Pelin Karahan’ı bu aralar dizi dışında oğlu Ali Demir ile birlikte
gerçekleştirdiği reklam çekimiyle ekranlarda görüyoruz. Bebelac’la birlikte
keyifli bir çekimle bizlerle buluşan Pelin Hanım’la oğluyla bu ilk ekran
deneyimini, şu sıralar hayatının nasıl geçtiğini konuştuk. On yedi saat çektiği
sancı sonrasında tüm acılara değer dediği oğlunu normal doğumla kucağına alıp,
emzirme sürecinde de sorunsuz yol alan annelerimizden kendisi. Doğru adamı
bulduğunuzda o heyecanı kaybetmeden evlenilmeli ve elbette ki ardından da çocuk
yapılmalı diyen Pelin Karahan “Evliliği tamamlayan en güzel şey çocuk.” diyor.
Sayfalar
***
Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.
...
1 Haziran 2016 Çarşamba
22 Mayıs 2016 Pazar
Pelin Karahan röportaj notlarım
Güzel bir İstanbul sabahında buluştuk Pelin Karahan ile.
Aklımda merak ettiklerimin yanı sıra bir de acaba ekranlarda şirin şirin pozlar
veriyor, çok tatlı gözüküyor ama acaba röportaj ve çekimlerimiz sırasında da
öyle mi olacak yoksa bize “Off bitse de gitsek artık!” dedirten kıvamda mı
olacak düşüncesi ile “Merhaba” dedim. İlk merhaba son derece önemlidir dostlar
bilirsiniz. Bu hayatımızda karşılaştığımız tüm insanlar için geçerlidir. O
merhabanın yüze yansımasıyla ön yargılarımızı konuştururuz bazen haklı bazen de
haksız çıkarız. Neyseki ben bu konu da haklı çıktım. Enerji dolu haliyle
gelince o ses ve bir de “Ohh her şey yolunda gidecek Aslıhan sorun yok”un
sinyallerini de alınca başladık çekimlere. Bizim için özenle hazırlanıp gelmiş
olması hem bize hem de işine ne kadar saygı duyduğunun göstergesiydi. Ben
röportajlar sırasında ünlü isimlerimizin kılık kıyafetine çok önem veriyorum,
çünkü bu beni ne kadar önemsediğini gösteriyor. Burdan da artıyı topladı
sevgili Pelin Karahan.
Çekimlerimiz çok hızlı geçti, poz verme konusunda gayet başarılı bir anne. Röportajımızda sohbet havasında olunca size tadından yenmez bir röportajı okumak düştü sevgili Anne Bebek Dergisi okurları. Bıcır bıcır bir anne, oğlunu eşini anlatırken gözleri ışıl ışıl bakan bir kadın. Anlayacağınız tanıştığıma memnun olduğum bir isim oldu kendisi. Röportaj için teşekkür eder, ailesiyle keyifli güzel günler dilerim… Röportajım Mayıs dergimizde....
Fotoğraf: Nebile Hilal Halitoğlu
Çekimlerimiz çok hızlı geçti, poz verme konusunda gayet başarılı bir anne. Röportajımızda sohbet havasında olunca size tadından yenmez bir röportajı okumak düştü sevgili Anne Bebek Dergisi okurları. Bıcır bıcır bir anne, oğlunu eşini anlatırken gözleri ışıl ışıl bakan bir kadın. Anlayacağınız tanıştığıma memnun olduğum bir isim oldu kendisi. Röportaj için teşekkür eder, ailesiyle keyifli güzel günler dilerim… Röportajım Mayıs dergimizde....
Fotoğraf: Nebile Hilal Halitoğlu
5 Mayıs 2016 Perşembe
Anne Bebek Dergisi 185/Mayıs Sayısı Bayilerde
Yine harika ötesi bir sayı hazırladık... Kapak fotoğrafımızın güzel kadını Pelin Karahan ile yaptığım röportaj ve ilginizi çekebilecek birçok konu bayilerdeki yeni sayımızda...
2 Mayıs 2016 Pazartesi
Sanaldan gerçeğe... Kaçış oyunu oynamaya ne dersiniz?
Her birimiz hayatımızda mutlaka ya “Hey taksi öndeki aracı
takip edelim!” cümlesini kurmuş ya da kurmanın ne kadar heyecan verici bir
durum olduğunu düşünmüşüzdür. Peki filmlerden çok fazla aşina olduğumuz bu
koşturmaların benzerlerini yaşamaya ne dersiniz? Nasıl yani demeyin hemen. Tamam,
size öndeki aracı takip edin demiyorum ama en az onun kadar heyecan uyandıracak
bir şifreyi çözmeye ne dersiniz diye soruyorum. “Evet” cevabını da aldığıma
göre sizleri Trump AVM'nin içinde olan Escapist’in oyun odalarıyla tanıştırabilirim.
Kaçış oyunlarını, bilgisayar başında oynadığınız online oyunların gerçeğe uyarlaması olarak düşünebilirsiniz. Escapist’de altı farklı oyun odası var. Bu oyun odalarından birini seçip maceraya başlıyorsunuz. Biz kuzenlerimle bu deneyime, Ahmet Ümit’in yazdığı eseri yorumladıkları, macera ve polisiye türü kaçış oyunu olan Agatha’nın Anahtarı ile başlamayı tercih ettik. Oyunun süresi bir saat ve bu bir saat içerisinde size verilen şifreleri çözerek anahtarı bulmaya çalışıyorsunuz. Burada odayla ilgili size hiçbir detaydan bahsetmeyeceğim elbette. Çünkü söyleyeceğim her şey bir şifre çözücü cümle olabilir. Sadece odaya dikkatli bakmanızı, hızlı hareket etmenizi, pratik düşünmenizi, bu ne ki acaba şifre yok bunda dediğiniz ne varsa şifrenin ta kendisi olabileceğini düşünmenizi tavsiye edebilirim.
Maksimum beş kişi ile oynanan oyunlara biz dört kişi gittik
ve her birimiz şifreleri çözme telaşıyla zamanın nasıl geçtiğini anlayamadık.
Bir saat çok uzun bir zaman dilimi gibi gelse de oyunun heyecanından mı gizemi
çözme merakımızdan mı bilemem ama bir saatin beş dakika gibi geldiğini
söyleyebilirim. Çok güzel, hareketli ve eğlenceli bir saatin sonunda size
anahtarı bulabildiğimizi de söylemek isterdim ama bu konuda tüm şifreleri
çözmemize rağmen zamanımızı doğru kullanamadığımızdan anahtara yani mutlu sona
ulaşamadık. Hadi size anahtarı bulmanız için bir şifre de ben vereyim hızlı
hareket edeceğim diye her şeyi birbiriyle karıştırmayın. Asansöre bindiğiniz an
başlayan maceranızda en önemlisi bu çünkü.
Ben macerayı seçtim ama siz korkuyu da seçebilirsiniz. Bunun için www.escapist.com.tr adresine girip, oyunları inceleyip, beğendiğiniz oyunun saatine rezervasyonunuzu yaptırmanız yeterli.
2 kişi 140 TL olan oyuna eklenen her kişi için +20 TL ödüyorsunuz. Verdiğiniz paraya kesinlikle değer diyerek, gitmenizi tavsiye ediyorum...Ben çok ama çoook eğlendim.
Kaçış oyunlarını, bilgisayar başında oynadığınız online oyunların gerçeğe uyarlaması olarak düşünebilirsiniz. Escapist’de altı farklı oyun odası var. Bu oyun odalarından birini seçip maceraya başlıyorsunuz. Biz kuzenlerimle bu deneyime, Ahmet Ümit’in yazdığı eseri yorumladıkları, macera ve polisiye türü kaçış oyunu olan Agatha’nın Anahtarı ile başlamayı tercih ettik. Oyunun süresi bir saat ve bu bir saat içerisinde size verilen şifreleri çözerek anahtarı bulmaya çalışıyorsunuz. Burada odayla ilgili size hiçbir detaydan bahsetmeyeceğim elbette. Çünkü söyleyeceğim her şey bir şifre çözücü cümle olabilir. Sadece odaya dikkatli bakmanızı, hızlı hareket etmenizi, pratik düşünmenizi, bu ne ki acaba şifre yok bunda dediğiniz ne varsa şifrenin ta kendisi olabileceğini düşünmenizi tavsiye edebilirim.
Maksimum beş kişi ile oynanan oyunlara biz dört kişi gittik
ve her birimiz şifreleri çözme telaşıyla zamanın nasıl geçtiğini anlayamadık.
Bir saat çok uzun bir zaman dilimi gibi gelse de oyunun heyecanından mı gizemi
çözme merakımızdan mı bilemem ama bir saatin beş dakika gibi geldiğini
söyleyebilirim. Çok güzel, hareketli ve eğlenceli bir saatin sonunda size
anahtarı bulabildiğimizi de söylemek isterdim ama bu konuda tüm şifreleri
çözmemize rağmen zamanımızı doğru kullanamadığımızdan anahtara yani mutlu sona
ulaşamadık. Hadi size anahtarı bulmanız için bir şifre de ben vereyim hızlı
hareket edeceğim diye her şeyi birbiriyle karıştırmayın. Asansöre bindiğiniz an
başlayan maceranızda en önemlisi bu çünkü. Ben macerayı seçtim ama siz korkuyu da seçebilirsiniz. Bunun için www.escapist.com.tr adresine girip, oyunları inceleyip, beğendiğiniz oyunun saatine rezervasyonunuzu yaptırmanız yeterli.
2 kişi 140 TL olan oyuna eklenen her kişi için +20 TL ödüyorsunuz. Verdiğiniz paraya kesinlikle değer diyerek, gitmenizi tavsiye ediyorum...Ben çok ama çoook eğlendim.
10 Nisan 2016 Pazar
Gezinti çantamızda neler olmalı?
Anne
olmadan önce çantanızın içinde bir makyaj çantası ve onun içinde de en
sevdiğiniz kozmetik ürünleri olurdu öyle değil mi? Şimdi bu çantadan çok uzakta
bir yerdesiniz sanırım. Kesin öylesinizdir, çünkü siz artık bir annesiniz ve
çantanızı kolunuza takıp ardınıza bile bakmadan kapıyı vurup çıkacağınız günler
çoktan gerilerde kaldı bile. Kol çantanızdan sırt çantanıza terfi ettiğiniz bu
günlerde gelin birlikte dolduralım içini.Anne olsanız da olmasanız da çantanızın içinde bir ıslak mendil mutlaka olmalı. Çocuk bu ellerinin ne zaman neye değeceği hiç belli olmaz.
Emzirmeye devam ediyorsanız eğer istediğiniz yerde daha kolay emzirebilmek için bir emzirme önlüğü o çantanın içinde olursa hiç de fena olmaz. Diğer örtülerde bu işlevi belki görecektir ama sürekli bir düzeltme ihtiyacı bebeğinizin emme lüksünü de düşürür, unutmayın.
Parkta koşup terleme çağındaysa eğer terini emecek havlu gibi bir bez parçasını da çantanıza atın.
Aman suyunuzu yanınıza almayı unutmayın. Bunu da termosa koyarak yanınıza almanız daha iyi olur.
Biberonu, kullanıyorsa emziği bir de her zaman kurtarıcınız olan en sevdiği oyuncağı yine çantanızın için de olması gerekenlerden.
4 Nisan 2016 Pazartesi
Anne Bebek Dergisi 184/Nisan Sayısı Bayilerde
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




