…
Günlerden birgün, Fosforlu sürgün yediği ve hiç yok yere yattığı hapishaneden kaçar ve özlemini çektiği İstanbul’a gelir. Mekanları olan Galata’da dostları ile karşılaşır. Aslında onlardan da önce öyle biri ile denk gelir ki işte bütün oyun ondan sonra başlar…
Galata’da soğuktan donacağını düşündüğü vakit, bir el uzanır Cevriye’ye. Ona evini açar, sırrını paylaşır. Bizim Fosforlu’da tuttuğu o eli hiç bırakmak istemez. Neden mi? Aşık olmuştur da o yüzden. Hiç ummadığı bir anda aşık olan Fosforlu aşkı için sizce neler yapmıştır? Neleri göze almıştır? Peki ya siz aşık olduğunuzda neleri göze alır, nelerden vazgeçersiniz? Sizi bilmem ama Cevriye çok büyük bir fedakarlıkda bulundu ve… Ne mi yaptı? İşte o oyunun gizeminde saklı.
Üç saat süren müzikalde Ayça Varlıer söylediği şarkılarla vay be dedirtiyor. Dile kolay 14 şarkı söylüyor oyun sırasında arkadaşları ile birlikte. Yalnız şu müzikallerde oyuncuların sesini müzikler bastırmasa çok daha mutlu izleyeceğim oyunları. İki sesin çok yüksek olması, birbirinin üstüne çıkmaya çalışan, kavga eden iki insan gürültüsü gibi oluyor, yani hiçbir şey anlamıyor oluyorsunuz ne sözlerden ne de müzikten. Beni tek rahatsız eden buydu oyunda. Onun dışında oyun keyifliydi, tekrar tekrar izlenebilecek bir oyun değil belki ama bir kere gidilip izleneceklerden.
Bir de Türkan Şoray’ın oynadığı Fosforlu Cevriye’yi aklınızda hayal edip giderseniz oyundan mutsuz çıkabilirsiniz. Yepyeni, hiç duymadığınız bir oyun için giderseniz oyun sonunda alkışlarınız daha gerçek olur.
18 Kasım Grand Pera Emek Sahnesi, 22 Kasım, Bahçeşhir Koleji, 23 Kasım Caddebostan Kültür Merkezi, 4 Aralık Profilo KM, 9 Aralık KKM Gazanfer Özcan Sahnesi, 18 Aralık Kenter Tiyatrosu, 24 Aralık Ankara Şinasi Sahnesi
İyi seyirler.
Günlerden birgün, Fosforlu sürgün yediği ve hiç yok yere yattığı hapishaneden kaçar ve özlemini çektiği İstanbul’a gelir. Mekanları olan Galata’da dostları ile karşılaşır. Aslında onlardan da önce öyle biri ile denk gelir ki işte bütün oyun ondan sonra başlar…
Galata’da soğuktan donacağını düşündüğü vakit, bir el uzanır Cevriye’ye. Ona evini açar, sırrını paylaşır. Bizim Fosforlu’da tuttuğu o eli hiç bırakmak istemez. Neden mi? Aşık olmuştur da o yüzden. Hiç ummadığı bir anda aşık olan Fosforlu aşkı için sizce neler yapmıştır? Neleri göze almıştır? Peki ya siz aşık olduğunuzda neleri göze alır, nelerden vazgeçersiniz? Sizi bilmem ama Cevriye çok büyük bir fedakarlıkda bulundu ve… Ne mi yaptı? İşte o oyunun gizeminde saklı.
Üç saat süren müzikalde Ayça Varlıer söylediği şarkılarla vay be dedirtiyor. Dile kolay 14 şarkı söylüyor oyun sırasında arkadaşları ile birlikte. Yalnız şu müzikallerde oyuncuların sesini müzikler bastırmasa çok daha mutlu izleyeceğim oyunları. İki sesin çok yüksek olması, birbirinin üstüne çıkmaya çalışan, kavga eden iki insan gürültüsü gibi oluyor, yani hiçbir şey anlamıyor oluyorsunuz ne sözlerden ne de müzikten. Beni tek rahatsız eden buydu oyunda. Onun dışında oyun keyifliydi, tekrar tekrar izlenebilecek bir oyun değil belki ama bir kere gidilip izleneceklerden.
Bir de Türkan Şoray’ın oynadığı Fosforlu Cevriye’yi aklınızda hayal edip giderseniz oyundan mutsuz çıkabilirsiniz. Yepyeni, hiç duymadığınız bir oyun için giderseniz oyun sonunda alkışlarınız daha gerçek olur.
18 Kasım Grand Pera Emek Sahnesi, 22 Kasım, Bahçeşhir Koleji, 23 Kasım Caddebostan Kültür Merkezi, 4 Aralık Profilo KM, 9 Aralık KKM Gazanfer Özcan Sahnesi, 18 Aralık Kenter Tiyatrosu, 24 Aralık Ankara Şinasi Sahnesi
İyi seyirler.
11 Kasım 2016 Cuma
Ailelere öneriler *Anne Bebek Dergisi 191/Kasım Sayısı
Kışın
en şiddetli zamanlarının start verdiği kasım ayı itibariyle evlere kapanıp, can
sıkıntılarımızın da arttığı günler başlamış bulunmakta. Hele bir de küçük bir
çocuğunuz varsa aman hasta olmasın, üşütmesin diye evde oturduğumuz günlerin
sayısı bir hayli artmışken kendinize ve çocuğunuza bir mola vermeye ne
dersiniz? Bu aralar evde fazla durmadınız mı? “Evet.” mi dediniz? O zaman haydi
sizlerle bir gün organize edelim…
7 Kasım 2016 Pazartesi
Nissan Qashqai Deneyimim *Anne Bebek Dergisi 191/Kasım Sayısı
Bu ay da Nissan’ın en
sevdiğim iki modelinden biri olan Qashqai ile yollara düştüm ve dört gün
boyunca rahat bir sürüş keyfi gerçekleştirdim. Aslına bakarsanız büyük
otomobiller bana genelde kullanımı hep bi zor gözükmüştür ama son zamanlarda
üstüste büyük araç kullanıyor olmam bu
düşüncemi tamamen değiştirdi ve “Çok daha fazla rahatmış kullanımı” cümlesini
kurdurttu. Aradığınız bir aile arabası
olunca bu cümleyi kurmak son derece önemli oluyor, çünkü sizin kadar
miniklerinizin de arabanın içinde rahat ediyor olması lazım. Bu durumda da arka
koltuğun ön koltukla mesafe genişliğinin önemi bir kat daha artıyor, çünkü oto
koltuğunu ya da koltuklarını koyuyor olacaksınız arkaya. Bir de cam tavan
olması yine çocuklu aileler için önemli güzel özelliklerinden, çünkü aracın içine
ferahlık verdiğinden yani genişlettiğinden çocuğunuzun dışarıyı çok daha fazla rahat
izleyebileceği bir ortam sunuyor. Sağına soluna bakarken gökyüzüne de istediği
gibi bakabiliyor. Anlayacağınız “rahat” kelimesini bol bol kullanabileceğiniz benzinli ve dizel motor seçenekleri ile sunulan yeni nesil Qashqai’nin hangi
şanzıman seçeneğini tercih ederseniz edin beklentilerinizin ötesine geçiyor
olacaksınız. Bir de unutmadan, bagaj da bizler için önemli öyle değil mi? Tüm
yedekleri istediğiniz gibi yanınıza alabilirsiniz, bagajı da gayet geniş.
2 Kasım 2016 Çarşamba
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



