***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

***

...

25 Mart 2015 Çarşamba

Doğum odanızı nasıl istersiniz?


Bu sorunun birçok yardımcı cevabı var. Başlık başlık hepsini sizlerle paylaştım. Ardından da öneri olabilecek, bebeğiniz ve sizin için en güzel süslemeleri yapan firmaları fotoğrafları ve iletişim adresleri ile araştırdım ve paylaştım. Unutmayın bu özel an sadece ve sadece sizin kendinizi daha iyi hissetmenize sebep olacak ve yıllar sonra fotoğraflarınıza baktığınızda yüzünüzde kocaman bir gülümseye sebep olacak bebeğinizin yanında hoş detaylar olarak kalacak. Gün sayan tüm annelerimize “Bir avazda doğurun!” diyerek sayfalarımızı incelemeye davet ediyorum…


* Tema çok önemli. O da olsun bu da olsun diye hazırlayacağınız bir doğum odası karmaşık bir görüntüden başka hiçbir şey sunmaz sizi ziyarete gelenlere. Bu yüzden tek bir renk belirleyin ve o rengin tonlarında oda süslemenizi seçin. Mavi ve pembe güzeldir evet ama bizce onun dışında soft renkleri tercih etmelisiniz. Hem farklı hem şık hem de soft bir hava sizin kadar minik meleğinizi görmeye gelenlerin de hoşuna gidecektir diye düşünüyoruz.

* Odanızın çok güzel olması için internetten bir araştırmaya girin, sonra beğendiklerinizin fotoğraflarını kaydedin, yorumları okuyun. Böylelikle aklınızda olana daha hızlı ulaşırken yeni fikirlerle de karşılaşabilirsiniz.

* Gelen misafirleriniz için hazırladıklarınızı, doğum odanızın bir köşesine koyun ve üzerine “Bunlar kızımdan/oğlumdan sizin için” gibi notlar yazın.

* Şerbetlerinizi ikram edeceğiniz özel şerbetlikler alabilir, bezden pastalar yapabilir, keçeden kapı süsleri hazırlayabilir, özel kurabiyeler yaptırabilir, kokulu taşlardan ve sabunlardan misafirleriniz için günün anısına yanlarına alıp götürecekleri hediyeler hazırlayabilirsiniz.

* Odanız için bu kadar özendikten, 9 ay boyunca hayaller kurduktan sonra elbette ki bu odanın çekimlerini profesyonel gözlere bırakmalısınız. Çünkü bu kadrajlar o günü daha akılda kalır şekilde hatırlamanıza ve çocuğunuza anlatmanıza sebep olacak.

* İyi dilekler kavanozu hazırlamayı unutmayın. Sizi ziyarete gelen dostlarınızdan, hazırladığınız küçük kartların arkasına bebeğiniz için düşüncelerini yazmalarını isteyin. Yıllar sonra çocuğunuzla okumak keyifli olacaktır.



Anne Bebek Dergisi Mart 2015 sayısı için hazırladığım en keyifli haberim....

19 Mart 2015 Perşembe

Hakan Bulut röportajımdan notlarım...


Hakan Bulut dediğimde akla ilk gelen Seksenler dizisindeki “Butik Ali” olsa da öncesi ve sonrası var elbette. Buralara hiç de öyle soy ismi gibi bulutların üstünde yol alarak gelmemiş. 19 yaşından beri ciddi bir uğraş içerisine girmiş. Klasik aile düşüncesinden dolayı oyuncu olacağım değince resti görmüş. Kendi uğraşıyla Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’ne girmiş, eğitimini tamamladıktan sonra burada hoca olarak çalışmaya başlamış. İlk oyununu izledikten sonra ailesi tamam artık sen bunu çok istiyorsun diyerek restlerini geri çekmiş… Sonrası ise çok güzel bir şekilde ilerlemiş… Nefes Vatan Sağolsun, Seksenler, Mandıra Filozofu ve şimdi Yapışık Kardeşler projelerinden de anlaşıldığı gibi dört de dört doğru projelerle karşımızda oldu. Beşinci projende yanlış yapma lüksün yok dediğim de The Ritz Carlton Oteli’nin terasında boğaza karşı çayımızı yudumlarken, biraz da nasıl biri olduğunu konuştuk. Kavga gürültüyü sevmem, düzeni ve yemek yapmayı ama en çok da vosvosumla yolculuğa çıkmayı severim dedi. Bir de çok çalışmak gerek, hırslı olmak değil de büyük hayaller kurmak gerek diye de ekledi.

Kendisi bunları ekledi eklemesine ama ben bilemem tabiî ki ne kadarı doğru. Oturduk, sohbet ettik, sohbet ederken göz teması kurmayı çok seven biri olduğunu gördüm, konuşmayı, konuşurken biranda role bürünmeyi sevdiğini de. Bu da sohbetimize renk kattı haliyle.

Nasıl iletişime geçtin derseniz, kendisini Butik Ali döneminden beri takip ederim, Okan Bayülgen’e konuk olmuştu şubat ayı içerisinde ama artık biz de sohbet etmeliyiz diyerek iletişime geçtim...

Kendisiyle iletişim kurma sürecinde birkaç kez mailleştik ve ardından da telefonlaştık. Mailleşirken gülücüklerini eksik etmeyen Hakan Bulut, telefonda ne sert konuştu öyle benimle. “Tamam, bu aralar yoğun, setin durumuna bir bakayım haftaya haberleşelim.” Nokta. Bu cümleye sert bir ses tonunu ekleyin birde, insan korkuyor. Aman be dedim tamam yapmayalım röportajımızı (içimden dedim tabii ki), içimdeki sese de uymayıp Salı günü aradım, konuştuk hop hemen anlaşıverdik ve anlaştığımız saatte anlaştığımız yer de buluştuk. Sıcak bir merhabayla merhabama karşılık verince tamamdır, demekki o an kötü bir zamanlamadaydı telefonum diyerek unuttum hemen o soğukluğu ve daldım sıcacık keyif dolu sohbetin içine. Neler neler konuştuk, hepsi yayınlanacak ama öncesinde bu röportaj notlarımı okuyun istedim.

Ünlü kaprisi yapmayan biri kesinlikle ve bir o kadar da samimi. Onu yaptım bunu yaptım derken burnu havada anlatmadı mesela ki bu çok önemlidir. Kursa yürüyerek gidip geldim derken şimdi başarmış olmanın mutluluğu beliriyor yüzünde ve bu yüzden de çaba çok önemli diye de ekliyor.

12 Mart 2015 Perşembe

Carousel Instyle Dergisi *Benim Köşem






Ünlü röportajları ve asistanlar…
Röportaj yapmak mı zor yoksa röportajı ayarlamak mı 
diye soran tüm herkese 
aynı cevabı veriyorum hep. 
Ünlü isimlere ulaşmak da röportajlarda zor 
ve sıkıntılı geçmiyor. Onları zorlaştıran ve 
problem haline getiren asistanları oluyor. 
Tabii ki tüm hepsini aynı kefeye koymuyorum 
ama zaman zaman beni ciddi anlamda 
zorluyor ve şaşırtıyorlar…































Carousel Instyle Dergisi Şubat - Mart 2015 sayısının tamamını okumak için tıklayabilirsiniz.

Dilerseniz AVM'den de ücretsiz olarak sunulan dergiyi giriş bölümünden alabilirsiniz...

7 Mart 2015 Cumartesi

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için özel bir Anne Bebek Dergisi olarak özel bir kapak notumuzla bayilerdeki yerimizi aldık bu ay. Ben de bugünle ilgili aşağıdaki yazımla dergimde kendime bir sayfa ayırdım bu sene. Sayfalarımızda yalnızca benim düşüncem yok elbette. Çeşitli meslek gruplarından güzel kadınlara bu özel gün ile ilgili düşüncelerini sordum. Keyifle okumanızı dilerim.

Kadın dediğin Ahtapot misalidir, eli her yere yetişir, her işi alkışlanır yapar!

“Kadın” kelimesiyle ilgili her zaman bir hareketlenme var ülkemizde. Bedenime dokunma diyoruz, bu benim kararım diyoruz, istediğimi yaparım diyoruz… Diyoruz da diyoruz bizim adımıza karar veren ve vermeye çalışanlara… Yani yıl olmuş 2015 biz hala bu konuda aynı noktada olmasak da başladığımız noktaya çok yakın yerlerdeyiz maalesef ki. Hep var olduğumuzu ispatlama çabası içerisindeyiz. Bu çabanın en sonuncusuna da sosyal medya ve reklamlarda yeni dönen ve bir markanın yaptığı “Kız Gibi” reklamlarını örnek verebilirim. Orijinal klibi izleyenler bilirler: Bir şeyleri kız gibi yapmak dediğinizde neler anlaşıldığı soruluyor… Ben de bu sene özellikle buna değinmek istedim köşemde. Şimdi soruyorum sevgili okurlarımızın eşlerine ve tüm karşı cinslerime; mesela sayın erkek; “Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır!” derken gurur duymana rağmen neden aynı zamanda “kız gibi/karı gibi” yapma/durma/davranma/konuşma diyorsun? Kız gibi davrandığında ne oluyor? Aşağılanmış mı oluyorsun? Kız gibi senin kafanda nasıl bir yerdeki bi küçümseme ifadesi içeriyor? Senin bu kelimeye olan bakışın neden böyle? Yanında yürürken yol aldığın kişi kız gibi kız işte. O zaman ona karşı nasıl bir duygu içinde oluyorsun? Kız gibi bir yazı yazdım ben de. Bunu nasıl yorumluyorsun? Kız gibi davrandığım, hareket ettiğim için mutluyum, keyifliyim. Sen buna ne diyorsun? Kadın olmak bu ve çok daha fazla sorunun tek bir cevabına sahip olmaktır, o da gerçekten her işin altından kalkan, ahtapot olmaktır. Eli kolu uzundur, tutar koparır, görür güzelleştirir, bakar anlar, duyar unutur. Kadın olmak güzel meziyettir. Bu ay ben de bu meziyetteki güzel kadınlara bu özel günle ilgili düşüncelerini sordum…



Kapak Fotoğrafı: www.vegaphotoart.com 

2 Mart 2015 Pazartesi

Anne Bebek Dergisi 171/Mart Sayısı Bayilerde

Bu ay kapak çekimimizi yapmadık ama çok keyifli bir çekimin en güzel karesini kapağımıza taşıdık. Kaan-Seda Poyanlı çiftinin oğulları Atlas’ın bu eğlenceli ve keyifli pozlarını bizler kadar sizlerde sevmişsinizdir umarım. Çok keyifli bir aileyi sayfalarımızda misafir ediyoruz bu ay. Eğer siz de böyle özel bir çekim gerçekleştirdiyseniz ve bunun kapak olmasını istiyorsanız bizlerle paylaşın, kim bilir belki de bir sonraki ay kapağımızda, bizlerle paylaştığınız o muhteşem kare yer alır.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...