***

Bu Blog'da: Ünlü isimlerle yapılan röportajlar ve hikayeleri, gidilen workshop'lar, izlenilen; film-tiyatro-konser notları ve hafta sonu önerileri yer almaktadır.

***

...

30 Kasım 2013 Cumartesi

Çağan Irmak'ın yeni filmi: "TAMAM MIYIZ?"



Dün, merakla beklediğim Çağan Irmak’ın “Tamam mıyız?” filmi vizyona girince koltuklardaki yerimi aldım ve keyifle filmi izledim. Merakıma değen bir film olduğu içinde mutlu oldum salondan çıkarken. Hani su gibi aktı gitti denir ya güzel işlerin ardından, he işte tam da öyle bir filmdi.

“Uyan ve bul beni…” diyen İhsan’la başlayan bir dostluk hikayesi… İhsan ve Temmuz’un hikayesi.

İhsan; elleri, kolları, bacakları olmadığı için evde babası tarafından sevilmeyen, annesine yük olduğunu düşünen ve “İnsan eti ağırdır!” diyen bir genç… İşte sırf bu yüzden de ölmek isteyen bir adem oğlu aynı zamanda.

Temmuz ise sanatla uğraşan, bu yüzden babası tarafından sevilmeyen, yaptığı heykelleri annesi tarafından satın alınan, İhsan’ı rüyasında gören, sonra onunla karşılaşan, ona yardım eden, “Doğuştan farklıyım, başka bir rengim ben…” diyen bir karakter.

Yolları kesişen bu iki adamın, sevgilisi tarafından terk edilen, işleri istediği gibi gitmeyen Temmuz ve hayatını annesine bağlı yaşamak zorunda olan İhsan’ın hikayesini izlerken önce şükrettim sağlıklı olduğum için Tanrı’ya. Sonra Temmuz gibi bir dostu mutlaka olmalı bu hayatta insanın dedim ve ekledim annesi de hep yanında olmalı…

Aras Bulut’un mükemmel bir oyunculuğu vardı. O kadar güzel özümsemiş ki İhsan’ı mimikleri, ses tonu, bakışı… Çok etkileyici bir oyunculuk gerçekten…

Mutlaka izleyin derim, eğer hüznü severseniz ve eğer kendinizi, arkadaşlarınızı sorgulamak isterseniz.

Hayatınızın dibe vurduğu anlarda karşınıza çıkan insanları birkez daha düşünüyor olacaksınız filmden çıktığınızda.

Herkesin bir Temmuz’u olmalı bu hayatta ve insan eti ağır gelmemeli… Çağan Irmak yine yapmış yapacağını fazla söze ne hacet!

26 Kasım 2013 Salı

Veysel Diker: "Evim fabrika ayarlarım."

Biraz soğuk bir İstanbul gününde Veysel Diker’in kapısını çaldığımızda eşi ve dört yaşındaki oğlu Çınar ile bizi keyifle evlerinde karşıladılar. Birçok konudan konuştuk kendisi ile… Kaygıları olan, korkuları olan baba olmasından dolayı çok daha fazla detaycı olan, ülkemizdeki gidişatın hızına şaşıran, kendi yazdığı oyunlarda oynamaktan mutlu olan, yazı yazarken transa geçtiğini söyleyen ve tiyatronun bir yalan atma eylemi olduğunu vurgulayan biri olan Veysel Bey ile harika bir sohbet gerçekleştirdik sizler için. Röportajımızı noktalarken “Aslında tüm mesajım; her şey mutluluğa hizmet etmeli.” diyen Veysel Bey’e ve elbette ki eşine misafirperverliği için ve de leziz pizza molası için teşekkür ederim.





22 Kasım 2013 Cuma

Nevra Serezli röportajımdan notlarım...

Bu sefer biraz fazla heyecanla, merakla, acaba nasıl olacak düşüncesinden kaynaklı bir tedirginlikle gittim röportajıma. Çünkü sohbet edeceğim isim Nevra Serezli’ydi. Hoş geldiniz çocuklar buyurun diyerek bizi koltuklarımıza yönelttiğinde, aslında ilk sorumu sorduğumda rahatladım. Önce torunlardan başladık sohbete, ne kadar çok sevdiğini, bu dönemde yeni bir yaşam sevinci olduğunu anlattı, ardından başka bir heyecanı, hayatını kaplayan tiyatrodan bahsettik. Tiyatro zor iş diyor, sporcu eğitimi şart. Ben de tiyatrocu olacağım demeyle olunmaz, ağzında sakız varmış gibi konuşan yeni neslin “Bu sezon teklif gelirse bir tiyatro oyununda rol alabilirim.” cümlesinden son derece rahatsızlık duyuyor, çünkü bunun tiyatroyu hafife alır bir tavır olduğunu düşünüyor. Şunu da ekliyor ardından yeniler arkamızdan gelmesin kompleksinde değilim diyerek bir başka aşkı, ulaşabileceğini o dönemler hayal bile edemediğini söylediği, 45 yıllık hayat arkadaşı Metin Serezli’yi konuştuk öncesinde Tanrı’dan bir kez daha rahmet dileyerek. Her cümlesinde sevgisini ve özlemini dile getiren Nevra Hanım o kadar kontrollü biriki. Ne gözleri dolduğu anda ağladı ne de eşini anlatmaktan vazgeçti o an. Olayı kafasında bir mantığa oturtmuş: “Ben bu imtihanı geçmek zorundayım, herkesin hayatında var bunlar, bir tek ben değilimkiye getirip hiç isyan etmedim.” diyor. Bir de sizi bu ay vizyona girecek olan “Senin Hikayen” filmine davet ediyor, gelip kendinizi izlemeniz için.

Röportajdan sonra yolda Nevra Hanım’ın anlattığı birçok şeyi düşündüm. “Biz kokulu kağıtlara aşk sözcükleri yazardık, sizler şimdi bir mesajla ilişkilere başlayıp bir mesajla bitiriyorsunuz, hangi ara birbirinize uygun olup olmadığınızı anlıyorsunuz, görmeden pat birleşip, çat ayrılıyorsunuz.” dedi. E doğru hızlı tüketiyoruz biz yeni nesil. Hiç de hoşnut değilim ben de bu durumdan ama neslimizin özelliği bu. Aslında bunun içinde şöyle der Nevra Hanım; yeni nesil, geçmişin öğretileri ile bugünü harmanlamayı becerebilirse işler çok daha yolunda gider. E doğruda nasıl olacak bu tam bilemiyorum…

21 Kasım 2013 Perşembe

İki kişilik sinema keyfi için KAFİKA'ya...

Sevgilisine sinema kapatma niyetinde olup sonrasında vazgeçenlere, kendi filmini sürpriz bir şekilde sunmak isteyenlere, fotoğraflarından video oluşturup bunu nasıl sunacağını bilemeyenlere, doğum günü sürprizi için yeni fikirler arayanlara, filmlerdeki gibi bir evlenme teklifi etmek isteyenlere ya da sadece baş başa bir film izlemek isteyenlere güzel bir önerim var bu hafta: KAFİKA!

İki kişilik sinema keyfi burası.

KAçırdığınız lmler KAhvesi Taksim Meydanı’ndan Fındıklı’ya inen yokuşun solundaki Bolahenk sokakta sizi ve arkadaşınızı beklemekte.

Unutulmaz bir ana imza atmadan önce ilk işiniz izlemek istediğiniz filmi seçmek olmalı. İster Kafika arşivinden isterseniz de kendi arşivinizden bir filmi ayarlayabilirsiniz.

Film işi tamamlandıktan sonra Kafikayı arayıp, istediğiniz gün ve saat için yerinizi ayırtmalısınız mutlaka.

Bir sürpriz hazırlığı içerisindeyseniz eğer bunu Kafika’ya söylüyorsunuz ve onlar sizler için gül yapraklarından oluşan muhteşem bir sinema odası hazırlıyorlar hemen.

Gül yapraklarının yanında, filmin sonunda ikinize ait bir kare ekranda görünsün isterseniz eğer size “hayhay” diyen ekip bunu da çok güzel bir şekilde ayarlayabiliyor.

İlla sürprizler yapmak için gitmenize gerek yok, sinema odanızın gül yapraklarından oluşmasına da... Baş başa film izlemek isterseniz de yolunuzu buraya düşürebilirsiniz. 

İki kişi film izlemek için vereceğiniz rakam 70 TL. Gül yaprakları, pasta, yemek vs eklerseniz fiyat biraz daha artabiliyor. Bunun için www.kafika.com tıklayarak bilgi alabilirsiniz.

Küçük bir not size; fırsat sitelerini takip ederseniz eğer burada yazdığım rakamın yarı fiyatına bu keyfi yaşayabilirsiniz. İyi seyirler...

18 Kasım 2013 Pazartesi

Bilgi Eğitim Sertifika Programları başlıyor

İstanbul Bilgi Ünviversitesi bünyesinde "Yaşam Boyu Eğitim Merkezi" olarak yer alan Bilgi Eğitim; bireysel, kurumsal ve profesyonel gelişime yönelik programlar sunmaktadır. Değişim, gelişim ve ilerlemenin vazgçilmez bir ihtiyaç olduğu günümüzde, farklı iş ve alanlarından farklı yaş gruplarına gereksinimler doğrultusunda en uygun programları hazırlayıp uzman kadrosuyla eğitimler geliştirmektedir. Mesleki, kurumsal ve bireysel eğitim programları hakkında detaylı bilgi almak isterseniz sitelerine www.bilgi-egitim.com'a tıklayabilirsiniz. Ben bu dönem "Yaratıcı Yazarlık Atölyesi"ne yazıldım ve süper gidiyor. Atölye bittikten sonra notlarımı sizlerle paylaşıyor olacağım elbetteki siz de ikinci dönem belki kayıt yaptırırsınız ki gidin derim mutlaka...

15 Kasım 2013 Cuma

Tiyatro koltukları sizleri bekler

Bu soğuk havalarda yapılabilecek en güzel aktivitelerden biri de elbetteki tiyatroya gitmektir. Sıkı bir tiyatro seyircisi olarak sizlere oyun önerilerim var. Hepsi Şehir Tiyatroları'nın oyunları. Ben önerdiklerimi birden fazla kez izledim. Hatta izledikten sonra da oyunculardan; Zihni Göktay, Engin Alkan, Çağlar Çorumlu, Hasibe Eren, Sevinç Erbulak ile de röportajlar yapmıştım... Güleceğiniz, keyif alacağınız, alkışlamaktan elinizin yorulacağı bu oyunları izlemeye mutlaka gidin... Şehir Tiyatroları'nın sitesine tıklayabilir, hangi saatte, hangi oyun, nerede oynuyormuş öğrenebilirsiniz. İyi seyirler.

Lüküs Hayat: Türk toplumunun Batı ile yüzleşmesi ve bu çerçevede yaşanan gülünçlükleri sahneye taşırken, bu durumun değişmezlerini 25 yıldır sahnede diri tutuyor. Oyunda küçük hırsızlıklarla geçinen Rıza ile Fıstık bir zengin evine girince kendilerini bir kıyafet balosunun ortasında bulurlar. Aslında bu ikilinin içine düştüğü bu yeni ortam, batılılaşma özentisinin ortasına düşmüş halktan insanların durumudur.

Şark Dişçisi: Tarihin belirsiz bir zamanından çıkıp gelen gezici bir tiyatro kumpanyası, 19. yüzyıl Osmanlı mizah yazınının en önemli kalemlerinden olan Hagop Baronyan'ın eğlenceli komedisini; müzikli, danslı, şenlikli bir gösteriyle bugünün seyircisiyle buluşturuyor ve zamanın İstanbul Ermenileri arasında geçen; birbirini aldatan eşlerin, kavuşamayan aşıkların hikayesini konu alan oyunla, izleyenleri bir arada güldüğümüz zamanları hatırlamaya davet ediyor.

İstanbul Efendisi: Kendine damat beğenen bir baba kızının başka birini sevdiğini öğrenirse ne yapar? Savletî Efendi, kızının gönlüne yön vermek için cinlere perilere bel bağlamıştır... Musahipzade Celâl, İstanbul Efendisi ile Osmanlı'nın Lale Devri'nden sonraki gündelik yaşantısını ve sosyal ilişkilerini hicvediyor.

11 Kasım 2013 Pazartesi

Aşkı Şansa Bırakma

Bayer Kadın Sağlığı Bölümü, cinsel sağlık ve doğum kontrol yöntemi konusuna dikkat çekmek ve gerek kadınları gerekse erkekleri bilgilendirmek amacıyla; askisansabirakma platformunu kurdu. Web sitesi ve i-phone/ipad uygulaması ile kullanıcılara ulaşan platform; yakın zamanda android uygulamasını da kullanıcıların tercihine sunacak.

askisansabirakma.com; kadınların bir ay içinde oluşan hormonal değişimleri konusunda hem kadın hem de  erkekleri bilgilendirmenin ve bu konuda tavsiyeler vermenin yanı sıra; karşı cins hakkında yüz yüze sormaya çekinilen soruları yöneltebileceğiniz bir forum da sunuyor. Aynı zamanda Aşkı Şansa Bırakma uygulamasını Iphone ve Ipad’inize yükleyerek istediğiniz her yerde ve her zaman erişim sağlayabiliyorsunuz.

Kadınlar hormonal ritmlerine özel uyarılar alacak!
Aşkı Şansa Bırakma iphone/ipad uygulamasında yer alan periyod takibi bölümü, bir ay içindeki hormonal değişimleri ve bunların etkileri konusunda daha fazla bilgi edinmek ve bu konuda gerekli önlemleri almak isteyen kadınlar için ideal bir çözüm sunuyor. Bunun için, adetinizin ilk günü, süresi gibi bilgilerinizi bir kere girmeniz yeterli. Periyod takibi, sizin hormonlarınızdaki değişimlere göre bu süreçte size yol gösteriyor. Hatta dilerseniz partnerinizi bu konuda önceden uyarabiliyorsunuz. Uygulamanın erkek kullanıcıları ise; partnerleri için aynı bilgileri girerek; adet öncesi sendrom, doğurganlığın yüksek seviyede olduğu, cinsel isteğin arttığı günler gibi konularda uyarılabiliyorlar.

Doğum kontrolü kontrol altında!
Aşkı Şansa Bırakma, “acaba bugün doğum kontrol hapımı almış mıydım?” sorusunu tamamen ortadan kaldırıyor. Tek yapmanız gereken; hap kullanımınızı günlük olarak işaretlemeniz. Bırakın, uygulama sizin için takip etsin ve size hatırlatma yapsın. Üstelik bu uyarıları, dışarıdan anlaşılmayacak şekilde özel şifrelerle yapıyor.

4 Kasım 2013 Pazartesi

Carousel Instyle Dergisi *Benim Köşem


 Ellerinizi kaldırın, kıpırdamak yok
Madem başlığım ve sayfadaki fotoğraf dikkatini çekti, madem şu an bu sayfadasın, madem şu an bu cümleleri okuyorsun ve mademki okumaya devam ediyorsun rica etsem sadece spotu okuyup sayfayı çevirmezsen olur mu? Ben senin okuman için cümleler yazdım çünkü en sevdiğim şarkı fonda çalarken. Hani sen iki saniyede çevirmeye çalışıyorsun ya he işte ben iki saatte yazdım ve belki de daha fazla zamanımı ayırarak yazdım sana bir şeyler… Okumaya ne dersin?

1 Kasım 2013 Cuma

Anne Bebek Dergisi 155/Kasım sayısı bayilerde

Hayatımızda bir ile başlayan her şey ilkin temsili olduğundan dolayı önemlidir. Önemli olan şeyde haliyle özeldir. Bu ay Şahver Koçulu bir özel anı ölümsüzleştirince, biz de bu minik meleğe bayılınca kapağımıza taşımak istedik. Bir yaş doğum günü için özenle hazırlanan Ege Sarp Akdeniz anne babası Aliye Kerem Akdeniz'in bu özel günlerini sizlerle paylaşmak istedik. eğer siz de ilk yaş doğum gününüzü sayfalarımızda görmek isterseniz Şahver Koçulu ve bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...