***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

***

...

31 Ekim 2014 Cuma

Anne Bebek Dergisi 167/Kasım Sayısı Bayilerde

Bu ay Didem-Murat çiftinin dokuz aylık kızları Esin ile stüdyoya girdik. Esin bebek, kapak sponsoru olarak destek verdiğimiz ve Marmara Forum AVM’de düzenlenen “En Güzel Gülen Bebek Fotoğraf Yarışması”nda jüri tarafından seçilen birinci bebek olarak kapağımızda yer alma şansı yakalayan şanslı isimlerden. Sizler de bu tarz aktivitelerimizden haberdar olmak isterseniz sosyal medya hesaplarımızı takip edin der, Esin bebeğe hayatı boyunca hep güleceği güzel bir yaşam dileriz.




























Kapak Fotoğrafı: Şahver Koçulu
Kapak kıyafeti: Çiçekli mont: Mothercare, çizme: Igor, mor ve yeşil mont: Panço

27 Ekim 2014 Pazartesi

İlişkini Kurtar


Çok yönlü olan arkadaşım Işıl Evrim Akgün yine yaptı yapacağını ve iddialı bir kitap yazdı. İlişkilerde kişilerin, ilişkinin atardamarlarını mutlaka ve mutlaka bilmesi gerektiğini, eğer bu bilinirse kurtarılamayacak bir ilişkinin olmadığını ve bu konuda da iddialı olduğunu söylüyor. Önce röportajımızı, ardından da kitabını okumanızı öneririm...

Sevgili arkadaşım ismin artık aşkla özdeşleşti buna ne diyeceksin? 
Belki aşka hala çok inandığım ve ilişkilerin aşk dolu olmasını hala savunduğum için olabilir. Biliyorsun kitaplarımda kendi aşk hayatımı ve aşka bakış açımı hep anlatıyorum bu nedenle de okuyucu beni aşkla çok özdeştirdi.

Sen şimdi aşk psikoloğu musun?
Evet bir haberde benim için öyle başlık atılmıştı... Ben de bu yakıştırmayı sevdim açıkçası ve son kitabımın ismine ekledik. Kitaplarım hep aşkın psikolojik boyutunu anlatıyor. Bu da etken olsa gerek.

Kitabının ismi “ilişkini kurtar” Sence ilişkiler kurtarılmalı mı?
Bu çok kişisel bir şey ben mutlaka ilişkinizi kurtarın demiyorum ama ilişkisini kurtarmak istediği halde ne yapacağını bilemeyen birçok çift var. Ve aslında ilişkilerin atardamarlarını bilirlerse kurtarılamayacak ilişki yok. Bu konuda da çok iddialı konuşabilirim.

Biz kadınlara özel taktikler var mı içerisinde?
Aksine taktikleri çöpe atıyoruz, her taktiğin bir bedeli vardır mutlaka. Çünkü taktiklerde mış gibi yapılır ve uzun vadede insanları hem oyunlara sokar hem de mutsuzlaştırır. Ben kitabımda insanlara egonun oyunlarına düşmemenin yollarını gösteriyorum.

Nasıl? 
İlişkilerin iki püf noktasını anlatıyorum yani bilinçaltı ve egoyu. Hem de kimsenin anlatmadığı kadar derinlemesine ve detaylı, kolay anlaşılır biçimde. Bilinçaltı doğduğumuz andan itibaren kayda başlıyor ve her şeyi çağrışımlarla kodluyor. Yani babanız çapkınsa, erkeklere güvensiz olmanız gerektiğini, anneniz bu çapkınlığa rağmen evde kırıp dizini oturuyorsa da erkeklerin çapkınlıklarına göz yummanız gerektiğini kodluyor. Bir de bakıyorsunuz ki çocukluk döneminizdeki bu rol model aldığınız (bilinçsizce) ilişki modelinin sonucunda anne ve babanız hala bir arada babanız şu an gelmiş 50’li yaşlara ve artık annenizin kıymetini biliyor. Oh bakın bir de sonucun güzelliğine odaklanarak  bu sürecin aslında ilişkide geçici olduğunu kodladınız. Ne mutlu size bir kadın olarak tüm ilişkilerinizi aynı bu şekilde kurabileceğinize bir erkekseniz de asla tek eşli olamayacağınıza dair bir sürü kodunuz var artık. Bu sadece bir örnekteki sayısız kodun oluşumu. İşte sonra çapkın ve elde tutulması zor erkekleri “aşk” adı altında deneyimleyip duracaksınız. Tabi farkındalığı yüksek biriyseniz bu kodlarınızı değiştirebilirsiniz. Aman ne de olsa tüm ilişkiler böyle gibi bir inanca kapılıp mutsuzluğa sürüklenmeyeceksiniz… Tabi olay bunla da bitmiyor bir de egonun sinsiliği var ki özellikle bu benim de kendi yaşamımda çok muzdarip olduğum bir alandır. Ego sürekli kendini daha iyilerle kıyaslar ve sizin en iyi hak ettiğinize inandırır. Her şeye sahip olma hakkı gibi, yani çok iyi bir ilişkide bile eksik yönleri sürekli dır dır başınızı yiyerek iç sesiniz, huzursuzluk, uykusuzluk vs. gibi yöntemlerle karşınıza çıkartarak ilişkinizi sabote eder.

İlk iki kitabını da okudum ve bence çok fazla mutluluk formülleri içeriyor. Mutluluk olmayan hiçbir şeye hayatında yer vermiyorsun sanırım.
Elbette hepimiz çok kıymetliyiz tüm mutsuzluklarımızın kaynağı dış dünyaya özümüzden fazla kıymet vermemiz. Halbuki ilişkiler için de hayatımızdaki diğer şeyler için de geçerli olan bir şey var ki mutluluk içermeyen hiçbir şey kalıcı olamaz.

20 Ekim 2014 Pazartesi

NG Güral Sapanca'da dinlence dolu 2 güne ne dersiniz?

Hafta sonu bir kaçamak yapmaya ne dersiniz ya da hafta içi herkes çalışıyorken siz ve en sevdiğinizle birlikte şehirden çok uzaklara gitmeden kısa ama ruhunuza iyi gelecek bir tatil yapmaya? Bunu kim istemez diyen sese önerim Sapanca olacak. Bir gününüzü NG Güral Sapanca Wellness & Convention Otel’inin içindeki SPA’sında kendinizi şımartmaya ayırabilir, dönüş günü de Sapanca Göl’ünün etrafında yürüyüş yapmaya ayırabilirsiniz. Dinlenme tatili olduğundan dolayı yolunuza ne Maşukiye’yi ne de Kartepe’yi eklemiyorum. Kartepe şu sıralar zaten gitmenizi gerektirecek bir yer değil havalardan dolayı, bi kar yağsın orası içinde bir rota çizerek deneyimlerimi paylaşırım. Neyse dönelim Sapanca’ya…

İstanbul-Sapanca arası yaklaşık 125 km’lerde bu da yolculuğunuzun hızınıza göre değişmekle birlikte 1,5-2 saat süreceğinin işareti. Otel Sapanca’nın çıkışında bulunan Kırkpınar Köyü’nde geniş bir yeşil alanı içerisinde barındırıyor.

Kapıdan girdiğiniz andan itibaren her şeyin sizin için düşünüldüğü hissini veren Otel’de bavulunuzu yemyeşil doğaya bakan odanıza bıraktıktan sonra kendinizi şımartmaya ıslak alan kullanımı ile başlayabilirsiniz. Termal otel olmadığından dolayı sıcak bir havuz suyu beklemeyin. Kapalı olarak 3 farklı havuz alanının bulunduğu otelde ben en

çok yağmur yağarken, o yeşilin en güzel rengini izleyebileceğiniz komple camdan oluşan olanını seviyorum. Islak alanda çeşitli duş banyoları, saunaları ve hamamı bulunuyor. Bunların hepsinde vaktinizi geçirdikten sonra kendinizi mükemmel değil mükemmel ötesi masaj yapan o ellere bırakın derim deneyimlemiş biri olarak.  

Akşam yemeğinden sonra keyif çayınızı içerken ya da şarabınızı yudumlarken size eşlik edecek olan müziği dinlemek için Leylak Bistro alanına inebilirsiniz. Burada hafta sonları
canlı müzik yapılmakta. Günü burada bu şekilde bitirdikten sonra ertesi gün kahvaltının ardından otelin konumlandığı alanı yürümenizi, hamaklarında sallanmanızı ve sonrasında da gölün oraya gitmenizi, trafik saatine kalmadan da evinize dönmenizi tavsiye ederim…

Hepimiz tatil için çalışıyorsak, neden kendimizi arada bu kaçamaklarla şımartmayalım değil mi? Planlar yapılsın, otel aransın…

Sizler için Mutlu Pazarlar Paketi hazırlamışlar bir de… Paket, Pazar günü girişli olmak üzere 2 gece çift kişilik odada yarım pansiyon konaklama kişi başı 350 TL'den başlayan fiyatlara satın alınabiliyor. Ayrıca Mutlu Pazarlar Paketi’ni satın alan misafirlere Bali Masajı da NG Sapanca’nın hediyesi.


Şunu da unutmadan yazayım; NG Sapanca Wellness & Convention Otel, 2013 yılında TripAdvisor kullanıcılarının oylamasıyla “Mükemmellik Sertifikası”na layık görülmüş.

Ayrıntılı bilgi için:
www.nghotels.com.tr


14 Ekim 2014 Salı

Braun “Güzellik Kampı” notlarım

Eylül ayı içerisinde Braun ile Güral Sapanca Wellness Park’a misafir olarak “Güzellik Kampı”nda keyif dolu birgün geçirdim. Kampta Braun Kreatif Direktörü Sascha Breuer, Dermatolojist Gamze Menteşoğlu, Makyaj Uzmanı Nur Toktay ile Barun’un en yeni saç, cilt ve yüz ürünlerini deneme fırsatı bulurken işin uzmanlarından da tüyolar aldım…  





















Sahte küt kesim modeli için...
Braun Style&Go mini saç düzleştiricisi ile gerçekleştirebilirsiniz. Çok seyahat edenlerdenseniz eğer bu ürün tam size göre her an her yerde kullanabilirsiniz. Küçük kol çantanıza sığabilecek boyutta olan bir ürün. Benim de favorim oldu diyebilirim… Neyse modeli Braun Kreatif Direktörü Sascha Breuer’ın pratik önerisi ile saçı nasıl yapacağınıza dönüyorum, arka dalgayı elde etmek için önce saçın uç kısmını yumuşak bir şekilde düzleştirin ve saça kıvrım verin. İki parmağınızın etrafına saçı dolayın. Hare gibi bir yuvarlak elde edeceksiniz. Sonrasında bukleyi düz tutun ve düz tuttuğunuz bukleyi 3 saniye kadar Braun Style&Go mini saç düzleştiricisinin arasında tutun. Her bir bukle için aynı uygulamayı gerçekleştirebilirsiniz.

Braun kullanıcısı olarak lanse ettiği üç ayrı ürüne de bayıldım…
YENİ Braun SensoDryer saç kurutma makinesi, akıllı sensör teknolojisiyle saçlarınızı profesyonel bir biçimde şekillendirirken; YENİ Braun Style&Go kurutucu ve mini düzleştirici ile görünümünüzü seyahat halinde veya gün boyu taze tutabilirsiniz. Bir de çantanızın baş tacı olmaya aday bir ürünleri varkigerçekten çok kullanışlı ve pratik bir ürün olan YENİ Braun Face. Dünyanın ilk 2’si 1 arada yüz epilatörü ve temizleme cihazı olan YENİ Braun Face, hem doğal hem de kusursuz bir görünüm sunuyor.

#özgürolun

6 Ekim 2014 Pazartesi

1-7 Ekim Emzirme Haftası

Emzirmenin anne ile kurulan bağa olan katkısını ve bebeğin hastalıklara karşı daha korumacı bir bünyeye sahip olmasını sağlamasını düşünürsek “en azından ilk altı ay anne sütü verin” cümlesindeki “6 ayı” çok daha uzun zaman dilimlerine taşımaya çalışmamız bebeğimizin gelişimi açısından son derece faydalı olacaktır. Ekim ayının ilk haftası “Emzirme Haftası” olması sebebiyle size dergimizle birlikte bir ek hazırlayarak, uzmanından neler yapmanız gerektiğini, neler yaşayacağınızı öğrendik ama bir de emziren ünlü annelerimize bu süreçlerinin nasıl geçtiğini sorduk.



1 Ekim 2014 Çarşamba

Anne Bebek Dergisi 166/Ekim Sayısı Bayilerde

Bu ay İrem-Ertuğrul Atalay çiftinin altı aylık yakışıklıları olan Alaz bebek ile stüdyoya girdik. Alaz 15. Yaşımızın kapağı için o kadar güzel pozlar verdi ki ekip olarak seçim yaparken çok zorlandık. Ortalama bir saat süren çekimlerimiz sırasında bizi hiç zorlamayan, flashlar patlayınca ne olduğunu anlamaya çalışan sonrasında bize gülücükler atan, hiçbir şekilde yabancılık çekmeyen bu yakışıklı prense, 15. yaşımızın kapağına gözleriyle nazar boncuğu olduğu için teşekkür ediyoruz… Maaşallah diyelim bebeğimize de nazar değmesin…



























EKİM SAYIMIZLA BİRLİKTE 15. YAŞIMIZI DOLDURMANIN HAKLI GURURUNU YAŞIYORUZ. 100. SAYISINDA EDİTÖR OLARAK ÇALIŞMAYA BAŞLADIĞIM DERGİNİN 166. SAYISINI GÖRMEK DE AYRI BİR KEYİF VERİYOR... DURMAK YOK :=)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...