***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

***

...

20 Ekim 2015 Salı

Samsun ve Ordu gezi notlarım

Bir Karadeniz kızı olarak istiyorum ki tüm Karadeniz’i kaplayan illeri tek tek gezeyim. Geçen sene Trabzon’dan başlayıp keyifli bir gezi yapmış olduğumdan bu seneki duraklarım Samsun, Ordu, Giresun ve Gümüşhane oldu…

İlk durağım Samsun!
Samsun’a hayran kaldım dersem abartmış olmam. İstanbul’a alışkın ve şehrini çok seven biri olarak bana orda yaşar mısın diye sorsanız hiç düşünmeden “Evet!” derim. İşte o kadar çok beğendim burayı. Haritada gördüğüm kıyı şeridinin harika manzarasında bulunca kendimi denize aşık ben uzunca bir yürüyüş yaptım.  Doğu ve Batı olmak üzere iki park var burada. Aslında iki kıyı şeridi demek daha doğru olur. Önce Batı Park’ı gezin. Sahil de yürürken karşınıza Amazon ve Aslan Heykeli























çıkacak. Aslan Heykeli kocaman bir heykel ve içine girebiliyorsunuz ama ben bayramda gittiğimden kapalıydı, giderseniz eğer içine girin siz. Sahil’de yürürken burayı bir de tepeden göreyim derseniz hemen üst kısımdaki kafeye gidebilirsiniz, yok ben daha da tepeye çıkarım derseniz e teleferik ile Amisos tepesine çıkabilirsiniz. Ben kafe bölümünden bu manzarayı izlemeyi tercih ettim. Doğu Park’a gittiğinizde ise şehri yine yukarıdan görebileceğiniz bir tepe bulunuyor. Meşe Tesisleri akşam ayrı gündüz ayrı güzel.  Akşam giderseniz eğer semaverde çay keyfi yapmadan dönmeyin. Bir de çekirdek çitlemeden. Çekirdekler tesisten, buranın özelliği de buymuş…  Gündüz de gidin ve sabah kahvaltınızı mutlaka burada bu manzara da yapın derim. Çok yemeyi dert etmeyin, çünkü yemekten sonra sizi çok güzel bir yürüyüş alanı bekliyor. Yürüyüşten sonra ilk durağınız Cumhuriyet Caddesi’ndeki Gazi Müzesi olabilir. Müzeyi gezerken Atatürk’ün kişisel eşyalarını gördükçe yine her zaman kurduğum cümleyi kurmadan geçemedim “Asil Adam!”. Müzeden sonra şehir müzesine gidebilirsiniz ama ben oraya gitmek yerine İstiklal Caddesi’ni görmeyi tercih ettim. İstanbul’daki gibi ama onun daha uzununu ve tüm dükkanların aynı formda olduğunu düşünün. Bu caddede aradığınız yer şeyi bulacağınız yüzde yüz. Keyifli bir caddeydi. Sonrasında ise en merak ettiğim Bandırma Vapuru’na geçtim. Kurtuluş Savaşımızın temellerinin atıldığı şehirde Bandırma Vapuru’nu gezmek tüylerimi ürpertti açıkçası, görmeden dönmeyin. Şehirde hızlı bir tur yapacaksanız buralar sizin de rotanız arasında olsun mutlaka. Nerde yiyelim derseniz de şehrin Batısı’nda kalan Atakum’da istediğinizi bulabilirsiniz. Samsun’a yaklaşık 50 km kala yollarda menemenciler var aman ha sakın siz siz olun sakın ola “buralarda menemen meşhurdur yemeden dönme.” diyenlere aldanmayın. Menemenci Dayı, Kervan ve Boğaziçi menemencilerine uğramayın. Benden uyarması…

Ordu ve Giresun
















Ordu ve Giresun’u aynı gün içerisinde gezmem gerektiğinden buraların sadece en tipik noktalarına gittim. Ordu’ya gitmişken onun da sahilinde bir gezeyim dedim elbette.  Belediyenin olduğu cadde tıpkı İstanbul’un bebek sahili gibi. Sahil boyu kafeler, restoranlar var… Meşhur Boztepe’sine ise hem gündüz hem de gece çıkabilirsiniz. Ben gece arabayla gündüz ise teleferikle çıktım. 7,5 dakika süren teleferik maceramın ardından anladım ki ben balona binemezmişim, birazcık korktum da. Tepede yemek yiyebileceğiniz, çay içebileceğiniz yerler var. Boztepe’nin ardından Giresun’a gidip Kalesi’ne çıktık ve şehre bir de buradan baktık. Ama öncesinde Ordu’ya gidip de pidesini yemeden dönme diyenlerin sesine kulak verdik ve Ordu ile Samsun arasında Terme’de pide yedik. Bayıldık pidelerine. Köşem pideden başka bir yerde sakın yemeyin derim. Samsun Ordu, Giresun derken -ki Giresun'un da Kalesi'ne çıkıp fotoğrafta gördüğünüz manzarayı izleyebilirsiniz- Gümüşhane’nin en güzel köylerinde olan Çalköyü’nde de turumu bitirdim.   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...