Bu ay stüdyomuza annesinin
güzelliğini alan şirin bir kızımız konuk oldu. Nisa-Derya Dizdar çiftinin boncuk
gözlü kızı Ayşe Ela Dizdar ile keyifli birkaç saat geçirdik çekimler sırasında.
Sadece ve sadece canı istediği an poz veren yani “Keyfim bilir…” diyerek bize
eğlenceli zamanlar geçiren afacanımızdan harika bir Anneler Günü kapağı almayı
başarmış olmanın mutluluğu ile Ayşe Ela'nın annesi Nisa Hanım’ın ve tüm
annelerimizin bu özel gününü kutlarız. Unutmadan, çekimlerimiz sırasında
yanımızda olan Ela’nın anneannesine de katkılarından dolayı teşekkür ederiz.
Sayfalar
***
Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.
...
29 Nisan 2013 Pazartesi
22 Nisan 2013 Pazartesi
Carousel Instyle Dergisi *Benim köşem
Çocukluk anılarımın
en keyifli günlerinden:
23 Nisan

Dergiyi Carousel AVM'de bulabilirsiniz...
18 Nisan 2013 Perşembe
Hafta sonu önerisi: Rahmi M. Koç Müzesi'ne gidin!
Her hafta sonu bir alışveriş merkezinde gezmekten, sokaklarda yürümekten sıkıldıysanız eğer size önerim yakınınızdaki yerleri keşfe çıkın. En azından ben önünden kaç kere geçtiğimi bilmediğim ve her seferinde "Bir kere buraya gelmek istiyorum." diye cümle kurduğum Rahmi M. Koç Müzesi'ni keşfe çıktım geçen hafta pazar günü...
Keşfe başlamadan önce, müzenin sadece birkaç saatimi alacağını düşünerek başladım gezime. Bunu özellikle belirtiyorum, çünkü buraya gelmeyi planladığınızda ortalama dört saatinizi ayırmanız gerekmekte. Her köşede keşfedilecek, merakla okunacak ve fotoğraf çekilecek şeyler olunca zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz ve sonunda "Şaka gibi saat kaç olmuş ve biz daha yeni gezimizi tamamlıyoruz." cümlesini kurmanız kaçınılmaz oluyr. En azından ben ve arkadaşım bu cümleyi kurduk. Tarihi Lengerhane Binası, Tarihi Hasköy Tersanesi ve Açık Hava Sergileme Alanı olmak üzere üç bölümden oluşan müzede ilk durağımız antika arabalar...
Her biri şahane bunların ama benim en çok dikkatimi çeken -ki beni tanıyanlar bu takıntımı çok iyi bilir- MiniCooper'lar oluyor. Fotoğrafta da gördüğünüz gibi ilk durağımda çok mutlu olarak yoluma devam ediyorum...
Mini'lerden sonra elbette dikkatimi çeken diğer takıntım ve tutkum olan antika daktilolar oluyor. Onlardan bir tane de benim odamda var çünkü... Matbaa bölümü de yine dikkatimi çeken bölümlerden biriydi elbette.
Meşhur Taksim/İstiklal'in Tramvayı...Tramvayda fotoğraf çekilmeyi her zaman istemiş ama İstiklal'de bunu gerçekleştirememiş biri olarak "Asılmak tehlikeli ve yasaktır" yazmasına rağmen asılarak bir sürü fotoğraflar çekildim. Bunları da sizlerle paylaşmak istedim. Ama lütfen, fotoğraflarıma asılmak tehlikeli ve yasaktır diyerek yine ulaşım araçaları ile devam ediyorum. Gördüğünüz bir sürü arabadan biri sizin içine oturup poz vermeniz için sizi bekler. Nasıl sizce de kulağa hoş gelmiyor mu?
16 Nisan 2013 Salı
Bihter Özdemir Dinçel: "Oğlum bütün insani duygularımı güncelledi."
Anne Bebek Dergisi için yaptığım bu röportaj aynı zamanda 17.04.13 tarihli Milliyet Gazetesi Cadde Eki'nde yer aldı.
Hayattan neyi, ne zaman, neden istediğini bilen, on yedi yaşında felsefe okumayı ama aynı zamanda tiyatrocu olmayı da isteyen bu ikisini de yapan ve hatta oyunlar yazan, okul dönemlerinde çok çalışan, bilgi birikimi olan insanların görüşlerini önemseyen, tiyatro kulislerine girip “Benim bir senaryom var, bir deneme çekimim var. İlgilenirseniz, yorum yaparsanız sevinirim.” diyen, kiminden dönüş alan kiminden alamayan cesaretli bir isim olan Bihter Özdemir Dinçel ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. “Avrupa Yakası”, “Haneler”, “Vay Arkadaş”, “Geniş Aile” ve şimdilerde de “Ali Ayşe’yi Seviyor” dizisi ile karşımızda olsada biz onunla hem annelik heyecanını hem de hamilelik sürecini, iki ay ara ile hamile kaldığı arkadaşı Elif Ezgi Uzmansel ile birlikte kaleme aldığı “Gebelere Balon” kitabı hakkında sohbet etmek için Sofa Hotel Cafe’de buluştuk…
15 Nisan 2013 Pazartesi
Kargo konserine gidilir mi?
Kargo C.tsi akşamı Beyoğlu Mask Live'da sahne aldı. Ben de hem yeni albümlerini canlı dinlemek hem de "Ozan Anlaş'ın performansıyla birlikte yeni Kargo sahnede nasıl?" sorusunu cevaplandırmak için oradaydım.
On bire doğru benim de favori şarkılarımdan biri olan ve aynı zamanda albümün ismi olan "Gelecekle Randevum Var" şarkısı ile başladılar... Konserin detaylarına geçmeden önce Kargo ile aramdaki bir duygusal bağı sizlerle paylaşmak isterim...
Kargo'yla aramda bir duygu var(dı)!
Yıl 2005... Kargo bir cover albüm çıkarır ve solisti o zaman Koray Candemir'dir. Mevsim yaz, aylardan Ağustos. Ben Didim'deyim. Çok sıcak bir yaz akşamında Kargo sahnede. Bense onu göremeyecek kadar çok uzak bir noktadayım kalabalıktan dolayı. Keyifli şarkılarla konser devam eder, o sırada yanımda biri belirir, inanamayıp dönüp bir daha ve bir daha bakarım o kişiye, çünkü o kişi benim kalbimin atış ritmini değiştiren, aynı şehirde yani İstanbul'da yaşamamıza rağmen bazı durumlar dışında hiç denk gelmediğim, bakıp konuşamadığım adamdır. İkimizde birbirimizin adından başka hiçbir şeyi bilmiyorduk. Çok uzaktan ortak bir arkadaşımız vardı, o da olayı henüz bilmiyordu zaten. Tüm bu bakışmaların ardından yanımda gördüğüm kişiyle aynı şeyi düşündüğümüzü düşündüğümüz sırada Kargo sahnede "Yıldızların Altında" şarkısını söyler tam o sırada yağmur yağmaya başlar. Tipik bir Türk filmi formatında başlayan bir aşk hikayesinin şarkısını yıllar sonra bir kez daha canlı dinlediğimde ve kapanışa doğru "Yıldızların Altında" şarkısını söylediklerinde aklımdan bunlar geçti. Yaşanıp biten aşklarınız iyi hatırlanır olsun her zaman der ve cumartesi akşamki Mask'taki konsere geri dönerim.
İlgi azdı ve bu da beni şaşırttı!
Bir dinleyici olarak sesini başarılı bulduğum yeni Kargo Grubu'nu neden bu kadar az kişi dinlemeye gelmişti bilemedim. "Koray'lı Kargo tamamda yenisi benim için Kargo değildir." cümlesini röportajımdan sonra çok fazla duydum. Kaçıranlara şunu söyleyebilirim ki sahnede iki saate yakın enerjisi yüksek biri grup vardı.Yeni şarkılarının yanında eski şarkılarından da seçmeler yapmakla kalmayıp bir Sertap Erener bir de Kayahan şarkısı söylediler. İki saate yakın aralıksız müzik vardı. Ben ve arkadaşım konserin sonunda İstiklal'de yürürken aynı cümleyi kurduk: "Bu kadar beklemiyordum, gerçekten de çok iyiydi!"
Favori şarkım: Beni Bırakma dinlemek için tıklayınız
On bire doğru benim de favori şarkılarımdan biri olan ve aynı zamanda albümün ismi olan "Gelecekle Randevum Var" şarkısı ile başladılar... Konserin detaylarına geçmeden önce Kargo ile aramdaki bir duygusal bağı sizlerle paylaşmak isterim...
Kargo'yla aramda bir duygu var(dı)!
Yıl 2005... Kargo bir cover albüm çıkarır ve solisti o zaman Koray Candemir'dir. Mevsim yaz, aylardan Ağustos. Ben Didim'deyim. Çok sıcak bir yaz akşamında Kargo sahnede. Bense onu göremeyecek kadar çok uzak bir noktadayım kalabalıktan dolayı. Keyifli şarkılarla konser devam eder, o sırada yanımda biri belirir, inanamayıp dönüp bir daha ve bir daha bakarım o kişiye, çünkü o kişi benim kalbimin atış ritmini değiştiren, aynı şehirde yani İstanbul'da yaşamamıza rağmen bazı durumlar dışında hiç denk gelmediğim, bakıp konuşamadığım adamdır. İkimizde birbirimizin adından başka hiçbir şeyi bilmiyorduk. Çok uzaktan ortak bir arkadaşımız vardı, o da olayı henüz bilmiyordu zaten. Tüm bu bakışmaların ardından yanımda gördüğüm kişiyle aynı şeyi düşündüğümüzü düşündüğümüz sırada Kargo sahnede "Yıldızların Altında" şarkısını söyler tam o sırada yağmur yağmaya başlar. Tipik bir Türk filmi formatında başlayan bir aşk hikayesinin şarkısını yıllar sonra bir kez daha canlı dinlediğimde ve kapanışa doğru "Yıldızların Altında" şarkısını söylediklerinde aklımdan bunlar geçti. Yaşanıp biten aşklarınız iyi hatırlanır olsun her zaman der ve cumartesi akşamki Mask'taki konsere geri dönerim.
İlgi azdı ve bu da beni şaşırttı!
Bir dinleyici olarak sesini başarılı bulduğum yeni Kargo Grubu'nu neden bu kadar az kişi dinlemeye gelmişti bilemedim. "Koray'lı Kargo tamamda yenisi benim için Kargo değildir." cümlesini röportajımdan sonra çok fazla duydum. Kaçıranlara şunu söyleyebilirim ki sahnede iki saate yakın enerjisi yüksek biri grup vardı.Yeni şarkılarının yanında eski şarkılarından da seçmeler yapmakla kalmayıp bir Sertap Erener bir de Kayahan şarkısı söylediler. İki saate yakın aralıksız müzik vardı. Ben ve arkadaşım konserin sonunda İstiklal'de yürürken aynı cümleyi kurduk: "Bu kadar beklemiyordum, gerçekten de çok iyiydi!"
Favori şarkım: Beni Bırakma dinlemek için tıklayınız
12 Nisan 2013 Cuma
Anıtkabir gezisinden notlarım
"Anıtkabir gezimiz var" diyen Çalköy Dernek Başkanı'na "Ben de geliyorum." diyen 50 genç ile birlikte Anıtkabir'e gittik hafta sonu.
İlk destek Sarıgül'den...
Dernek olarak yapılan toplantıda hep birlikte ortak bir istekle Anıtkabir gezisine karar verdikten sonra sıra araçların ayarlanmasına gelince birçoğumuzun aklından ortak isim geçti. Elbetteki o isim Sayın Mustafa Sarıgül'dü. "Acaba bize araç verir mi?" düşüncesi hiçbirimizin aklından geçmedi Mustafa Sarıgül ismini dillendirdiğimizde, çünkü biliyordukki kendisi de bizim gibi bir Atatürk çocuğuydu ve bu yüzden de bizi destekleyecek sayılı isimlerden biriydi. Dernek Başkanı'mızı bugün git yarın gel modu ile karşılamayan, ulaşılabilir olan Mustafa Sarıgül'e ve adına bize yardım eden Şişli Belediyesi çalışanlarına gezi de buluna herkes adına teşekkür ediyorum.
Diğer araç Sarıyer Belediyesi Şükrü Genç'ten...
Grubumuz kalabalık, temin ettiğimiz araç küçük olunca ikinci başvurumuz kardeş belediyeye yani Sarıyer'e oldu. Onlarda bizi gideceğimiz bu yolda desteklediler ve araçlarını bize tahsis ettiler. Bu yüzden de Sarıyer Belediye'sine de teşekkür etmek istiyorum giden 50 kişi adına.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






