***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

***

...

31 Mayıs 2015 Pazar

Odasını nasıl hazırlamalı? *Anne Bebek Dergisi 173/Mayıs Sayısı


Bebek odası hazırlıklarınız nasıl gidiyor? Kafanızda renklerinizi, temanızı belirlediniz mi? Küçük küçük gördüğünüz dekoratif objeleri “Odasına çok yakışır” diyerek almadan önce önerilerimize kulak verin diyoruz. Her annenin zevki farklıdır her anne çocuğu için bambaşka bir oda hayal eder ama ortak nokta hep “onun için en iyisi” olur. Bizde bu ay bu payda da buluşan annelerimiz için bebek odası hazırlığı sırasında nelerin lazım olacağını, neden almanız gerektiğini yazarak listenize yardımcı olmak istedik.

Odası aydınlık olsun! 
Duvarları açık renk boyayın! Duvar kağıdı seçin! Karyola seçimi önemli! Halısı antialerjik olsun! Aksesuarlarında aşırıya kaçmayın! Perdesi ona özel olsun! Prizleri de özenle seçin! Bebek telsizini unutmayın! Bir de bunlar lazım olabilir!

28 Mayıs 2015 Perşembe

Tabaklar dile geldi *Anne Bebek Dergisi 173/Mayıs Sayısı

Kübra Yuvacı’yı sosyal medyadaki #konusantabak hashtag’i ile keşfettim. Mojabuka markası ile porselen tabaklara hem kendi hayal ettiklerini hem de sizin istediklerinizi çizen başarılı bir girişimci kadınlarımızdan kendisi. Çocuklarına yemek yedirme konusunda sorun yaşayan annelere, farklı hediye arayışında olan kişilere, kendini özel hissetmek isteyenlere ama özellikle de her pazartesi diyete başlayan gruptaki kişilere; mesajlı porselen tabaklar çizerek yani onları konuşturarak Aralık 2014’den beri bizlere Mojabuka markası ile ulaşıyor. Tek tek kendi elleriyle çizimler yapan Kübra Yuvacı ile ben tanıştığıma çok memnum oldum ve sizleri de tanıştırmak istedim.


26 Mayıs 2015 Salı

Elif İnci röportajımdan notlarım....

Bu ay röportaj için evinin kapısını bizlere açan isim Elif İnci oldu. Elif Hanım ile Selvi Boylum Al Yazmalım ile başlayan oyunculuk hikayesinden, babasız bir kız olarak büyümenin kendine kattıklarına, annesini kaybettikten sonra yaşadığı bunalıma, tedavisiz hamile kalamayacağını söyleyen doktorunun aksine 38 yaşında oğlu Ateş’i sürpriz bir şekilde kucağına almasına kadar birçok şeyi konuştuk… Röportajımızı Anne Bebek Dergisi’nin Haziran Sayısı’nda okuyacaksınız ama öncesinde ise her zamanki gibi röportaj notlarımı paylaşmak isterim…

Çayımızı hazırlamış, yanına kuru pastalarımızı koymuş bizi bekliyordu. Haliyle misafirperver biri olduğunu söyleyebilirim…

Evinde iki kedisi var. Onlarla birlikte yaşıyor, hayvanları çok seviyor ama benim gibi hayvanlara dokunamayan, yaklaşamayan biri için bu durum kapıdan içeri girdiğimde yüzümün şeklinin değişmesine sebep oldu, yalan yok.

Elif Hanım’ın oğlu Ateş ki kendisi dört yaşında yakışıklı bir afacan, beni “Ama bir şey yapmaz ki” diyerek rahatlatmaya çalıştı sohbet boyunca. Röportaj ve fotoğraf çekimlerimiz sırasında çok ama çok iyi anlaştığımız Ateş, “Bir daha ne zaman geleceksiniz?” diyerek uğurladı bizi, sevgi dolu öpücükleriyle.

Elif Hanım, olduğu gibi biri, farklı görünmeye çalışmayan, net bir kadın, öğretici bir anne, disiplinli bir kişilik.


















"İyi bir anne olmaya çalışıyorum, çünkü iyi bir insan yetiştirmeye çalışıyorum.” diyor, bunu da erkek annesi olarak değil, insan olarak yapıyorum diyerek de ekliyor.

Güçlü bir kadın olduğunu söylerken sesinin tonu, yüzündeki ciddilik, gözlerindeki bakış cümlesini tamamlar nitelikte oldu. Annem gibi güçlü bir kadınım diyor gururla bir de…

Sevginin her şey demek olduğuna, emek vermenin önemli olduğuna ve bir şeyi çok istersen onun olacağına inanan Elif Hanım’a demli çay kıvamındaki sohbeti için  tekrar teşekkür ediyorum…

Fotoğraflarımızı Kuzguncuk sokaklarında çektik, o sırada bir de Ayça İnci ile karşılaştık. Kendisinin "İnci’den ev yemekleri ve meze" dükkanı var. Kısa bir sohbet de kendisiyle gerçekleştirdik. Bir sonraki postumda onu paylaşacağım sizlerle.

Fotoğraf: Event’s Hill Photography

21 Mayıs 2015 Perşembe

Yolculuklarda nasıl rahat edebilirsiniz? *Anne Bebek Dergisi 173/Mayıs Sayısı

Bu yaza kadar hep iki kişi çıktınız yolculuklarınıza ya da hep kısa kısa yolcuklar yaptınız. Şimdi ailece uzun bir yolculuk sizi bekliyor. Sakin olun, bebeğinizle/çocuğunuzla geçireceğiniz en güzel gezinizin başlamasına artık günler kaldı. Muhteşem bir yaz tatili sizi bekliyor. Önerilerimize kulak verin. Bir de yolculuğunuz sırasında akıllı telefonlarınızın video bölümlerini mutlaka kullanın ve yolculuğunuzu ölümsüzleştirin.




14 Mayıs 2015 Perşembe

Geleneksel cinsiyet tahmin yöntemlerimiz *Anne Bebek Dergisi 173/Mayıs Sayısı



Şimdiki dönem anneleri çok ama çok şanslı. Bebeklerinin cinsiyetlerini öğrenmekle kalmayıp bir de ultrason fotoğraflarını üç boyutlu olarak görebiliyorlar. Peki çok eskilerden annelerimiz hatta onların anneleri kız mı erkek mi olacak sorularına nasıl cevap bulmaya çalışarak meraklarını gidermiş dersiniz? Biraz nostalji yapmaya ne dersiniz?

Bebeğinizin cinsiyetini öğrenmek için doktora gideceğiniz hafta öncesinde eskiden kullanılan cinsiyet belirleme tahmin yöntemlerinden birini denesenize. Bakalım doğruyu tutturabilecek misiniz?

Eskiden her şey çok zormuş eve ama bir merak duygusu ile son ana kadar hamilelik heyecanlarını yaşarlarmış. Şimdi her şeyi öğreniyor olmak sizce iyi mi yoksa kötü mü? Kararsız mı kaldınız bizim gibi.

11 Mayıs 2015 Pazartesi

Doğru gün planı üç günlük tatil turuna eşdeğerdir!

Doğru gün planı nedir?

Nereye gideceğinize karar verdikten sonra yapacağınız ilk iş; gideceğiniz noktada görülecek yerlerin nereler olduğunu araştırmak olmalı.

Gezilecek yerler listesi yaparken her noktayı öncelikle yazın, sonra aralarındaki mesafelere göre kendinize bir rota çizin. Önceliğinizi görmek istediğiniz üç noktaya verin.

Sonra “zaman kalırsa gidilecekler listesi” yapın. Buraya da daha az görmek istediklerinizi ekleyin. Böylelikle “aslında şurayı çok görmek istiyordum ama zaman kalmadı gidemedik, keşke onun yerine buraya gitseydik” gibi bir cümle kurmamış olursunuz.

Merak ettiğiniz noktalar hakkında internetten bilgi edinin, hatta organizasyonu siz düzenliyorsanız arkadaşlarınıza hoşluk olsun diye bir rehber gibi hazırlanın gezinize.

Son dakikacı olursanız, aklımıza esti çıktık derseniz gezebileceğiniz birkaç yerden fazlası olmaz.

Ama eğer plan yaparsanız, sabah sekiz gibi güne başladığınızda akşam dokuza ona kadar nerelere gezdiğinize siz bile şaşırıyor olacaksınız, çünkü gün planı yaptığınız için her yeri görmüş, her istediğiniz durağa uğramış olacaksınız.

Artık herkes her gittiği yeri sosyal medyada paylaşıyor, bu yüzden yol üstünde gördüğünüz biraz da lüks gözüken noktalarda yemek yerine forumlarda ağzınızı sulandıracak nitelikte anlatılan restoranları tercih edin. Böylelikle verdiğiniz paranın karşılığında bir yemekle karşılaşacağınızı en azından tahmin ediyor olursunuz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...