***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

***

...

27 Temmuz 2015 Pazartesi

Almıla Uluer Röportajım *Anne Bebek Dergisi 175/TemmuzSayısı

Bu ay oğluyla vakit geçirmekle meşgul olduğundan işlere biraz ara veren ve şimdi ekranlara “Tatlı Küçük Yalancılar” adlı dizi ile kaldığı yerden devam eden Almıla Uluer Atabeyoğlu ile röportajımızı gerçekleştirdik. Üniversite sınavında soruları boş bırakıp konservatuar sınavlarına girmesini, yelken yarışlarında kazandığı ikinciliklerini, ismini Altan Erbulak’tan alan ve yanına da hem Almıla Hanım’ın babasının ismi hem de aşık olduğu adamın ismi olan Kerem’i de ekleyerek adını koydukları Altan Kerem ile birlikte hayatında nelerin değiştiğini konuştuk. Almıla Hanım’a ve röportajımıza aralıklarla dahil olup, bize çay ikramında bulunan Kerem Atabeyoğlu’na bu keyifli sohbet için çok teşekkür ediyoruz.



Fotoğraf: Event's Hill Photography

15 Temmuz 2015 Çarşamba

Pratik fikirler, farklı tasarımlar *Anne Bebek Dergisi 175/Temmuz Sayısı

Her ay girişimci kadınlarımızı sayfalarımızda misafir ettiğimizi artık sizler de çok iyi biliyorsunuz. Bu ay yine kadın eli değen, değdiğinde ortaya güzel işler çıkaran iki markayı sizlerle tanıştırmak isteriz…


6 Temmuz 2015 Pazartesi

Gürat Öztürk: "Hayal ettiğim objeleri tasarlıyorum."

www.origamistanbul.com

Aranızda kağıttan gemiler, uçaklar veya şapkalar yapmayan var mı? Yok değil mi? O zaman hayatımızın belli bir döneminde uğraştığımız katlama sanatı yani origami sanatı ile uğraşan başarılı bir ismi sizlerle tanıştırmak isterim. Kendisi TTNet reklamlarındaki origamileri yapan, eğitimler veren, Mayıs 2014'de kişisel sergisini açan, hayalleriyle becerilerini belli bir matematik de birleştirerek ortaya harika tasarımlar çıkaran biri. Ben tanıştığıma memnun olduğum her işi sizlerle de tanıştırmayı severim bilirsiniz. İşte bu yüzden sizleri önce röportajımı okumaya sonra da Gürat Öztürk'ün tasarımlarını görmeniz için instagram @guratm hesabına tıklamaya davet ediyorum.

Röportajdan önce reklamı hatırlamak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz...




Kimdir origamileri yapan Gürat Öztürk?
Gürat Öztürk. Elazığ doğumluyum. Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunuyum. Mezuniyetimin ardından önce medya sonra turizm sektöründe çalıştım ki turizmle hala içiçeyim.

Origami ile nasıl tanıştınız?
Tamamen hobi olarak başladı. Yatkın olduğumu görünce de devam ettim.

Neden origami?
Origamiden önce sanatın birkaç dalı ile de uğraştım. Önce müzik vardı. Ardından resim, takı tasarımı, ebru, seramik … Kimine ucundan dokundum, kiminin üzerine bayağı eğildim. Origami şimdilik benim için son durak oldu. Aslında uğraştığım diğer sanat dallarının yaptığım tasarımlara katkısı çok fazla. Origamide sınır yok. Hem her şeyi yapabiliyorsunuz hem de kendinize ait yeni figürler üretebiliyorsunuz. Tasarımının ve origaminin sınırsızlığı birleşince de kendinizi uçsuz bucaksız bir deryada hissediyorsunuz.

Birçok kişinin ortak origamisi ki origami denilirse eğer kağıttan gemi, uçak ve şapka olmuştur biraz daha kendimizi geliştirdiğimizde ise gül yapmayla noktalamışızdır  bu sanatı ya da beceriyi... Siz de durumlar neyle başladı?
Ben origaminin neredeyse temel figürü sayılan turna kuşu ile başladım. Japon kültüründe olduğu gibi bizim kültürümüzde de önemi ve anlamı var turna kuşunun. Uzunca bir süre sadece aynı figürü yaptım. Yıllar içerisinde bir de şunu mu denesem acaba diyerek diğer figürleri de denedim ve baktım ki oluyor. Yaptıklarımı sosyal medyada paylaştım ve beğenildiğini gördüm. Bir figürü değil de o figürden yapılmış bir tasarımı ortaya koyunca beğeniler daha çok arttı. Beni sergi açacak kadar cesaretlendirdi ve nitekim Mayıs 2014’de ilk kişisel sergimi açtım. Pek çok insan origami ile ilgileniyor ama dediğiniz gibi birkaç figür yaptıktan ya da öğrendikten sonra vazgeçiyor. Origami fazlasıyla sabır isteyen bir sanat. Özellikle ortaya görkemli bir eser çıkarmayı kafaya koyduysanız ciddi anlamda sabırlı olmanız gerekiyor. İlerlemenin tek yolu sabır ve sürekli çalışmaktan geçiyor. Son noktası olmayan bir sanat çünkü, diğer tüm sanatlarda olduğu gibi.

Çocukluğunuzdan beri kağıt katlama konusunda hep bir merakınız var mıydı?
TRT dönemi çocuklarındanım ben. O dönemde origami ile tanıştım. Ama sonrasında okul yılları, farklı telaşlardan dolayı origami ile sadece tanışık olarak kaldık. Fakat şimdi çocuklar çok şanslı. Okullarında origami öğretebilen öğretmenleri var. İnternet ellerinin altında ve origami figürlerinin tamamını izleyerek yapabilme şansına sahipler. Origami kağıtları ve kitaplarına ulaşmak da çok kolay.

Kağıt katlama sanatı olarak bilinen origami içerisinde neleri barındırıyor?
Kişisel gelişime olan katkılarının hangisini söylesem bilemiyorum. Matematik zekasının gelişmesinde rolü var. Elllerinizi ve kollarınızı kullandığınız için el-kol fizyoterapik etkisi var. Tekrar eden eylemlerden oluştuğu için şematik öğrenme üzerinde etkisi tartışılmaz. Başarılı sonuçlara ulaşmanız için geometri ve üç boyutlu düşünme yetisine sahip olmanız gerekiyor eğer bu yetiniz yoksa Origaminin bu yönünüzün gelişmesine katkısı var. Psiko-Motor gelişime olan etkisi, kullanılan kağıtların rengi, ebatları ve yapacağı modele kendisinin karar vermesi sebebi ile bireyin sosyal ve duygusal gelişimine katkısı da yabana atılamaz. Hele hele yapmış olduğunuz modellerle bir tasarım oluşturuyorsanız  hayal dünyanızın gelişmesine, düşündüğünüz tasarımları fiziksel olarak ortaya çıkarmaya, düşünce ve duygularınızı bir eserle ifade ettiğiniz için de kendinize güven duymanıza katkısı var. Kısaca origami içerisinde fiziksel ve psikolojik olarak çok fazla şey barındırıyor.

3 Temmuz 2015 Cuma

Almıla Uluer Atabeyoğlu röportaj notlarım


Anne Bebek Dergisi Temmuz sayısı için bu ay evinin kapısını çaldığımız isim Almıla Uluer Atabeyoğlu oldu. Kerem Atabeyoğlu ile evli ve bir erkek çocuk annesi olan Almıla Hanım ile evde zor anlarda geçen bir röportaj gerçekleştirdim. Tamam keyifliydi sohbetimiz ama ben biraz fazla tedirgin oldum ortamdan. Neden mi? Çünkü ben yine hayvanlara olan korkumla sınandım da o yüzden.

Beni tanıyanlar kedisinden köpeğine, kuşundan kaplumbağasına kadar hiçbir hayvana dokunamadığımı bilirler. Dokunamadıkça korkarım, korktukça da tedirgin olurum bulunduğum ortamda olduklarında.


Röportajımız için kapıyı çaldığımda bizi iki kedi ve Almıla Hanım karşıladı. Eyvah diyerek içeri girdim, neyseki sürekli yanıma gelmek istemeyen kediler olduğunu görünce biraz rahatladım ama bir gözüm sorularımda bir gözüm Almıla Hanım’da bir gözüm de kedilerde olarak tamamladım röportajımı.

Bunun dışında sohbetimiz gerçekten çok keyifli geçti. Hatta arada sohbetimize Kerem Bey’de katılınca çok çok daha keyifli oldu. Biraz Kerem Bey anlattı biraz Almıla Hanım…

Star Tv ekranlarında yeni yayınlanacak olan “Tatlı Küçük Yalancılar” dizisinde bir genç kızın annesini canlandıran Almıla Hanım’la yelken ikinciliklerinden, tiyatroya kadar birçok şeyi konuştuk. Hepsi yeni sayımızda.


Fotoğraf: Event’s Hill Photography

1 Temmuz 2015 Çarşamba

Anne Bebek Dergisi 175/Temmuz Sayısı Bayilerde

Bu ay bizi gülücüklerle karşılayan bir bebek ile stüdyoya girdik. Yanımıza geldiği andan itibaren yüzündeki gülümsemesini eksik etmeyen bebeğimizle keyifli bir çekim gerçekleştirdik. M.Serdar-Ece Ellhira Güntaş’ın kızları Elif Olida Güntaş’a bu güler yüzlü kapak için teşekkür ediyoruz.
 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...