***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

...

27 Şubat 2014 Perşembe

Gökhan Gönül Röportajım *158/Şubat 2014 Anne Bebek Dergisi


Maçlar, antrenmanlar derken ortak uygun günü bulma girişimimizin sonunda sakin bir kış günü Gökhan Gönül’ün evine misafir olmayı başardık. Milli takımın vazgeçilmez oyuncusu, Fenerbahçe’nin futbolu bir yana duruşundan dolayı en çok takdir edilen isimlerinden biri olan Gökhan Gönül’le futbol molası verip, evde oğlu Baran ile olan antrenmanların nasıl geçtiğini konuştuk. Evlendikten beş yıl sonra oğlunu kucağına aldığı an keşke bu duyguyu daha önce yaşasaydım diyen, oğlu ile vakit geçirmekten son derece keyif alan, sakin yapılı, ağzından kötü bir şey çıkmaması için özenli konuşan, güler yüzlü, oğluyla balık tutma keyfini yaşamak isteyen ve “İyi bir futbolcu olabilirsiniz ama iyi bir kişiliğiniz yoksa durum biraz sıkıntılı olabilir, yıllar sonra mesleğimdeki duruşumla örnek olmak istiyorum oğluma.” diyen bir baba. Gökhan Bey, antrenmandan dolayı biraz geç kalınca biz de önce eşi Hatice Hanım ile sohbetimize başladık… Bu keyifli röportaj için teşekkür ederim.



25 Şubat 2014 Salı

Oy ver lütfen!

"Bir oydan ne olur, aman boşver, benim oyum mu kurtaracak..." gibi cümleler kurmayın ve oyunuzu verin!

19 Şubat 2014 Çarşamba

Keskinoğlu fabrika ziyaretinden notlarım...

Geçen hafta Keskinoğlu’nun daveti üzerine fabrikalarını görmek için Manisa Akhisar’a gittim. 1963 yılında Minyatür bir tavuk çiftliğiyle yumurta üretimine başlayan Keskinoğlu markasının hem hikayesini dinledim hem de son zamanlarda akılları kurcalayan “tavuk eti zararlıdır.” cümlesinin aslı astarı nedir diye sordum. Tarafsız bir şekilde sizlere gezi sırasında paylaşılan bilgi notlarını paylaşıyorum ama şunu da gönül rahatlığı ile söyleyebilirimki çocuklarına yediremeyecekleri hiçbir gıdayı alım için bizlere sunmuyorlar…

Keskin Keskinoğlu; tavuğa hormonun, yem olarak verilemeyeceğini belirterek konuşmasına şunları da ekliyor: “Hormonu direk damarına, kasına enjekte etmek lazım. Günde iki kez enjekte etmek için benim ilave binlerce kişi çalıştırmam gerekir. Böyle bir uygulama fiilen olanaksızdır. Ayrıca hormon 60 günden sonra işler ama biz zaten tavukları 45-60 günlük zamanlarda kesiyoruz. Tavukların yaşama biçimini değiştirmek iddia edildiği gibi kesinlikle mümkün değil, antibiyotik kullanımı zaten yasak. Bakanlığın her tesiste bağımsız veterineri var, en ufacık bir kalıntı izinde tüm kümesi itlaf edebiliyorlar.”



Keskinoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Keskin Keskinoğlu Diyor ki:
# Etlik tavuk uzun yıllara dayalı ırk seleksiyonu yapıldığından 45 günde 2 kilo ağırlığa ulaşır, hızlı büyüyebilme özelliği doğal yapısının bir parçasıdır. 
# Yumurtalık tavuk ise aynı ağırlığa 100 haftada ulaşır, çünkü onun doğasında da yumurta yapmak önceliklidir. 
# Etlik piliçlerin 'broiler' isimli kümeslerde serbest dolaştırılarak yetiştiriyoruz. Bu hayvanların hepsi çok rahat bir şekilde eşinme, tüneme ve dolaşma alanlarına sahipler. AB standartlarıdır, 1 metrekare alana 14 broiler tavuk düşüyor.
# Son 1 ayda tesislerimizi ziyaret eden diyetisyen ve pediatri doktoru sayısı 100'e yaklaştı.
# Internet TV kurarak halkımızın üretimi 7/24 izlemesine imkan tanıdık.
# Tavukların 40-50 günde kesilebilir ölçülere gelmesi, etlik tavuğun cinsinin özelliğidir.
# Keskinoğlu olarak yerli mısır alıyoruz.
# Tavuk sosisinde en büyük üreticiyiz. Yumurtaların konduğu violde pazar payımız yüzde 50'ye ulaştı.

Gezi sırasında bir de bir köy ziyareti gerçekleştirdik, adı: Ravika. Keskinoğlu serüvenini başlatan İsmail Keskinoğlu’nun yaşadığı köyün birebir aynısını Manisa Akhisar’a yaparak bir Açıkhava müzesi formuna sokmuş Keskinoğlu çocukları ve torunları. İsmail Keskinoğlu’nun Yunanistan’ın Drama kasabasına bağlı Ravika köyünde gittiği okuldan, oturduğu eve, bakkalından, berberine kadar her şeyi birebir aynı yapılmış. Yolunuzu düşürdüğünüzde bir bakın derim… Unutmadan yakınlarındaki Keskinoğlu’na ait araba müzesini de ziyaret edin.

Ben gittim, gördüm, yazdım... 

Bu davet için Keskinoğlu'na teşekkür ederim...

16 Şubat 2014 Pazar

Film önerisi: "bi küçük Eylül meselesi"

Uzun zamandır izlediğim filmler arasında enerjisi tavan yapmış muhteşem bir sinema filmi izledim dün. 14 şubatta vizyona giren “bi küçük Eylül meselesi” filminden bahsediyorum. Bayıldım, bayıldım ve bayıldım…

İçinde kaybolduğum, içine girdiğim, içinde kendime rol bulduğum, içinden cümlelerimin çıktığı, “Ay evet ben de böyleyim, hayır ya bunu yapmazdım ama şu cümleyi de kurardım.” dediğim Eylül karakterini Farah Zeynep Abdullah mükemmel canlandırmış. Karaktere hakimiyeti, güzelliği ile birleşince seyri keyifli bir kişi izlediğimi söyleyebilirim. 

Eylül, “Bugün yeni hayatımın ilk günü…” diye kurulan cümleyle başlayan filmde, bir trafik kazası sonucu hafızasını yitirir. Birçok şeyi yavaş yavaş hatırlarken, beyni son bir ayı hatırlamaması için ona oyunlar oynar ama en sonunda Bozcaada’ya gittiğinde düğümler yavaş yavaş çözülür… İşte orda yeni bir hikaye başlar… "Eylül, beni hatırlamıyor musun? Sen burada, bu adada bana aşık oldun." 

Engin Akyürek yani Tek, adada annesi ile yaşayan, az konuşan, asosyal, insanlarla iletişim kurmaktan korkan ve ben diğerleri gibi değilim diyerek kendini her gün biraz daha silik bir karaktere dönüştüren ama kendini gazetede çizdiği karikatürlerle ifade eden biri. 

Eylül gazeteyi açar, her zamanki gibi Tek’in çizdiği karikatürleri okur, beğenir ve "Ben bu adamla evleneceğim." der yüzünü bile hiç görmediği adam için. O sırada Tek, Eylül’ün arka masasındadır. Elbetteki gidip yanına benim onları çizen adam demez. Hikaye de tam da bu noktada başlar Tek için. Eylül daha sonra onları çizenin Tek olduğunu öğrendiğinde bir şeyi daha öğrenir: Aşkı…

Daha başka anlatmayacağım filmi gidin izleyin, çünkü Farah Zeynep Abdullah, Engin Akyürek, Ceren Moray, Onur Tuna, Ege Aydan ve Ebru Aykaç güzel bir iş çıkarmışlar ortaya.

Engin Akyürek'i beğenirdim ama şimdi çok çok ama çok daha takdir ettim, harika ötesi canlandırmış o da Tek'i. Mahçup hali, utangaç ruhu, sıkılgan kişiliği, kabuğunu kırma isteği ama ben böyleyim işte değişi... Ah Tek ah, işledin içime... Sahi Aşk mı bu?


Ceren Moray’ın kesin, net olan duruşunu yansıttığı karakterlerin de başarısının altını çizmek istedim. Hakkını vermesem olmazdı. Sonuç olarak bu aralar bir aşk filmi izlemek isterseniz, şiddetle tavsiye ederim. 

Kerem Deren’in yönetmenliğini yaptığı Ay Yapım’ın imzasını taşıyan karmaşık bir aşk hikayesinin çizimlerini Erdil Yaşaroğlu yapmış.

Nil Karaibrahimgil’in filmde seslendirdiği şarkıyı dünden beri kaç kere dinlediğimi bilemiyorum. Eserekli ruhuma, filmdeee, şarkıdaaa süper iyi geldi, teşekkürler…

Nil’in şarkısı için tık tık… / Filmin fragmanı için tık tık... / Filmin kamera arkası için tık tık... 

Bi küçük Eylül meselesi var halledip geleceğim ya da...

14 Şubat 2014 Cuma

Carousel Instyle Dergisi *Benim köşem


Hediyeler alıp vermeyi ama özellikle de ruhuma dokunan hediyeleri almayı ve bunları belirli gün ve haftalar niteliğindeki zamanlarda almayı sevmeyen ama nedense yine de o günde bir sürprizle karşılaşmayı isteyen kendi içinde çelişkili bir düşüncem olsada şu an son noktayı “Evet evet bugünde hediyemi, sürprizimi ya da o güne özel anlamlı bir cümle duymayı istiyorum ben.” diyerek koyuyorum.  

Aslında çoğumuz böyle düşünmüyor muyuz? Biraz da istemem yan cebime misali durumu değimlidir sizce? Her şeye rağmen bugün bir sürprizi hak eder. Kollar sıvansın, planlar yapılsın. 

Düşlediğiniz gibi güzel günler sizin olsun hep…







11 Şubat 2014 Salı

Vestel Mix&Go ile sağlıklı ve hafif yaşam

Vestel sponsorluğundaki EKS Mutfak’ta düzenlenen “Hafif ve Leziz Beslenme Sırları” atölyelerinin ilki filenin sultanı Naz Aydemir ve Beslenme Danışmanı Dr. Yasemin Bradley’nin katılımıyla yapıldı. Ben de bu etkinliğe davetliydim.

Vestel’in yeni blenderı Mix&Go ile birbirinden hafif ve leziz içecekler hazırladık. Tek tuşla sağlıklı ve leziz içecekleri anında hazır eden Mix&Go, taşınabilir karıştırma şişeleri pratikliği açısından benden tam not aldı. Karıştırdığınız içeceğinizi başka bir şişeye boşaltma derdinden kurtaran bu pratik mutfak aleti ile kendinize çeşitli içecek tarifleri hazırlayabilirsiniz…

Beslenme Danışmanı Dr. Yasemin Bradley atölyede kısa sürede sağlıklı kilo vermenin yeni formülünü anlattı: “Vestel’in Mix&Go adını verdiği yeni blenderları bu trende ayak uydurmak ve sağlıklı bir şekilde kilo verip formu korumak için birebir. Bir haftalık diyet programı kapsamında her gün farklı bir öğünde yemek yerine doyurucu ve besleyici bir içecek koyabiliyoruz. Ancak içeceğinizin taze olması önemli... O yüzden sabah evden çıkmadan içeceğinizi Mix&Go ile hazırlayın ve yanınızda taşıyın.” “Önce koy karıştır, sonra al dolaştır” Mix&Go blenderlar için Dr. Yasemin Bradley’inin hazırladığı bazı karışımlar: 


Malzemeler: 1 bardak süt (150 ml), 1 küçük muz, 1 yemek kaşığı yulaf ezmesi, 10 badem, 1 tatlı kaşığı bal Uygulama: Muzu soyup, ikiye keserek Vestel Mix&Go sürahisine yerleştirin. Üzerine bir bardak süt ve 1 tatlı kaşığı bal ilave edin. Son olarak tokluk hissini artıracak 10 adet çiğ badem ve bir yemek kaşığı yulaf ezmesini de ekleyip çalıştırın. 30 saniye içinde sabah bombanız hazır olacak. 
Malzemeler: 1 havuç, 1 elma, 1 yumuşak avokado, fesleğen yaprakları, yarım limon suyu, bir portakal suyu Uygulama:1 yemek kaşığı bal, Havuç ve elmaları Vestel Mix&Go ile sıkın. Üzerine bal, fesleğen yaprakları ve avokadoyu ekleyin. Sıktığınız yarım limon ve bir portakal suyunu da ekleyince öğle keyfiniz hazır olacak.

Malzemeler: 1 havuç, 2 portakal, yarım bardak su, taze zencefil (fındık büyüklüğünde bir parça) Uygulama: Vestel Mix&Go’nun sürahisine önce havuç dilimlerini yerleştirin. Sonra malzemenin geri kalanını ekleyerek Mix&Go’yu çalıştırın. Kısa süre içerisinde “Turuncu Akşam” hazır olacak.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...