***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

...

11 Ekim 2010 Pazartesi

10 AVM'de okurlarımızla buluştuk!


1-7 Ekim Dünya Emzirme Haftası sebebiyle 10 yıldır emzirme konusunda halkı bilinçlendirmek amacıyla bir sürü etkinlikler yapan Anne Bebek Dergi’sinin bu yılki çalışmalarında ben de vardım. Bir hafta boyunca 10 AVM’de başta anne sütünün önemi olmak üzere, çocuk sağlığına varan birçok konuda anne, anne adayı ve babalarla buluştuk…

Doktorlarımızla birlikte en çok vurguladığımız İLK 6 AY SADECE VE SADECE ANNE SÜTÜ sloganımızla birlikte, okurlarımızla buluşmanın keyfi ile seminerlerimizi gerçekleştirdik.


Bebeklerin en temel hakkı olan ANNE SÜTÜ; bebekle anne arasındaki duygusal bağın kuvvetlenmesinde en önemli etken. Toplantılarımız sırasında doktorlarımız, “bebeğim emmiyor.” diye bir cümleyi kabul etmediklerini, doğru emzirme tekniklerini kullanarak (ki bu göğsü makaslamadan, göğsün kahverengi bölümünü bebeğin ağzının tam kapatacağı şekilde vermekle) bu sorunu çözebileceklerini vurguladılar.




İLK 6 AY ANNE SÜTÜ ÇÜNKÜ;

Anne sütü sevginiz gibi bebeğinize özeldir, taklit edilemez!

Anne sütü bebeğin yaşayabilirliğini ve direncini artırır!

Anne sütünü artıran faktörler; bebeğin anneyi doğru emmesi, annenin bebeğinden duygusal uyarı alması, memelerin iyice boşaltılması, yeterli sıvı alımı ve annenin iyi dinlenip, yorulmamasıdır.

Emzirmek meme kanseri riskini azaltır.

Anne sütü bebeğin zeka gelişimini artırır.

Anne sütü bebeğin ilk aşısıdır. Anne sütü emen bebekler daha az hasta olur.

Dipnot: Meme başını çevreleyen kahverengi bölgedeki küçük kabartılar meme başının yumuşak olmasına ve bebeğin memeyi kolay bulmasına yardımcı olan özel salgılar üretirler. Meme başınızı her emzirmeden önce silmeyin ki bu salgılar görevlerini yapabilsinler.


7 Ekim 2010 Perşembe

Anne Bebek Dergisi / Çocuklar için özel yemek mekanları

Çocuğunuzun hayatınıza dahil olmasıyla birlikte değişen yaşam; arkadaş seçiminden, gidilecek mekanlara kadar birçok şeyi sınırlar durumda. Bir yere giderken onun yiyebileceği yemekler var mıdır diye düşünmeyeceğiniz, oyun alanlarından ve çeşitli aktivitelerden oluşan restoranları araştırdık bu ay. Çocuğunuz eğlenirken siz de kendinize vakit ayırabilirsiniz... Afiyet olsun...

2 Ekim 2010 Cumartesi

Anne Bebek Dergisi / Zeynep Molho'nun ilkleri ve enleri

Jess Molho ile mutlu bir evliliği olan Zeynep Hanım'a oğlu ile ilgili ilklerini ve enlerini sorduk...

"Kontrollü" biri olmakla "kontrol delisi" olmak farklı bir şey mi?


Sanırım ben de bir kontrol delisiyim ya da düzen hastası. Hayatımda her şey planlı. Plansız olan şeyleri sevmiyorum. Birçok şey kontrolümde olmalı, olmazsa onu da sevmiyorum... Durup düşündüğüm günlerin birinde bu durumu bir de uzmana soralım dedim.
Bakın uzmanımız neler diyor?

Kaçtım kaçtım ben kaçtım :)


Arkadaşlarımla mailleştiğimizde, mesajlaştığımızda ya da konuştuğumuzda ve bana;

“Neler yapıyorsun? diye sorduklarında
"Yoğunum. Çok çalışıyorum. Hiçbir şeye vaktim yok.” diye cevap veriyorum...

Bu aralar dilimde fazlasıyla dönen cümleler bunlar. Evet gerçekten çok ama çok ama gerçekten çoook yoğun geçiyor günlerim. Akşam geç saatlerde çıkmalar, yazı yetiştirmeler, yeni projeler, düşünceler… Hemen bir parantez açıyorum burada, bu yoğunluktan şikayetçi de değilim aslında... "Nasıl bir şey bu?" derseniz "Bence bir şey iste bu." derim. :)

İşte tamda bu noktada bir yere gitmek için artık “kaaaç” dedim kendime :)

Durağım Yaşar’ı dinlemek için Jolly Joker Balans oldu …

Yaşar’ın canlı performansını ilk kez dinledim. Eğlenceyle hüznü bir arada yaşamayı sevenlerdenseniz tercihiniz olabilir…

Üstü örtülmüş duyguların tekrardan körüklenmesini sağlayan, klasikleşmiş ve de çok beğendiğim şarkılarını söylerken, biraz daldım biraz eğlendim ama güzel bir akşam geçirdim…

Kaçın kaçın, siz de kaçın :)

Açelya Akkoyun'la Kapak Çekimi / Ekim 2010


      

Ekim kapağı için; 


Şahver Koçulu’nun

stüdyosunda buluştuk…


Sıcakların fazlasıyla bunalttığı Eylül ayında, kapak çekimimiz için ünlü annemizin giyeceği kıyafetleri ayarlamak için kendimi alışveriş merkezlerine attım. Karar verme konusunda zorlandığım bir gün geçirsemde, elimde bir sürü kıyafetle döndüm ofise… Sonra makyöz, kuaför, fotoğrafçı derken, bir baktımki stüdyodayız :)

Stüdyodan arta kalanlar...
Gülmek herkese çok yakışır ama o gamze biraz daha fazla yakıştırıyor Açelya Akkoyun’a. Evet evet ekranlarda gördüğümüz gibi; içten ve de samimi biri… Üstelik bir proje yapmaya karar verdiğiniz de size her türlü desteği sağlayacak, kaprisleri olmayan, anne olmaktan son derece mutlu olan biri o :) Mütavazi tavrından, içtenliğinden vazgeçmeyen ve yine söyleyeceğim, gülmenin en çok yakıştığı biri o :)

Kızı Alya’yla birlikte keyifli bir çekim ve de röportaj gerçekleştirdik. Biz fotoğraflardaki samimiyeti çok sevdik, umarım içindeki içtenliği siz okurlarımıza da yansıtabilmişizdir.

Dolu Dolu bir Ekim sayısı bayilerde sizleri bekliyor…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...